Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Bolu usulü lakırtılar!

Cumhur Bandakçıoğlu

    11 Mayıs 2010

         Efendim sıcak denizlere açıldığımız geçen haftamızda Bolumuzda tırışkadan konuların yine zirve yaptığını şahit oluyoruz.
        Abant'ta verdiği bir demeçle ülke gündemine oturan, son dönemde de yine Abant'ta yapılan çalışmalar dolayısıyla ülke gündeminde ciddi bir yer tutan Sn. Valimizin tayini çıktığı haberi Bolumuzun bir numaralı konusu olarak yerini almıştır.
        Sayın Valimizin, Belediye Başkanı ve yerel politikacılarla yıldızının barışmaması, aralarında birçok ihtilafın olması bu tayin olayının önemini oldukça yükseltmiştir. Görüyoruz ki 'tayini ben çıkarttım, ben gönderttim' türünden laf salataları, siyasiler ve vali karşıtları tarafından Bolu basınına servis edilmekte, ya da Bolu basını tarafından yanarlı dönerli bir meyve gibi ortaya konmaktadır.
        Benim, inancım ise Sn. Vali'nin kendisinin de tayinini istediği ve Bolu gibi hem yerel yöneticilerden, hem de genel yöneticilerden verim alamayan bir vilayette zaman kaybettiği düşüncesine hâsıl olduğu ve Bolu'dan tez zamanda gitmesinin kendi kariyeri açısından daha iyi olacağı yönündedir. Ve inanıyorum ki daha büyük bir vilayete terfi ederek gidecektir.

        Başkanlık lakırtıları
        Diğer bir lakırtı ise Boluspor Kulübü Başkanlığı konusunda Bolu basınında yapılan tantanadır. Kim ne derse desin, mevkiler ve makamlar tatlıdır. Kimse bırakıp gitmek istemez. Bazen yol kazaları mevki ve makamlardan ister istemez kopmalara yol açar. Necip Başkan içinde bu yıl alınan başarısız sonuç ve son çeyrekte yaşadığı üzücü hadiseyi tam olarak olmasa da bir yol kazası sayabiliriz. Boluspor hiç kimseni şahsi malı değildir. Daha önce olduğu gibi bugün de yarın da başkanlar ve yönetimler gelecek ve gidecektir. Bu gerçeği ancak Boluspor'dan dolaylı ve direk nemalanalar, daha doğrusu verdiğinin üstünde alanlar ancak göremeyebilir, ya da görmek istemez. O yüzdende kendilerinin dışında bir oluşumu istemez ve karşı çıkarlar. Boluspor taraftarının bunların farkında olduğuna inanıyorum ve Bolu basınında başkanlık için yapılan lakırtılara ve bu lakırtıları yapan 3. sınıf yalakalara gülüyorum. Boluspor bu kadar basit bir kulüp değildir.

         Bolu ve birlik beraberlik!
         İzzet Baysal Şükran Günleri ve Ankara'da yapılan Bolu Gecesi'ne katılımlarının oldukça düşük olması hem üzücü hemde düşündürücüdür. İzzet Baysal gibi Bolu'yu Bolu yapan değerlerin başında gelen büyük bir insana gereken önemi vermemek, muhtemelen ancak bir tek Bolu'da olur. İnanıyorum ki İzzet Babamız da bu gerçeği, bu coğrafya da 'Ahde Vefa' nın çok da geçerli olmadığını vakfını kurarken de biliyordu. O yüzdende ruhunun incindiğine pek sanmıyorum. Utanmamız gereken bir durum!
    Ankara'daki Bolu Gecesi'ne gelince, bununda altında biz Bolular'ın birlik beraberlik ve dayanışma konusunda oldukça geride olmamız ve bireysellik konusunda tavan yapmamızı gösterebiliriz. Her iki örnekte bizler için üzücüdür. Gelecek nesiller bu kötü mirası umarım kabul etmez ve Bolumuz'un bu çapsız kumaşından kendilerini arındırırlar.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak