Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

Varlığım Türk Varlığına Armağan Olsun!

Cumhur Bandakçıoğlu

    9 Ekim 2013

          "Ben Türkü de severim, Kürdü de severim, Laz' ı da Çerkez'i de Gürcü'yü de Abhaza'yı da Roman'ı da Boşnak'ını da hepsini severim. Niye severim? Yaratılanı, yaratandan ötürü severim onun için" diyor Sn. Başbakanımız! Bu söylemden çok farklı anlamalar çıkarılabilir. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak; "Ben bir Türk olarak, Kürdü de severim, Laz'ı da Çerkez'i de Gürcü'yü de Abhaza'yı da Roman'ı da Boşnak'ını da hepsini severim" demesi daha uygun olurdu. Belki de bir dil sürçmesi yaşadı Sn. Başbakan.
            İster dil sürçmesi yaşasın, ister bilerek söylesin. Sn Başbakanımız ve AKP iktidarının Cumhuriyet'le kavga içinde gözükmesini ve algılanmasını sağlayan bu durum ülkemizi sonu bilinmeyen bir karanlığa doğru götürmektedir. İlkokula başladığımız ilk gün tanıştığımıza Andımız'ı 5 yıl boyunca büyük coşkuyla okuduk. Hatta bazen onu bütün okula okutabilmenin kıvancını yaşadık. Ve hiçbir zaman bir ayrıştırma anlamı çıkartmadan herkesi bir görerek okuduk.

           Bugün gelinen noktada ise eften püften bahanelerle bir milleti ayakta tutan, birlik ve berberliğin harcı olan değerlerimizi bir iktidarın öncülüğünde kaybediyor, kaybettiriliyoruz. Andımızdan kim, neden rahatsız olabilir ki? Hepinizin bildiği gibi bu işin ilk fitili ateşleyen kişi Sn. Başbakanımızın hocası Rahmetli eski Başbakanımız Necmettin Erbakan'dı. "Sen 'Ne mutlu Türküm diyene' dersen; diğeri de çıkar 'Ne mutlu Kürdüm diyene' der!" diyerek bugünlere ulaşmamızın startını vermişti eski Başbakanımız. Tekerleğe ilk çomağı sokmuştu, ucuz bir politika için. Aslında perşembenin gelişi çarşambadan da belliydi. AKP'nin provakatif üsluplu önde gelen isimleri Sn. Bülent Arınç ve Sn. Mehmet Metiner de 10. Yıl Marşı'na savaş açmışlardı. Cumhuriyeti ve Türklüğü dünyaya haykıran 10. Yıl Marşı onlara göre milletin gözünden bir şekilde düşürülmeliydi.

           İşin daha trajik kısmı, bu hayati mesele üzerinde başta ana muhalefet partisi CHP olmak üzere, Türklüğü kendisine yazgı seçmiş MHP bile, hem genelde hem yerelde yeterince muhalefet yapmadığına sesini çıkarmadığını düşünüyorum. Yerel seçim heyecanına kapılmış muhalefet partilerinin bu çok önemli konuda çok daha duyarlı olmaları gerekmektedir.

          AKP Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu; "Bu kadarını PKK iktidarda olsa bile yapamazdı" diyerek, AKP gerçeğini dünya âlemle paylaşıyordu. Evet, gerçekten bu kadarını kimse yapamaz, kimse hesap edemezdi. Ben bunun bir nefretin, bir kinin karşılığı dışında daha başka şeylerden kaynaklandığını düşünüyorum. Büyük tavizlerin verildiğine ve anlaşmaların yapıldığı, bunun karşılığında Türkiye Cumhuriyeti'nin birlik ve beraberliğinin adım adım bitirildiğine inanıyorum.

          İnanın kafa karışıklığım halen devam etmekte. Gezi Parkı gibi 3-5 ağacın kesilmesiyle veya ülkemizde çok olağan bir şekilde olabilecek türden bir parkın alışveriş merkezine dönüştürülmesi konusunda hükümeti sallayan halk kitlelerinin, demokratik açılım adı altında tamamen safsata ve masalvari "ufacık çocuklarımız karda kışta andımız okuyacak diye bekletiliyor" bahaneleriyle yok edilen milli benliğimiz karşısındaki sessizliğine anlam veremiyorum! Bu durumun, Gezi Parkı'ndaki tepki patlamasının dış kaynaklı olduğuna dair iddiaları, benim düşünce dünyamda da daha tutarlı hale getirdiğini de açıkça söyleyebilirim.
    Hoca Ahmet Yesevi'ye sormuşlar,

         Müslüman mısın?
        - Elhamdülillah Türk'üm Müslüman'ım, demiş.
        Neden Türklüğü katıyorsun, biz dinini soruyoruz demişler.
        -Din seçim, Türklük kaderdir, demiş.

         Biz ölen kadar "Ne Mutlu Türküm Diyene" demeye ve andımızı okumaya devam edeceğiz. Kim ne derse desin.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak