Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

AKP İl Başkanlığı

Cumhur Bandakçıoğlu

    15 Mayıs 2006

    Bolu gündeminde haftalardır birinci konu AKP İl Kongresi. Bolu'daki haber kaynaklarımıza göre kamuoyu gündemi günlerdir bu konu başlığında şekilleniyor. Genel siyaset üzerinde bir AKP sempatizanı olmadığım için açıkçası bu durum beni çok ilgilendirmemekle birlikte BOLU için önemli konu olduğu kuşkusuzdur. Bu satırları okuduğunuz şu günde iki adayın çekişmesi bitmiş olacak ve başkan koltuğuna oturmuş olacaktır. İl başkanlığına oturacak kişi, önümüzdeki seçimler öncesi AKP politikalarının ve icraatlarının Bolu'daki uygulayıcısı olacak, AKP?yi Bolu'da seçime hazırlayacaktır. Her ne kadar ülkemizde siyasi güç ve iktidar dengeleri tepeden ve dışardan belirlense de özellikle iktidar partilerinin il yönetimlerine de oldukça büyük işler düşmektedir. Umarız kazanmış olan aday her kim olursa olsun objektif icraatlarıyla Bolu'ya güzel şeyler yapmak için çalışır ve seçimler öncesi Bolu adına kazanımlar sağlar. Büyük bir olasılıkla bu güce sahip bir iktidarın uzun bir süre son il başkanı olacaktır. Bu vesileyle Sn. İl Başkanı?na başarılar diliyorum.

    Bolu'da turizm geyiklerine devam.

    Son dönemde Bolu turizmi üzerine yine yazılıp çizildiğini görmekteyiz. Daha önceleri de birkaç kez dile getirdiğim gibi güzel Bolumuz batı dünyasında yaşayanlar için turizm anlamında fazla bir cazibesi olmayan bir yerdir. Bundan dolayı Bolu turizmine dış kaynaklı turist beklemek hayalle iştigâl etmekten başka öteye gitmez. Bir Avrupalı, bir kuzey Amerikalı için Bolu'da bulunan Abant?ın, Yedigöller?in hiçbir turistik değeri yoktur ve olamaz. Zaten bu insanlar, bu bahsettiğim yerlerin on misli fazlasında doya doya yaşıyorlar. Hatta hatta adam gibi, doğayı koruyarak severek, sahip çıkarak yaşıyorlar. Tavşanlar, sincaplar, hatta karacalar bunların bahçelerinde cirit atıyor. Bolu ve çevresini ziyaret edecek bir batılı kahrından ölür. Yollardaki ve piknik alanlarının içindeki çöpler, bira ve rakı şişesi kırıkları, pet şişeler, daha neler neler! Arap yarımadasından gelen ziyaretçilere gelince onlardan da fazla bir şey beklemeyin. Bunların zenginleri zaten Cannes, Monaco, Nice, Marbella, Portofino gibi dünyanın sayılı yerlerinde tatillerini geçirirler. Siz bunların ezan sesi duyarak tatil yapıyoruz mutlu oluyoruz falan demelerine aldanmayın. Bolu'ya büyük araçlarıyla geldiklerine bakmayın, bu kardeşlerimiz ülkelerinde belli bir gelir seviyesinin altında yaşayanlardır. Üç gün sonra değişik bir yer bulup oraya yoğunlaşırlar. Bolu turizminin asıl hedefi iç turizmle, sağlık turizmi olmalıdır. Avrupa?dan buraya ancak sağlık turizmiyle turist çekebiliriz. İnanıyorum ki şimdi bazıları bu ne perhiz bu ne lahana turşusu deyip, sen değimliydin Bolu'da yüzyılın projesine yani Karacasu Termal Projesi?ne karşı çıkan diyeceklerdir. Biz sadece avucunda iki damla süt görüp kendini mandıra zannedenlere karşı çıkmıştık. Türkçe meali, siyasi gücün hikmetiyle bir anda her şeyi biz biliriz, her şeyi biz yapabiliriz rüyasını görenlere karşı duruşumuzdur.. Hazır konu açılmışken bir ulusal konuya daha parmak basmak istiyorum. İçinde yer aldığımız sektörden dolayı gerek dış ticaretten sorumlu Devlet Bakanımız Sn. Kürşat Tüzmen?e gerekse CNR fuarcılığına kendimizi yakın hissediyoruz. Son bir haftadır ulusal basın çok ciddi bir şekilde Sn. Bakanımız ile CNR fuarcılık arasındaki samimiyete takmış bir vaziyette ve imalı bir şekilde özel bir ilişki ortaya çıkarma gayesinde. Aslında yapılmak istenen; Türkiye?de fuarcılık sektörünü yükselten, belli bir konuma getiren bir firmanın (CNR) sahip olduğu pastayı kapmaktır. Yani bizde onların yaptığını yapabiliriz, her şeyi biliriz mantığının bir dışa vurumu olup hazır siyasi irade bizdeyken burayı kaptırmayalım biz çöreklenelim düşüncesidir. Ben açıkçası kamu yararına bir durumdan dolayı bu yaygaranın koptuğuna kesinlikle inanmıyorum. Bir mayıs ayı daha geldi. Hoş havaların durumu biraz nahoş olsa da sıcak günler bizi bekliyor.

    17?21 Mayıs tarihleri arasında dünyanın ikinci büyük ev tekstili fuarı, CNR EXPO CENTER Yeşilköy İSTANBUL?da bir kez daha kapılarını açıyor. Sektörle ilgilenenleri bekliyoruz. Her zaman olduğu gibi 2. Hall de bulunan E-13 Numaralı SESPA-SESLİ standı tüm hemşehrilerimizin standıdır. Ücretsiz giriş davetiyesi temin etmek isteyenler bolununsesi Gazetesi?nden temin edebilirler.

    BONJOUR Öğretmenim!

    Her zaman söylediğim gibi bolununsesi çok uzun yıllar görmediğim kişilerle beni tekrar karşılaştırıyor. Geçtiğimiz hafta yine çok güzel bir elektronik posta aldım. Kolay değil tam 21 yıl sonra merhaba diyen bir ses!

     Sevgili Cumhur,
     Bolunun Sesi gazetesindeki yazılarını zaman zaman okuyorum. Geçenlerde  Lise ile ilgili eski yazına ulaştım. Yazın beni Bolu Atatürk Lisesinde çalıştığım 1981?1987 yıllarına götürdü anlattığın anılar, hocalar öğrenciler ve ortam gözümde büyük bir mutlulukla canlandı. Benim için çok güzel yıllardı. Sadece bu güzellikleri hatırlamama vesile olan  bu yazın için sağol.Diğer yazılarında çok güzel tebrik ediyorum .Verdiğin listede benim adım yok sanırım dersine girmediğim için .Ben fransızca öğretmeniydim.Mine Hitit ,Aynur Tıkan ile okulda yeni göreve başlamışlardı.Birde tarih öğretmeni Gülay hanım gelmişti.Okula iki yıl önce kutlama vesilesi ile geldim ve arkadaşlarla görüştük ,geçen seneki kalorifer kazanı patlaması üzücü oldu.Sizlerinde böyle sahip çıkmanız beni sevindirdi.Başarılar dilerim.
     Sevgi Mülayim
    Fransızca Öğretmeni
    Galatasaray Lisesi/İstanbul

    Sevgili Öğretmenim, beni çok ama çok mutlu ettiniz. Haylaz bir öğrencinin 21 yıl sonra öğretmeninden iltifat alması inanın birçok şeye bedel. Aslında o dönemki genç hocalarımızı sima olarak hatırlıyorum. Zannediyorum genç ve yeni öğretmen olduğunuz için sizlere sıklıkça nöbetçi hoca görevi verilirdi. O yüzden de yüzleriniz hafızamda ancak tam olarak kime yazdığımı çıkartamıyorum Mine Hanımı ve Aynur Hanımı çok net gözümün önüne getiriyorum. Kolay değil, 21 yıl çok uzun bir süre. 2 yıl önce lise gününün ertesinde yazdığım yazıda sizin adınızın olmaması, dersime girmediğinizden dolayı değil. Tamamen hafızamdaki isimler ve lise idare katındaki panodan, liseden emekli öğretmenler listesinde adınızın olmadığındandır. Çünkü o listeden kopya çekmiştim. Hep öğretmenler öğrencileriyle gurur duyacak değil ya. Bazen öğrencilerde öğretmenleriyle gurur duyar. Zannediyorum her Fransızca öğretmeninin gönlünde Galatasaray Lisesi?nde öğretmenlik yapmak yatar, ideali olur. Bende açıkçası sizinle gurur duydum, mutlu oldum. Demek ki Bolu Atatürk Lisesi?nden ne kadar değerli eğitimciler gelmiş geçmiş. Değerli hocam en kısa zamanda görüşme dileğiyle saygılarımı sunarım.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Cafe Masa Sandalye Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak