Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Yalan Dünyaya devam!

Cumhur Bandakçıoğlu

    9 Ocak 2012

        Hayır! A. Şerafettin Şenyüz Amcamızın efsane yazı dizisine (Fani Dünyaya Devam) alternatif çıkarmıyorum merak etmeyin. Bazen bu köşede, sıklıkla dost meclislerinde tekrarladığım bir kelime vardır. Bu ülkede hemen hemen her şey yalandır derim.
        Evet, bu ülkede birçok şey yalandır ve yalanlar üzerine kurulmuştur. Bu ne bir döneme, ne bir gruba, ne bir zamana aittir. Geneldir!
       Bu ülke insanı birçok şeyi sırf desinler diye yapar. Bilindiği üzere çok kısa bir süre önce şehrimizi Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül ziyaret etti. Ziyaret sonrası Bolumuz'la ilgili düşüncelerini medyamızdan okuduk ve onur duyduk.
        Cumhurbaşkanımız da bizler gibi gördüklerini değil hayal ettiklerini paylaşmış. Mesela Abant, Sülüklü Göl, Yedigöller, Kayak Merkezlerimiz, Yaylalarımız ziyaret programında yoktu ve buralara gitmedi ama buraları harika yerler olarak niteledi. Acaba Abant'ın son halini, Yedigöller Yolu'nu, yaylalarımızdaki ucube gecekonduları biliyor muydu?
        Mesela, ziyaretinin büyük bölümü şehir merkezi ve çevresinde geçirmesine rağmen, sadece 'Hükümet Konağı' o da muhtemelen kayda değer başka bir şey göremediği için doğal olarak övgüsünü almış durumda.
        Halbuki, gönül isterdi ki 'Bolu'da bir gece kaldım, zaten herkesin bildiği ve aşık olduğu doğal güzellikleri bir yana Türkiye'nin en güzel şehir merkezlerinden bir tanesinin Bolu olduğuna şahit oldum. Hacım (Başkanımız) ve ekibi muhteşem bir şehir merkezi ortaya çıkarmışlar. Türkiye'nin en şanslı üniversitelerinden olan AİBÜ kampusunun güzelliğine ve peyzajına inanmadım. Doğayı adeta tekrar yaratmışlar, desin!
        Ama maalesef demedi diyemedi. Muhtemelen her zaman olduğu gibi günü kurtarmak adına sırf ziyareti için yapılan yalandan makyajları bilemezlikten, görmezlikten geldi ve o da düzene uydu.
        

             Başbuğ Paşam
         1995 yılında Tümgeneral rütbesiyle Brüksel'de komutanımdı. Son derece ciddi ve sadece mesleğiyle meşgul fiozof bir komutandı. Zaman zaman çok yakınında oldum. Uluslararası kıtadaki bir görevimden dolayı yazılı takdirini aldım. Gururumdur! Duruşuyla yükseleceğini çok açık bir şekilde belli ediyordu. Askerlerine ve astlarına son derece disiplinli, şefkatli ve korumacı yaklaşırdı. Mantık ve bilgi adamıdır. Belki de TSK'nın en zor döneminde Genel Kurmay Başkanlığı yaptı. Çelik gibidir, eğilmez ve bükülmez. Hukuksuz hiçbir işin içinde olacağına beni kimse inandıramaz.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak Bolu Çatı Tamiri Bolu Kamera Sistemleri Tonet Sandalye