Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

Bolu da güzel bir hafta sonu!

Cumhur Bandakçıoğlu

    18 Haziran 2007

    Geçtiğimiz hafta içinde aldığımız davet üzerine Bolu Lisesi?nden sınıf arkadaşımız Erdal Gören?le yine okul arkadaşımız Tülay Gören?in oğlu Doğaç?ın sünneti için rotayı Aziz Bolu'ya çevirmek zorunda kaldık. Mayıs ve Eylül aylarında nerdeyse her hafta çarşamba günü itibarıyla beynimize girmeye başlayan ve bizi sıcak denizlere çeken rüzgar, maalesef Bolu'dan gelen yüksek hava karşısında çaresiz kalıyor ve bizi Bolu yollarına çıkarıyordu. Doğaç?ın vesilesiyle aynı zamanda adeta bir Bolu Atatürk Lisesi mezunlar gecesini, geçtiğimiz cumartesi akşamı Termal Otel de yaşamış olduk. Bizim dönemin 1-2 üstü ile 1-2 altı bir araya geldik. Bu güzel geceyi bize yaşatan Erdal ve Tülay?ı tabiî ki gecenin esas oğlanı ve görünmeye değer kahramanı Doğaç?ı bir kez daha tebrik ediyorum. Bolu da pırıl pırıl bir hafta sonu yaşadık. Doğa adeta patlamış durumda. Memleketin dağları taşları yeşil Bolu diye haykırıyor ve Bolu'da yaşamayanları adeta komplekse sokar derecesinde kıskandırıyor. Doğadaki bu heyecana karşı Bolu sokaklarında olması gereken seçim heyecanı hali hazırda pek ortada gözükmüyor. Doğal olarak da bize bu konuyla ilgili yerel bir malzeme çıkmıyor. Şehri dolaşırken gözüme bir şey çarpıyor acaba hayal mi görüyorum diyorum ama, yok hayal değil. Düpedüz gerçek! 6-7 yıl önce bir zeka özürlünün oymalarını yeşile boyadığı günden beri kafayı taktığım ve defalarca yazdığım, yıllardır hiçbir yerel ve genelin görmediği, görmek istemediği, ya da dünyasının yetmediği, Bolu'nun en güzel çeşmesi İsmet Oğultürk çeşmesi elden geçiyordu. Üstelik uyduruk bir elden geçme değil komple yapılıyordu. Emin abi, Yani Emin SEMERCİOĞLU?nun sponsorluğu ile Bolu'ya tekrar kazandırılıyor, Bolu'nun en güzel çeşmesi! Ne diyelim gönlüne sağlık, kesene bereket Emin abi! Bu vesileyle her ne kadar gecikmiş olunsa da, Belediye?yi ve Mimarlar Odası?nı da kutlayalım.

    Son iki haftada yazdıklarımız

    Son iki haftada yazdıklarımız bazı dostlarımızı üzerken bazı dostlarımızda az bile yazıyorsun diyor. Amacımız asla kimseyi üzmek değil. Geçen haftalarda kaleme aldığımız ve seçimle öngörülü yazılarımızdan sonra ulusal basında benzer yazıları çıktı..12.06.2007 tarihli köşe yazsısında Mehmet Ali Birand; DP nin oyları kapışılıyor. Bu işten CHP ve MHP karlı çıkar diyor, Liberal eğilimi olup, AKP?ye oy vermeyi düşünürken fikir değiştirenler var. Onların da bir bölümü, AK partiden DP?ye kaymaya hazırlanıyorlardı. Bu gelişme, ya bulundukları yerde kalmalarına, yani AKP?ye oy vermelerine yol açacak veya istemeseler dahi CHP?ye yönelecekler.

    Diğer bir kesim oy var ki ?bunlar, Baykal?ın genel politikalarını ve yaklaşımlarını benimsemeyenlerdir- CHP yerine DP?ye oy vermeye hazırlanıyorlardı. Bu kesimden gelen ilk tepkiler, ister istemez CHP?de kalacakları şeklinde. Nihayet bir farklı kesim de, MHP?yi gözetiyor. Bahçeli?nin partiyi merkeze çekmesinden cesaret aldıklarını söylüyorlar. Anlayacağınız, yanan konağın malları hemen kapışılıyor. En büyük parsayı da CHP ve MHP toplayacak gibi görünüyor. diyerek devam ediyordu. Evet, bizde buna benzer yazılarımızdan dolayı hem övgü hem eleştiri alıyorduk. Ama en güzel mail, dünyaca ünlü modacımız Özlem Süer?den geliyordu.. Seçim havaları ve Bodrum havaları başlıklı yazımıza; Sosyal sorumluklarımız var ama hayat devam ediyor! diyerek farklı bir mesaj veriyordu. Seçim demişken meydanlar biraz daha ısınmaya başladı. Bir kısım vatandaşımız CHP iktidarı lafından bile Azrail görmüş psikolojisinde ve nerden ne bulsam da vatandaşı kandırsam yolunda. Gerçekten bunu anlamak zor. Partilerin söylemleri de artık belirginleşti. AKP mazlumu oynuyor ve seçim propagandasını, CHP bize cumhurbaşkanın seçtirmedi ey vatandaşlar stratejisi üzerine oturtuyor. Ayrıca CHP?yi seçkinler partisi olarak niteleyerek seçmenin önüne çıkıyor. (Buraya bir parantez açamadan geçemeyeceğim, Evet CHP de herkes seçkindir. Partililer arasında pek sınıf farkı yoktur. Herkesin geliri üç aşağı beş yukarı aynıdır. Herkese aynı gözle bakılır. Fakir edebiyatı yapılıp aynı zamanda Versace?den ve Burberry?den pek giyinilmez.! ) Başta CHP ve muhalefet ise, Türkiye, milli gelirine oranla içeride ve dışarıda dünyadaki en borçlu ülke! Enflasyonu en yüksek ülke! En fazla ithalat yapan ülke! (Milli gelirinin 1/3?ü kadar.) İşsizliğin en yüksek olduğu ülke! Dünyada en yüksek faizi veren ülke!
    Dış ticaret ve cari açığı en yüksek ülke,! Gelir dağılımı en bozuk ülke!
    Vergi adaleti bakımından dar gelirlilerin en fazla ezildiği ülke ve bunların AKP iktidarının sağladığı istikrar sonucu söylemini söyleyerek oy toplamaya çalışacak. Son haftalarda heyecan doruğa çıkacak. Vatandaş hangisine pirim verecek hep beraber göreceğiz.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak