Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Ve 2005 geldi

Cumhur Bandakçıoğlu

    3 Ocak 2005

    Stockholm?den tekrar merhaba. Büyük bir heyecanla beklediğimiz 2004?ün son gününde, İsveç?te hüzün hakim.

    İskandinav ülkelerinde yılın son günü saat 24 00 olduğunda gökyüzü havai fişeklerle görsel bir ziyafete dönmektedir. Genelde her ülkede benzer kutlamalar yapılıyor ama, İskandinavya?da çok daha farklı. Yediden yetmişe herkes ama herkes havai fişek atıyor. Yani kısa bir hesapla şöyle diyebilirim, İsveç?in nüfusu 8 milyon civarında ve her birey en az 4-5 havai fişeği ateşliyor. Bu da gökyüzünde en az 40 milyon havai fişek demek. Varın manzarayı siz gözönüne getirin. Yine her zaman olduğu gibi, günler öncesinden havai fişekler alındı ve yeni yıl için yeni umutlarla yılın son günü beklendi. Bu yıl hiç beklenmedik bir olay, İsveç?in bu görsel şölenine perde çekti. Havai fişekler atıldı ama bu sefer uzaklarda sıkıntı içinde olan anneler, babalar ve çocuklar için atıldı. Ülke genelinde büyük bir yas var. Bayraklar yarıya indi. Tarihlerinin belki de en acı, en dramatik, en büyük toplu insan kaybına, hem de kendi topraklarından kilometrelerce uzakta sahne oldular. Tsunami felaketi İsveç?e büyük bir acıyı yaşatıyor. Bölgede 15-20 bin civarında İsveç vatandaşı yılbaşı tatili için bulunuyordu. Ölü sayısı bugün itibarıyla 2000, kayıp sayısı 3500 dolayında. 8 milyonluk bir ülkede nerdeyse, her ailenin bir yakını felaket bölgesinde bulunmakta. Uzun gecelerin ülkesinde büyük yas ve hüzün var.

    Umarız; 2005 tüm dünya için çok daha aydınlık bir yıl olur.

    2005?te Bolu'yu düşlüyorum!

    Abant sapağından şehir merkezine kadar duble yolda çevre düzenlemesi yapılmış modern bir şehre girebilmeyi.

    Cici Taksi?nin bulunduğu, ana göbekten hareket ettiğim zaman yeşil dalga sistemiyle Hükümet Konağı?na kadar hiç durmadan arabamla ilerleyebilmeyi.

    Hükümet Konağı?nın Bolu'ya layık bir şekilde yapılabildiği.

    Parklarında, caddelerinde çekirdek tüketmeyen, yere sigara izmariti atmayan güzel kültürlü insanların dolaştığı.

    Anıtpark?ı çevreleyen şimşirlerin ezilmeden, üzerine, basılmamış bir şekilde, görüntü kirliliğinden uzak göründüğü.

    Üniversitedeki akademik havanın şehrin her yerini etkilediği.

    Katılımcı yönetimle lokal hizmetlerin en mantıklı ve modern bir şekilde halka ulaştığı.

    Devletin teşvik kapsamına sokarak, Bolu'nun kalkınmasına pozitif etkilerin görüldüğü.

    Gece sokaklarında dolaşırken temiz orman havasının solunduğu.

    İnsanların iki adımlık çarşıya arabalarıyla değil, yürüyerek veya bisikletleriyle gittiği.

    Abant?ta, Gölcük?te ve benzeri yerlerde kırık şişelerin, pet şişelerin ve poşetlerin yerlerde olmadığı.

    Boluspor?un 2. ligde top koşturduğu.

    İnsanlarının birbirini sevdiği, tuttuğu küçük günlük hesapların yapılmadığı.

    Türkiye?de parmakla gösterebilecek bir Bolu düşlüyorum.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Cafe Koltukları Cafe Sandalyeleri Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak