Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Bayram?da kutsal topraklar?

Cumhur Bandakçıoğlu

    7 Kasım 2005

    Bir Ramazan?ı daha geride bıraktık ve bayramı genelde olduğu gibi yine kutsal topraklarda (Bolu) karşılayıp geçirdik. Uzun sayılabilecek bir tatili en iyi şekilde değerlendirmeye çalıştık. Ramazan ayının sonunda oruç tutan müminlere ödül olarak verilen Ramazan Bayramı tatilinden, oruç tutmayanlarda her zaman olduğu gibi faydalandı, hastalık ve yaşlılık sebebiyle tutamayanları ayrı bir kategoride tutarsak bu durum bana biraz komik geliyor. Yani Ramazan ayı boyunca koçlar gibi yiyip içenlerin Ramazan Bayramı tatilini en ince ayrıntısına kadar hesap etmesi tirajı komik bir hadisedir. Sakın yanlış anlaşılmasın, oruç tutmak veya tutmamak arasında bir yargılama yapmıyorum. Bayram namazını her zaman olduğu gibi Tabaklar Camisi?nde edâ ettik. Saat 10:00?da Vilayet tarafından düzenlenen bayramlaşmaya katıldık. Bolu protokolünün, milletvekillerinin, daire müdürlerinin, siyasi parti temsilcilerinin, sivil toplum örgütlerinin, basın mensuplarının ve vatandaşların yoğun ilgisini gözlemledik. Bir önceki bayramlaşmayla karşılaştırırsak oldukça yüksek bir katılımın olduğunu söyleyebiliriz. Her ne kadar bunun Kurban Bayramı?ndaki kurban kesme telaşından olduğu söylense de bana göre, Sayın Valimiz Ali Serindağ?ın pozitif ve birleştirici kişiliğinin bir yansımasının da bu kalabalığın toplanmasının ana sebebi olarak görmekteyim. Gerçektende görülmeye değer bir manzaraydı. Karşılıklı siyasi görüşler, birbirini acımasızca eleştirenler, siyasi rakipler, hâlefler-selefler, yeniler- eskiler hatta ve hatta ciddi bir rekabetin olduğu yerel basın mensupları hep birlikte kucaklaştılar, bayramlaştılar. Bu kucaklaşmaların içten ve candan olup kalıcı olması, canı gönülden isteğimdir. Bayramlaşmanın bana göre en önemli enstantanesi(anı) ise bir zamanlar büyük masada (protokol masası) oturan güç ve iktidar sahipleri, makam mevki sahiplerinin farklı masalarda oturmalarıydı. Buradan da anlaşılacağı üzere makamların mevkilerin geçici olduğu gerçeğidir. Demek ki zaman dilimi içinde sahip olduğumuz mevkilerde, makamlarda görev yaparken çok dikkatli davranıp toplumda hiçbir fark gözetmeksizin eşit yaklaşmak ve gönüllerde iktidar, mevki makama sahip olmamız gerekmektedir. Gücümüzü şahsi ihtiraslara ve karmaşık duygularımıza kaptırmamız gerekiyor, kibirden uzak durmamız gerekiyor. Nasıl ki büyük masanın etrafında bir zamanlar oturanlar bugün farklı masalarda oturuyorlarsa, bugün büyük masada oturanlar birkaç bayram sonra farklı masalarda oturabilir ve de oturacaktırlar. Unutmamalıyız ki hiç kimse vazgeçilmez değildir. Zaten öyle olmasaydı mezarlıklarda vazgeçilmezlerle dolu olmazdı. Uzun lafın kısası ara sıra aynaya bakıp kendi kendimizle hesaplaşmamız, nereden geldiğimizi nerede olduğumuzu nereye gidebileceğimizi sorgulamamız hepimize hiçte hafife alınmayacak faydalar sağlayacaktır. Arife günü tesadüf eseri yan yana geldiğimiz ve kısa süreli sohbet ettiğimiz büyüğümüzün daha sonra Vali Yardımcımız Sn. Hüseyin Doğan olduğunu öğreniyorum. Bayramlaşma süresincede kendisiyle sohbet ediyoruz. Sn. Hüseyin Doğan da Sayın Valimiz gibi etrafına pozitif enerji veren sevecen kişiliği ile insanlara güven vermektedir. Yine Emniyet Müdürümüz Sn. Mehmet Yazıcı da bende bayramlaşma süresince hoş izlenimler bırakanların ve etkileyenlerin başında gelmektedir. Bayramın ikinci gününe rast gelen Cuma namazını mahallemizin camisi olan ve bir zamanlar Bolu kartpostallarını süsleyen farklı mimarisiyle dikkatleri üzerine çeken Camlı Cami?de kılmış bulunuyoruz. (Camlı Cami tabiî ki eskisi yani çocukluğumuzun Camlı Camisi değil. Başta iklim şartları olmak üzere çeşitli sebeplerden dolayı eski orijinal mimarisinin çok uzağında) Namaz esnasında ünü artık Bolu sınırlarının dışına aşmış olan değerli büyüğümüz Sn. Lütfü Karataş Hocaefendi ile beraber saf tutmamız bize ayrıca mutluluk vermiştir. Yağmurlu, soğuk sayılabilecek havaya rağmen sevdiklerimizle bir bayramı daha kutsal topraklarda geçirmiş bulunuyoruz. Nice bayramları birlik ve beraberlik içinde geçirmeyi diliyoruz.

    Mizah dergilerine konu olabiliriz

    Malumunuz Bolu'ya gelince şehri kolaçan etmek birinci dereceden görevimiz. Atatürk Bulvarı?ndan şehir merkezine seyir halindeyken gözüme BOLU DOĞAL AFETLERE KARŞI BİLİNÇLENDİRME DERNEĞİ LOKALİ çarpıyor. Başlıyorum gülmeye. Olayı aşmışız artık. Üstelik Dijitürk maç yayınımızda mevcut. İşte Avrupalı Türkiye?den güzel bir örnek! Derneğin faaliyetlerini gerçekten merak diyorum. Tabiî ki biz olayın aslını biliyoruz. Lokal, kahve açmanın, ruhsat almanın kestirme yolu dernek kurmaktan geçiyor. Madem bir şekilde bu müesseseler açılabiliyor neden bu şekilde bir kılıfla açılıyor anlamak mümkün değil.

    Teşekkürler

    Geçtiğimiz hafta bolununsesi?ndeki köşelerinde bana yer veren, beni anan çok sevgili ağabeylerim Erol Yıldız?a ve Sinan Gökdemir?e teşekkürlerimi sunuyorum. Yine BOLULULAR; KUL?A ?KUL?MU ? Yoksa CUMHUR MU? başlıklı yazısıyla adımı ve anlamını hatırlatan Sevgili Yurdaer Amca?ma da teşekkürlerimi sunuyorum.Yazının içeriğinden ve açıklamalar kısmından anlaşılacağı üzere CUMHUR un anlamı ; Mutlak Hakim, hesap soran, karar veren halk..Demek ki bu köşeden zaman, zaman çıkan serzenişlerin kökeninde ismimizden gelen sorumluluğun da etkisi bulunmaktadır. İlgililere içtenlikle duyurulur.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Cafe Masa Sandalye Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak