Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

DUBAI den selamlar var

Cumhur Bandakçıoğlu

    27 Şubat 2006

    8. hafta yolumuz bir kez daha dünyanın Coca Cola?dan sonra en büyük ikinci markası olma yolundaki Dubai ye düştü. 23 Şubat 2004 tarihinde ilk Dubai yazımı ?Bir Dubai Masalı? başlığı altında bu köşede yazmış ve Dubai ile ilgili görüşlerimi sizlerle paylaşmıştım. Aradan geçen tam 2 sene sonra yani 23 Şubat 2006 tarihinde tekrar Dubai?deyim. Düşüncelerim hala aynı yani Dubai emitasyon ve ruhu olmayan bir şehirdir. Tıpkı Jim Carry?nin başrolünü oynadığı ?Thuruman Show? da olduğu gibi. Tek farklı düşüncem ise bu rüyayı ve başarıyı gerçekleştiren Dubai Şeyhi ve Birleşik Arap Emirlikleri Başbakanı Şeyh Al Makdoum ve ailesinin başarısına gıpta etmek ve hakkını vermek. Hoş Dubai de yaşayan gazeteci Sn. Ayşe Arman?ın sürekli olarak bu şehri öve öve bitiremese de ben yine iddia ediyorum ki iyi pazarlanan bir Antalya, 10 Dubai eder. Eğer hayatınızda otel lobileri ve kapalı alışveriş merkezlerinde yapay hava solumayı tercih edecekseniz Dubai gerçek bir cennettir. Yok, dışarıda açık havada biraz yürüyüş yapıp dolaşmayı deniyim derseniz, gerçeklerle karşı karşıya kalırsınız. Allahtan Milliyet gazetesi yazarı Sn. Tuba Akyol?un düşünceleriyle benimkisi benzerde bu âlemde yalnız değilim. Bildiğiniz üzere Dubai ismi ülkemizde iki ayrı krize yol açtı. Bunlardan ilki İstanbul, 4.Levent de Dubai Holding tarafından yapılması planlanan ikiz burgu kulelerdir. Hatırlayacağınız gibi TV ve gazetelerimiz sürekli olarak Dubaililerin ?Geliyoruz, İstanbul?u inşa edeceğiz? reklâmlarıyla dolup taşıyordu. Bir diğer krizi ise son dönemde Dubaililerin sağlık alanında yatırımı girişecekleri ve yurt dışından doktor ithali adı altında gerçekleşmişti. Dubai ziyaretimiz kaderin bir cilvesi olarak Dubai Gayri Menkul haftasına ve bu hafta için düzenlenen fuara denk geldi. Ne tesadüftür ki bu fuar bizimde kaldığımız Dubai Dünya Ticaret Merkezinin salonlarında yapılıyordu. Birçok ülkenin katıldığı ve Dünya üzerinde gayrimenkul ticaretine odaklı bir fuardı. Buraya gelmişken bu fuarı ziyaret etmeden ve ülkemizle ilgili bir şeyler olup olmadığının görmemek olmazdı. Hemen yakamıza özel yatırımcı kartını takıp daldık içeri. 


    Fuar Giriş Kartım

    İlk ziyaretimiz reklâmlarından bıkkınlık gelen Dubai Holding?e ait Dubai Property nin standına oldu. 2. ziyaretimiz ise Dubai Burgu kuleyi yapan Infinity grup stantlarına oldu. Her iki standa da Türkiye?nin ve Türkiye?deki projelerin esamisine rastlayamadım. İlgilenenlere broşürlerini gönderebilirim. Fuarda Türkiye?den iki inşaat grubu vardı, İnanlar İnşaat ( Fulya Evleri) ve Toros evleri adı altında Alanya ve Belek de inşaat yapan firma. Her iki firmanın da standı açıkçası diğer standlara göre gecekondu ayarındaydı. Tabi bunun sebebi sadece tecrübesizlikten ötürü olduğuna inanıyorum ki her iki firmada seneye çok daha iyi standlarla katılacaklardır. Her şeye rağmen cesaretlerinden dolayı tebrik etmek lazım. Gelelim işin özüne, ülkemizde yapılacak olan Dubai yatırımları spekülasyondan öte bir şey değil gibi gözükmektedir. Galiba birileri şöyle yatırım yapacaklar böyle yatırım yapacaklar diye bu işten nemalanıyorlar. Gün geçmesin ki özellikle İstanbul?da bulunan belediyeler bölgelerindeki bir yeri Dubai ye benzetmesin. Sürekli olarak Dubai örnek alınmakta ve hayaller kurulmaktadır. Kafalarında kımızı bölgeler olanların nasıl bir Dubai kuracakları ise asıl merak konumdur. Yani uzun lafın kısası Dubai rüyasının altındaki gerçekleri öncelikle etüt etmeleri lazımdır. Sağlık yatırımlarına gelince, Dubai de herkesin en çok şikâyet ettiği şey sağlık hizmetleri. Oradakilere böyle bir şey var Türkiye de sağlık yatırımı yapacaklarmış dediğimde bana söylenen onlar önce kendi evlerinin önünün bir temizlesinler yönünde oldu. Aslında bu konuları bize Dubai de yaşayan ailemizin gazetecisi Sn. Ayşe Armanın sunması lazım. Yani bir gazeteci olarak Dubai?deki emlak devlerinin Türkiye?ye gerçek anlamda bakışı nedir diyerekten, ama o daha çok çocuğunun doktorunu, dadısını falan yazıyor. Uzun lafın kısası ne gayrimenkul fuarında ne de günlük gazetelerde Türkiye ile ilgili bir yatırım haberine rastlamadım ben. Gelelim bizim insanlarımıza; yine bu köşede 11 Ekim 2004 tarihinde ilk olarak yazdığım ve Güney Afrika da Gurme ve Mutfak Sanatı eğitimi alan Sevgili Ümit Kaygusuz artık Dubai?deydi. Orta Doğunun (Türkiye de dahil) En büyük oteli olan Dubai Grand Hyatt ta çalışıyor. Otelin özel stüdyoları hariç 1000 yatağı ve 14 ayrı restoranı içinde barındırıyor. Ümit Fransız restoranında kariyerine son derce başarılı bir şekilde devam ediyor. Sağ olsun Cumhur abisini Dubai de yalnız bırakmadı ve en iyi şekilde ağırladı.


    Ümit Kaygusuz ve Ben

    Ümitle Güney Afrika da kesişen yollarımız Dubai de bir kez daha kesişti. Açıkçası ben kendisiyle gurur duydum. Annesi Kadriye teyze ve Babası İbrahim amca ya burdan sesleniyorum. Ümit ona olan güveninizi boşa çıkartmadı. Zannediyorum Bolu'nun gurur duyacağı dünya çapında bir isim olmaya başladı bile. Ümit vasıtasıyla başka bir şefimizle daha tanıştık aslen İzmirli olan Esat Akyıldız. Esat 2003 yılında Mengen Aşçılık Meslek Yüksek Okulu mezunu. O da bizden. Kalbi kutsal topraklar için çarpanlardan. Onunda Bolu ve Mengen?e karşı ayrı bir sevgisi var. Hayatının Mengen durağı ona dünya kapılarını açmış. Esat?ta Lübnan mutfağı üzerine çalışan pırıl pırıl genç bir şef.


    Esat Akyıldız ve Ben

    Onu tanımakta beni çok mutlu etti. Gördüğünüz üzere biz Boluların dünya üzerinde aç kalma gibi bir şansı yok. Her ikisinin de Bolu'ya gönül dolusu selamları var. Bakalım bundan sonra Ümit?le veya Esat?la yollarımız nerede kesişecek. Dubai deki dostluklarımız bunla sınırlı değil, bizim köşenin devamlı okurlarından Dubai Altın Borsasının altın kızı Gözde Recep de Dubai ziyaretimiz boyunca yoğun iş ortamına rağmen bizi yalnız bırakmadı. Gözde ile olan dostluğumuzda 1995 yılına Bizim NATO günlerimize gidiyor. Dile kolay nerdeyse 11 yıl geçmiş. Gözde?nin babası Abdullah Recep komutanımız o zaman yarbay rütbesindeydi. Bugün Tuğgeneral. Evet Dubai de genç nesil oldukça başarılı, bir çok genç Türk var çoğu Türkiye?de uluslararası firmalarda çalışırken Dubai tercihin kullanmış durumda. İyi kazanç var, tabi iyi kazancın yanında iyide harcama var. Pusulayı şaşırmadığınız sürece iyi bir kariyer yeri. Ben onlara Jön Tükler adını taktım. Bilmem haksızmıyım? Dubai için son benzetmem ise Nuh Peygamberin gemisi. Zannediyorum en doğru tanımlardan bir tanesi, Emirates uçağının yolcu profili bile 2 Çinli, 2 Amerikalı, 2 Türk, 2 Hintli, 2 Arap şeklinde..


    Acımasız Yıllar Gözde Recep ve Ben Sene 1995 Belçika / Mons, Sene 2006 BAE/ Dubai

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Cafe Masa Sandalye Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak