Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

Bir başkadır 'Uzaklarda' Darbe yaşamak!

Cumhur Bandakçıoğlu

    21 Temmuz 2016

         Bir başkadır 'Uzaklarda' Darbe yaşamak!
          80 darbesinde, 13 yaşında Mudanya'daydım. 12 Eylül Mudanya'nın Kurtuluş günüydü, Sabah Bayrama gideceğiz diye yatmıştık. Sabah kalktığımızda Türkiye değişmişti. Şükrü Çavuş Mahallesi'ndeki arkadaşlarımla Mudanya İskelesi'nde simit sattık. İskelede 12 Eylül Kurtuluş bayramı kutlamaları için Mudanya'ya gelen deniz lisesi öğrencileri vardı. 2 tepsi simidi bitirmiştim. Aynı günün akşamı, dönemin CHP İl Başkanı olan babam, sevgili Yener Abim Mudanya'ya herkesin bildiği yeşil Ford Tanus'yla gelmişti. Ertesi Sabah yola çıktık. Hiçbir engelle karşılaşmadan ara yollardan Bolu ya varmıştık. Aradan 36 yıl geçmişti. ABD'deydim. New Jersey'de yürürken tesadüf üzere Türkçe konuşmalarda, Twitter'ın kapatıldığını duyunca, hemen cep telefonuma sarıldım gazetelere ulaşmaya çalıştım ama haber akışı yoktu. Facebook'a girdiğimde Boğaz Köprüsü'nün kapatıldığı haberi, ardından da darbe girişimi haberlerini görmeye başladım. Amerika ziyaretimiz o an itibarıyla farklı bir hal almıştı ve kaygılı bir bekleyişe dönmüştü. Gelen ilk haberlerde kafalar oldukça karışıktı. Yapılan hareket daha öncekilere pek benzemiyordu. Bunun üstüne toplumun nerdeyse yarısının da iktidar partisine ve mensuplarına olan inançsızlığının eklenmesiyle birçok kişi bunun bir oyun olduğunu dile getirmesine sebep veriyor ve uzaktaki bizlerin kafasını iyice karıştırıyordu. Asker arkadaşım ve hemşerim Ergun Özer'in Ankara'dan, Cumhur, durum düşündüğün gibi değil mesajıyla ülkemizin bir darbe girişimin mazur kaldığını ve durumun ciddiyetini öğrenmiş olduk. Geçen her dakikada olayın vahameti daha da ortaya çıkıyordu. Cep telefonumuzla sosyal medyayı kolaçan ediyorduk. Gelen haberler ve görüntüler hiç iç açıcı değildi. Türkiye'den 7 saat gerideydik. Türkiye Saatiyle 24.00 gibi New York'a döndük. Önce Otelde odama çıkıp TV Kanallarını dolaştım. Birçok analist farklı kanallarda konuşuyorlardı Demokrasiye saygı duyulması ve ABD'nin demokrasiden yana tavır alacağını belirtmelerine rağmen, Türkiye'nin geldiği durumun baş sorumlusu olarak da Sn. Cumhurbaşkanımızı işaret ediyorlardı. Hatta Başkan adaylarından Trumph, Türkiye ve Ortadoğu da ki sıkıntılarının baş kaynağının Hillary Clinton ve onun uyguladığı dış politikalar olarak gösteriyordu. Daha sonra. New York da yaşayan hemşerimiz gazeteci Nevin Bakır'la temasa geçerek New York'ta yaşayan Türklerin meşhur Time Square'de yapacağı toplantıya katılmak üzere meydana çıktım. Tımes Square'in inanılmaz kalabalığı ve gürültüsü içinde Türk Bayrakları açılarak New York halkına ve ziyaretçilerine derdimiz anlatılmaya çalışıldı. Yaklaşık 1- 1,5 saatlik protesto Times Square'in yüksek enerjisi içinde kayboldu. Otele dönüp uykuya daldığımda Saat 01.30 olmuştu. Sabah çok erkenden kalkıp Türkiye ile telefon görüşmelerinin ardından THY'nın ABD uçuşlarının yasaklandığı haberini aldım. Uçuşumuz bir gün önceye almaya düşünürken, dönüşümüzün 2-3 gün atacağı haberi bizi oldukça demoralize etti. New York'un tüm cazibesi kayboldu Tek düşüncemiz bir an önce sevdiklerimize kavuşmaktı. Uçak seferlerini durdurulmasını duyan, ABD ve Kanada'daki tüm dost ve arkadaşlarımızın nazik davetleri bir birbiri ardına gelmesi hiç unutulmayacak bir anı olarak hafızalarımıza yerleşti. ABD'den Payidar- İsmail Akın, Gökden Alpman Matthews, Uğur Gürer, Selin Kalaycıoğlu, Melis- Volkan Bal, Zehra Yılmaz, Nevin -Şenol Bakır, Necmi Aydoğan'a Kanada'dan Yaprak Paşık Palandöken ve Selim Çiçek'e ne sonsuz teşekkürler. Durumumuzu netleştirmek adına 17 Temmuz Pazar günü JFK Havalimanı'na gittik. Gördüğümüz manzara uçuşumuz için bizi umutsuzluğa düşürmüştü. THY bankosu önünde ciddi bir sıra vardı. THY yetkilileri cansiperane çalışıyor yüzlerce yolcuya çözüm üretiyorlardı. THY'nin JFK istasyon Şefi Murat Küçük'le ayak üstü tanışma şansını yakaladık. Son derece enerjik, sempatik ve çözüm odaklı şefimiz kısa bir istişare sonunda bizi 2 saat içinde Kanada bağlantılı THY uçağına yerleştirdi. Biraz koşuşturmaca yaşadık ama Türkiye'ye normal uçuş saatimizden 4 saat sonra inerek sevdiklerimize ve ülkemize kavuştuk.

            
            Ve ülkemizdeyiz! Kanlı bir darbe girişimiyle karşı karşıya olduğumuzu gördük. Olanlara Tiyatro demek akıl dışı, ilk saatlerde Tiyatro demek mevcut iktidara olan inançsızlığın bir dışa vurumu. Yaşananlarda herkesin sorumluluğu var. birinci dereceden sorumlusu tabii ki ülkeyi yöneten kadrolar. Herkes hatayı önce kendinde arayacak ve öz eleştiri yapacak. Darbe girişiminin olumlu yönleri! Her şeye rağmen birleştiricilik! Öcü gibi eline almaya, evine asılmaya korkulan Türk Bayrağı'na sarılmak! Mustafa Kemal Atatürk'ün, büyük deyişini hatırlamak; 'Hakimiyet bilâ kayd-u şart Milletindir.”! Bazen düşman gibi gözükenlerin aslında dost, dost gibi gözükenlerin düşman olma gerçeğini canlı olarak yaşamak! Milletimiz içinde ciddi boyutta riyakar, dalkavuk, nankör, insan karakterinin olmasını görmek.
     
           Ülkemize büyük geçmiş olsun. Bu fırtınanın bir an önce son bulması ve normal hayatımıza dönme dileğiyle, Tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet kederli ailelerine başsağlığı diliyorum.
                                                        
    Fotoğrafalar;
    1- 15 Temmuz akşamı New York Times Square, Avukat Ayhan Öğmen, Şenol Bakır, Ben, Nevin Bakır Dr. Hakan Karalok
    2- Bolumuzun New York da ki gururu, değerli kardeşim, gönlü zengin dev adam Uğur Gürer ve Ben
    3- Ailemizin ABD deki gururu Prof. Selin Kalaycıoğlu ve Ben

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak