Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Gönül böyle istiyor işte !

Cumhur Bandakçıoğlu

    10 Mayıs 2011
        Geçen haftaki 'Pat Pat Bolu' başlıklı yazımız hem haber kısmında hem köşe yazısı kısmında birçok mesaj aldı. Mesajların büyük bir çoğunluğu Bolu'nun sorunlarına duyarlı, gerçekleri gören okurlarımızdan olup, bir tanesi de yazının içeriğine partizanca yaklaşan bir okurumuzdandı. Seçim sonuçlarına ilişkin yorumumda kıymetli okurlarım tarafından pek kabul görmedi. Başlıkta olduğu gibi 'Gönül böyle istiyor işte' ne yapabilirim.
         Geçtiğimiz hafta Çarşamba günü ile Pazar günü Almanya Avusturya ve Slovenya arasında tam 2400 Km. direksiyon salladım. Slovenya'ya ilk defa gittim. Slovenya, Yugoslavya'nın parçalanmasıyla oluşan devletlerden bir tanesi olup, içlerinde Avrupa Birliği'ne ilk kabul edilen ülke! Avusturya ve İtalya ile sınırı var. Slovenya, doğa yapısı olarak Bolu'yu oldukça andırıyor. İnanılmaz derecede yeşili bol. Halihazırda siyasi sıkıntılarını geride bırakmış modern dünyanın bir parçası haline gelmiş durumda. Slovenya'nın doğası baharında vermiş olduğu olanaklarla muhteşem manzaralar sunuyor. Tabi bu güzelliklerden etkilenmemek elde değil. Almanya ve Avusturya'yı geçin onlar zaten farklı bir boyutta, Slovenya'yı görünce ister istemez daha çok üzülüyorsunuz. Bolu nasıl bu kadar zevksiz köhne ve bakımsız olabilir diyorsunuz. Slovenya'nın başkenti Ljubijiana yakınlarında bulunan Kamnik kasabasında Sovnik termal tesislerinden birkaç kare sunuyorum. Konaklama tesislerinin mimarisine bir bakın ve de gözünüzün önüne bizim Karacasu'yu getirin! Gazelle Resort den sonra Karacasu un artık daha farklı bir boyuta getirilmesi ve imar edilmesi şart. Aksi halde oteller kendi sınırları içinde kalacak ve bölgeyle bütünlük sağlayamayacaktır.
      
        Avusturya dan Slovenya'ya geçerken Alp Dağları'nın vadileri boyunca birçok tünelden geçiyorsunuz. Bu tünellerin uzunlukları 4 Km ile 8 Km arasında değişiyor. Bolulu TIR şoförlerimiz bilirler. Bu tünellerden en uzunu Krawenken tüneli yaklaşık 8 Km. Ulaşım tek tüpten gidiş geliş birer şeritten sağlanıyor. İki şerit arasında ayraç yok. Tüneldeki maksimum hız 80 Km!!. Diğer tüneller çift tüp ve maksimum hız 120 Km.  Bizim, Bolu Dağı tünelimizde  3 şerit ve maksimum hız 70 Km! Ne demek istediğimi anladınız. Her şeyin abartısı bizde.
         Seyahatimiz son gününü Belçika günlerimizden bir arkadaşımızı ve ailesini ziyarete ayırıyoruz ve Almanya'nın orta batısında buluna Paderborn'a rotamızı çeviriyoruz. Paderborn yaklaşık 130.000 nüfus a sahip tarihi yapılarını modern mimariyle birleştirmiş bir şehir. Almanya'nın en kısa nehri Pader Nehri de şehrin ortasında doğuyor 4 Km. lik bir nehir. Dolayısıyla şehrin içinde birçok suyolu var bu da şehre bambaşka bir hava katıyor.  Paderborn'da ilgimizi çeken başka bir konu ise anaokulu öğrencilerinin hafta sonu okul oyun sahasını yenilenmesinde aileleriyle birlikte çalışması oldu. Herhalde biz bu manzaranın artık çok uzağında kaldık. Acaba bizmi ileriye gidiyoruz onlar mı geriye gidiyor? Söyledim ya gönül böyle istiyor. Daha güzel bir Bolu istiyor. Partizanlık uğruna gerçekleri gizlemek halkı uyutmak bize göre değil. Masal dinlemek ise hiç değil.
     
         Fotoğraflar: Snovik Termal Bölgesi Slovenya ve Paderborn Almanya

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Cafe Koltukları Cafe Sandalyeleri Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak