Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Bolublanca (Beyaz Bolu)

Cumhur Bandakçıoğlu

    20 Haziran 2013
          Bir tür kimlik kaybı yaşıyor şehrimiz. Kendini bulmak için şekilden şekle giriyor. Hele hele bizim gibi 15- 20 günde bir gelip de görenler için yoğun bakımda ölümle yaşama arasında bir hasta görünümünde. Şüphesiz ki hastanın başındaki adam, düzeltmek, iyileştirmek, hastanın yeni kimliğini oluşturmak için kendince iyi niyetiyle çalışıyor. Diğer taraftan ise hayallerinin şehrini yaratmak adına çok canları yaktı, hala da yaktığını söyleyebiliriz.
          Fazla özgüven, yetersiz ve düşük profilli kadrolar, kimliğini ve kendini bulamayan, bu hasta görünümlü Bolu'nun tek sorumlusudur. Dünya güzeli Gölcük'ü orman içi dinlenme konseptinden alıp lunaparka ve panayıra çevirmeyi başarmış bu zihniyetin, şimdide bu bölgeyi imara açması akıllara zarar bir gelişmedir. Hâlbuki bu kararın sahiplerinin birçoğu doğanın ortasında köy de, kasaba da dünyaya gözlerini açıp yetişmişlerdir. Doğaya herkesten daha çok sahip çıkmaları gerekirken, adeta bir ihanetin için girmişler ve mevcut konumlarını koruma adına zaten sıkıntılı olan Gölcük'e bir hançer daha vurmuşlardır.
          Gölcük'ü, lunaparka çevirenlerin, İzzet Baysal Caddesi'ni sözde prestij projeleri adı altında, sahil kasabası konseptiyle, kış şehrini beyaza boyama sevdasına kapılmalarını ve bu yönde karar almalarını da son derece normal karşılamak gerekir. Maalesef, diplomanın tek başına her şeyin çözümü olmadığını, Bolu'da yapılan ve planlana işlerden bir kez daha anlamış bulunuyoruz.
         Neyse ki çok geç olmadan, yapılan yanlış anlaşılmış olmalı ki BOLUBLANCA (Beyaz Bolu) projesi rafa kaldırılarak, 3-4 farklı renk uygulamasına dönüştürülmüş. Giydirme tekniğiyle İzzet Baysal Caddesi'ni yeni bir şekle sokmak isteyen zihniyetin bu işin realitesinden çok uzak olduğunu düşünüyoruz. Bu tekniğin, yani bina giydirmenin, eski binaların birbirine benzer mimaride olduğu yerlerde daha yapılabilir olabileceğini söyleyebiliriz. Dünya'da bu işin en başarılı yapabileceği yerler, Eski Sovyetler Birliği ülkeleridir. Çünkü bütün yapılar aynı merkezden yapılmıştır. Bolu gibi (İzzet Baysal Caddesi) birbirinden kopuk mimarilerin üzerine uygulanacak projeler, sadece bu işlerin taşeronlarına katkı sağlayacak ve istenen sonuç asla alınamayacaktır.
        İzzet Baysal Caddesi için yapılabilecek en güzel şey, öncelikle tabela kirliliği, özellikle dijital baskıyla yapılan renk karmaşası tabelaların ortadan kaldırılması ve mevcut binaların cephelerinin temizlenmesidir.
         İyileştirme ve güzelleştirme adı altında Bolu son 3 yıl içinde büyük darbeler yemiştir. Düzgün, birbirini karşılayan yollar bile baştan sağma işçiliklerle eskisinden çok daha kötü hale sokulmuştur. Cetvelle dahi düzgün çizgi çizemeyen adamlar, Bolu'da iş yapmışlar, hala da yapmaktadırlar. Sonuç her yönüyle hasta görünümlü bir şehir olarak karşımıza çıkmıştır. Hastanın başındaki adama tavsiyem, bu karmaşık ruh halini bir kenara bırakarak, her yere aynı anda saldırmaktan vazgeçmesi ve sadece bir bölgeye odaklanarak tam anlamıyla bitirmesi ve örnek teşkil eder hale getirtmesidir.        
           Zararın neresinden dönse kendi adına kardır.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak Bolu Çatı Tamiri Bolu Kamera Sistemleri Tonet Sandalye