Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Sonun başlangıcı

Cumhur Bandakçıoğlu

    7 Mayıs 2007

    Bir kez daha Stockholm?den merhaba! Her zaman olduğu gibi hemşerilerimiz, Stockholm?deki Bolu büyükelçimiz Mustafa Yaman ve Eşi Seçil Yaman?la beraberiz. Bu yıl Stockholm ziyaretlerimizi üçledik. Tabi ilk defa bir mayıs ayında bulunduğumuz içinde bambaşka bir manzarayla karşılaştık. Gece 22?ye doğru kararan uzun günlerin başladığı, yeşilin patladığı bir doğa, beyazlara veda etmiş pırıl pırıl bir İsveç. Açıkçası beni hayretler içersinde bırakan, bir kez daha imrendiren doğasına âşık eden bir ülke! Ne yazık ki bu güzellikleri yaşarken ülkemizin içinde bulunduğu süreç dolayısıyla kulağımız her dakika Türkiye?deydi. Siyasi iradenin son yılında, kırmızı beyaz devrim ülke gündemine damgasına vuruyor ve yeni bir süreç başlıyordu. Tabi ki bu sürecin mimari yine mevcut siyasi iradeydi. AKP, cumhuriyet tarihinin en büyük halk desteklerinden birini arkasına almış, büyük vaatlerle iş başına gelmiş ama kronik siyaset ve politika anlayışını daha öncekiler gibi yenememiştir. Bunun sonucunda da, bugünkü manzaranın ortaya çıkmasını sebep olmuştur. Hoş, bizler gibi muhalif olanlar gerçekleri, yani ülke gerçeklerini başından beri biliyor ve sürekli olarak yazıyorduk. Tamam hemen kızmayın, kabul ediyorum birazda ön yargılıydık, ama asla kötü niyetli değildik. AKP?nin mutlu ettiği %10 azınlık ve her şeyin çok güzel olduğuna inanan vatandaşlar ise, bizimle tamamen zıt olarak AKP?ye bir dönem daha çok rahat bir iktidarın kapılarını aralanacağı müjdesini veriyordu ki, biz bile buna inanmıştık. Son düzlükte ise her şey tersine döndü ve meclisteki ezici çoğunluk bende, ben her istediğimi yaparım, ben bilirim düşünce tarzı hatta birazda şımarıklığı bu günleri hazırladı. Sayın Başbakanımız acaba şimdi biraz olsun düşünüyor mu, ?Ellerine verdik çelik çomağı oynuyorlar? lafını. Sayın Meclis Başkanımız düşünüyorum acaba?Alfabenin A?sını bildiğim gibi biliyorum? deyip öyle olmadığını gördüğünü. Bunlar gerçekten çok acı hatta üzücü deneyimlerdir. ABD?den Avrupa Birliği?ne, Kıbrıs Rum Kesimi?nden Kuzey Irak?taki Kürt yönetimine kadar Türkiye?nin iç işlerine karışma cesaretini gösterip sessiz kalanlar, milletin bağrından çıkan ve ülkenin en önemli kurumu olan TSK?nin eleştirilerini de anti demokratiklikle ve darbecilikle suçlama gafletine düşmeleri ise çok daha acıdır. Geçen hafta dediğim gibi bu sürecin tek sorumlusu AKP?dir ve bence onlar için sonun başlangıcıdır. Umarım biz nerede nasıl yanlış yaptık diye bir özeleştiri yapılır ve buna göre bir duruş sergilenerek sonun başlangıcını, yeni bir başlangıca dönüştürebilirler. Millet sandıkta affetmez lafları da bence züğürt tesellisinden öteye gitmeyecektir. Bir gerçek var ki iktidar partisinin bu söylemin dışında oynayabileceği fazla bir strateji hâlihazırda yoktur. Mevcut sürecin herkese hayırlı olmasını diliyoruz ve aziz Bolu ya dönüyoruz. Bolu kulislerinde de lacivert takım elbiseli sayın vekilim hayalleri ortalığı kaplamış durumda. Görünen o ki en büyük iç savaş yine AKP kanadında yaşanacak. Mevcut milletvekillerimiz, AKP nin önde gelen yerel seçilmiş yöneticilerinin adaylık yönündeki görünümleri ve de mevcut siyasi tablonun AKP ye negatif etkileri en büyük heyecanın burada yaşanacağını gösteriyor. Birleşmelerle birlikte Gerek ANAP-DYP, gerek CHP-DSP ve de MHP?nin birer milletvekilliği şansının olması da bu partilerin aday adaylarına Ankara hayalleri kurdurmaya başladı bile. Bu seçim sürecininde Aziz Bolumuza hayırlı olması diliyor, tüm Bolu'ya ve Bolu sevdalılarına Stockholm?den sevgilerimizi gönderiyorum.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Cafe Koltukları Cafe Sandalyeleri Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak