Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

2010 Dünya Kupası - 2009 Yurdum İnsanı!

Cumhur Bandakçıoğlu

    29 Nisan 2009

        Öncelikle Bolusporumuz'un Play off'a kalmasından ötürü kutluyorum. Muhtemelen İstanbul'da yapılacaktır ama, finallerin Antalya'da yapılmasını isterdim. Böylelikle kısa yollu bir tatilde yapmış olurduk! Gelelim biz asıl konumuza, bilindiği üzere 2010 Dünya Kupası Güney Afrika da yapılacak. Devamlı okurlarımız ve tanıyanlarımız benim Güney Afrika ile olan ilişkimi bilirler. Geçtiğimiz Pazartesi akşamı Güney Afrika Büyükelçiliği'nin Türkiye Futbol Federasyonu ile birlikte, Basına ve Türk futbol kamuoyuna İstanbul Swiss Otel'de vermiş olduğu kupa tanıtım toplantısına katıldık. Toplantıda UEFA As Başkanı ve TFF Onursal Başkanı Şenes Erzik, TFF Başkanı Mahmut Özgener gibi tanınmış futbol adamları, Yabancı Misyon Şefleri ve gazeteciler hazır bulundular. Her ne kadar Sevgili Yener Abimin (Babamın) üst düzey futbol camiasındaki forsu ve tanınmışlığı devam etse de biz bu toplantıya Güney Afrika Büyük Elçisi Ekselansları Tebogo Seokolo'nun kontenjanından katıldık. Dolayısıyla ev sahibi konumundaydık. Güney Afrika Cumhuriyeti, 2010 Dünya kupası için hummalı bir çalışmayı tam gaz sürdürmekte. 3,7 Milyar doları doğrudan kupa için olmak üzere toplam 68 Milyar dolarlık bir alt yapı çalışması yapılmakta. Her biri sanat eseri niteliğinde 5 yeni stadyum inşa edilmekte. Sunum sırasında statların planlanan şekli ve hali hazırda inşa aşamasındaki son görünümleri izleyenleri büyülüyor. (Bu arada bizim Karaçayır Olimpik Park Projesi gözümün önüne geliyor ve hayalle gerçek arasındaki farkı görebiliyorum) Kupa öncesi mevcut stadyum iyeleştirilmeleriyle birlikte koltuk sayısı 570.000'e çıkartılacak. Kupa için 450.000 turist beklenmekte. Sayısal veriler oldukça büyüleyici, 15.000 gönüllü ordusu hizmet edecek, 80.000 otel ve pansiyon odası kupa için hazırlanıyor. Kupayı seyretmek isteyenlere çok farklı programlar sunuluyor. Benim en çok ilgimi çeken FİFA'nın resmi misafirperverlik programından, Büyük 5 Serisi adlı seçenek. 36 Maçı en VİP süitlerinde izliyorsunuz buna açılış, yarı final ve final maçaları dâhil. Daha neler neler, sürprizlerde program dâhilinde. Fiyatı mı dediniz? Adam başı 1,5 Milyon USD!!! Evet, evet ama bu sizi korkutmasın tabii ki daha ekonomik programlarda var! Bu sunumların öncesinde Sn. Büyükelçi'nin, Sn. Erzik'in, Sn. Özgener'in ve FİFA yetkililerinin konuşmaları dinlendi. Sn.Senez Erzik, konuşması sırasında salonda bulunan Türkler içinde Güney Afrika'ya ilk giden Türk olduğunu ima etti. Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı Togay Bayatlı da söze karışarak ben sizden önce gitmişimdir dedi ama 1973 yılında Güney Afrika'ya giden Erzik bu konunun galibi oldu. Vay öylemi.. Kambersiz düğün olmaz! Bende yerimden kalkıp efendim, bir Bolulu olarak Güney Afrika'ya bu salonda benden çok giden bir Türk olduğunu zannetmiyorum diye atıldım! (Tabiî ki böyle bir şey yapmıyorum.) TFF başkanımız ise Kendisinin Güney Afrika'ya iç gitmediğini eğer finallere kalırsak gidip göreceğini anlatırken kendisinin de pek umutlu olmadığı imasını veriyordu. Öyle ki toplantıya Fatih Terim Hocamız da zaten katılmamıştı muhtemelen kendinse gelecek soruları duymak istemediği için yerine yardımcısı Müfit Erkasap'ı göndermişti. Sunumun arkasından muhteşem bir orkestrayla ve etkileyici siyahî bir ses Labella Danini, Güney Afrika ezgileriyle birlikte sahne alıp kokteyl başladı. Toplantı öncesi tv kameralarına görünmek için nerdeyse birbirinin üzerine çıkan ve imitasyon pozlar veren kalabalığın, hediye paketlerini de alıp yavaş yavaş yol almaya başlamasını hayretle izledim. İşte yurdum insanı 2009 manzarası! Çok uzaklardan bu davetliler için getirilmiş bir sanatçıyı yarım saat bile dinleme nezaketi gösteremeden gittiler. Belki birçoğu ülkemizin Dünya Kupası finallerine gidemeyeceği kanısıyla, belki de bu daveti veren ülkenin Türk Vatandaşları'na vize uygulamaması sebebiyle, durmanın pek anlamı olmadığı düşüncesiyle gittiler. İnanıyorum ki bu daveti Türkiye'ye vize uygulayan bir ABD, bir İngiltere, bir Almanya verseydi birçoğu son dakikaya kadar orda kalır etrafa gülücükler ve kartvizitler dağıtırlardı.

    Biz ise uzun zamandır özlediğimiz Afrika müziği ve tatlarını gece boyunca doyasıya yaşadık. Sağ olsunlar, Varolsunlar. Bizim Güney Afrika aşkımız Dünya Kupası ile sınırlı değil. Biz Güney Afrika'yı hep sevdik hep de seveceğiz!

    İşin daha da vahim tablosu ayrılırken gördüğüm manzaraydı. Artan hediye paketleri içersindeki Dünya Kupası şapkalarının alınması ama Afrika'yı tanıtıcı bilgi kitapçıklarının çantanın içine bırakılmasıydı. Üzüldüm.. Hem de çok üzüldüm!

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak