Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Başkan da beğenmiyormuş!

Cumhur Bandakçıoğlu

    12 Temmuz 2013

          Atatürk Orman Parkı'nın D-100 paralelinde bulunan ara girişlerin üstündeki çelik şapkalar, Belediye Meclisi'nin Temmuz ayı toplantısında meclis üyemiz, aynı zamanda gazeteci abimiz Erhan Beykoz'un önergesiyle gündeme gelmiş ve Alaaddin Başkanımız da bu çıkmaları beğenmediğini ama projenin böyle olduğunu. Yasa gereği bunları kaldırmak için projeyi çizen mimardan izin alınması gerektiğini söylemiş.
           Bolu ya 15- 20 günde gelen bir köşe yazarı olarak bu park açılmadan, parkın ana giriş kapısı ve D-100 paralelindeki ara girişlerinin üstünde bulunan çelik çatıların mimari birer rezalet olduğunu, Bolu gibi orman şehrine yapılan orman parkına da yakışmadığını yazmıştım. Bundan dolayı da muhtemelen o zaman da, her zaman olduğu gibi başta Başkan olmak üzere, belediyemizin konu hakkındaki yetkili organların tepkisini almışımdır. Yapılan yanlışların geç de olsa anlaşılmasının ilerisi için umut verici olacağını düşünsek de, hem zaman kaybı hem de nakit kaybı olması açısından üzücüdür. Proje değişikliği için mimarından izin alınması konusu da düşündürücüdür. Atatürk Orman Parkı'nda 5 yüzden fazla ağacı katlederken, vaktiyle burasını Ağaç Müzesi olarak yapan kişiden izin aldınız mı. Bu ağaç müzesinden kesilen 5 yüzden fazla ağaç nedeniyle siz müzeyi katlettiniz. Bu işin hukuki yönünü, yani proje sözleşmesi aşamasını ve işleyişini bilemiyorum ama her ne olursa olsun iplerin Bolu Belediyesi'nde olması, yani tasarruf hakkının saklı olması gerektiğini düşünüyorum.
         Özellikle belediyelerin ihale edeceği projeleri, mimarların ve mühendislerin fantezilerini deneme yeri olmamalıdır. A be sayın mimar, Karabük de, İskenderun da yaparsın, bunlar hem kapı, hem de demir çelik sektörünün gücünü temsil eden anıttır dersin, yine anlarım ama o çirkin şeyleri Bolu'ya nasıl yakıştırırsın anlamam. Bir şehre bir eser kazandırılacaksa, en doğru projeler, kentin karakteristik yapısına, misyonuna ve vizyonuna göre seçilmeli ve de uygulanmalıdır. He zaman dediğim gibi Başkan'ın her şeyi bilmesi ve her şeye yetişmesi imkânsızdır. Ama iyi bir ekip seçmesi kaçınılmazdır. Aksi takdirde bende beğenmiyorum gibi açıklamalar yapmaya mecbur olur. Maalesef, Bolu'muzda yakın zamanda beğenilmeyecek ve yanlış yapmışız denilecek nitelikte birçok eser vardır. Bolu Belediyesi düz duvarları yıkıp, yerine eğri büğrü duvarları kondurma başarısına dahi imza atmıştır.      
           Alaaddin Başkan önümüzdeki seçimlerde aday olmayı tekrar düşünüyorsa, yeni bir yol haritasına, yeni bir ekibe ihtiyacı olduğuna inanıyorum ve de altını çiziyorum. Biraz daha kreatif (yaratıcı) beyinlere ihtiyaç var! Bolu'da ki siyasi oluşumlar, kayırmacılık, ben bencilik gibi kokuşmuş yapılar buna pek izin vermemektedir. Vermediği sürece de bu sıradanlık Bolu'da devam edecektir. Hangi parti gelirse gelsin!

           Acısıyla tatlısıyla hayat devam ediyor.
           Geçtiğimiz hafta, mahalle komşumuz, değerli büyüğümüz Kazım Özkan'ı (Kazım Dayı) kaybettik. Kazım Dayı etrafına pozitif enerji veren bilge bir insandı. Gözlerinin içi gülerdi. Gönül zenginiydi. Kazım Dayı'ya Yüce Allah dan rahmet, Özkan, Ayhan, Kınacı ve Arvas Aileleri'ne başsağlığı diliyorum. Mekânı Cennet olsun!
         

           Geçtiğimiz Cumartesi günü itibarıyla Rusya'dayız. Seyahatimiz dolayısıyla çok istediğimiz halde, Bolu Basını'nın güçlü kalemi, ortaokul lise yıllarımızda vitrininin önünde birbirinden enteresan ürünlere bakmaya doyamadığımız Fazilet Kırtasiye'nin sahibi Cevat Özsoy Abimizin oğlu, sevgili kardeşimiz Ahmet Fazıl'ın düğününe katılamadım. Ahmet Fazıl'a ve Elmira'ya bir kez daha ömür boyu mutluluklar diliyorum. 
         

           Ve Emir Kazım Karsu, dünyaya merhaba dedi. 2. kez dayı oldum. Nur ve Burak bizleri bir kez daha sevindirdi. Emir Kazım'a sağlıklı ve mutlu bir ömür diliyorum. Bahtı açık, yıldızı parlak olsun. Yüce Allah güzel insanlarla karşılaştırsın.
         

           Beyaz gecelerde Ramazan zor!
          Karadeniz'in karşı kıyısı Krasnodar'da iftar saati 21.18, Moskova'da 22.16, St Petersburg'da 23.20. Bu mübarek ayı burada yaşayanların Allah yardımcısı olsun. Bu vesileyle Ramazan Ayı'nızı kutluyorum. Ülkemize ve dünyamıza bolluk ve bereket getirsin. Sizleri St. Petersburg (Leningrad)'dan güzel şehircilik kareleriyle baş başa bırakıyorum. Belediyecilik yapanlara, yapmaya çalışanlara ve de yeni başkan adaylarına sunulur!

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Cafe Koltukları Cafe Sandalyeleri Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak