Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Acaba bizde gıda sektörüne mi geçiş yapsak ?

Cumhur Bandakçıoğlu

    29 Kasım 2004

    Ekonomistlerin hiçbir zaman kuşku duymadıkları tek söktör gıda sektörüdür. İnsanoğlu var olduğu sürece gırtlaklar çalışacaktır. Bunun da anlamı gıda sektörü ekonomilerde her zaman en ön planda olacaktır. Her şeyden vazgeçebiliriz ama yiyeceğimizden asla, çünkü yaşamımızı sürdürebilmemiz için yiyeceğiz. Memleketimiz, Mengen ilçemizin gerçekleri ve katkılarıyla ülkemizde yeme içme sanatının, yani mutfak sanatının en önemli markasıdır. Bu topraklardan çıkan insanlarımız ülkenin ve dünyanın dört bir yanında hazırladıkları birbirinden güzel yemeklerle ün yapmaktadırlar. Bu üne karşı Bolumuz da yemek yemek, daha doğrusu Bolu kap yemeklerini yiyebilecek bir yer bulabilmek oldukça güçtür. Şehrimizin can damarı İzzet Baysal Caddesi?nde Bolu Yemeği yiyebileceğimiz bir mekan maalesef bulunmamaktadır. Benim bildiğim Bayram Usta Fast Food, Köftehor (O da kapandı) birazda yörem Mantı?da bu tatları bulabilirsiniz. Dolayısıyla Bolu'ya dışardan gelen yerli yabancı misafirler için Bolu Şehir merkezinde Bolu tatlarını yakalayabilecekleri bir nokta yoktur. Buna karşılık caddenin büyük bir bölümünde, pideciler, kebapçılar dürümcüler, pizzacılar büyük bir çoğunluğu teşkil etmektedir. Öyle ki bazı saatlerde kebap kokuları uzak doğu ülkelerinin şehirlerinde caddelere yayılan yağ kokularıyla yarış etme kıvamına bile gelmiştir. Zannediyorum her 10 metrede en az bir dükkan gıda sektörüne hizmet etmektedir. Bunun anlamı da cadde üzerindeki kira seviyelerinin malum yüksekliği karşısında bu sektörün para kazandığı ve kendisini döndürdüğüdür.

    Yine cadde üzerinde son yılların modası metal ve cam kaplamalı (dış cephe giydirmeli) plazavari binalar, Bolu'nun son trendi olmuştur. Yanılmıyorsam bu akım Kardelen Sineması ile başlamış, daha sonra arkası mısır patlağı gibi gelmiştir. Bu sistem her ne kadar görümünü solarak modern bir görüntüye sahip olsa da dünyanın yavaş yavaş terk etmeye başladığı, havalandırma sistemleri iyi çalışmadığı takdirde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen, Hatta yazları sera etkisi yapabilen bir mimari türüdür. Ayrıca sistem üzerinde açılan pencerelerin maliyeti yüksek olduğu içim mümkün olduğunca az pencere sistemi kullanılmaktadır. Bu kolda çalışanlar belki yazdıklarımdan hoşlanmayacaktır ama, ben kişisel olarak bu tip binaları oldukça soğuk, estetikten ve sanattan uzak buluyorum.

    İşte bu binaların sonuncusu Kızılay tarafından yaptırılan hizmet binasıdır. İlimize hayırlı ve uğurlu olsun. Kızılay binasındaki bazı katların ve alt kattaki dükkanını cadde üzerindeki konumu nedeniyle ilimiz girişimcilerinin büyük dikkatini çekmesini ve bir çok talihlisi olduğunu Ramazan Bayramı?nda ki temaslarda öğrenmiş bulunuyorduk. Daha sonra ihaleye çıkması ve ihaleyi aylık 23.5 milyarlık (zemin kahve üstündeki 2 katın) ile İstanbul Kır Pide İşletmesi?nin aldığını öğrenmiş bulunuyorum. Matematiğim gerçekten çok kötüydü, ama 23 milyar 500 milyon TL?nin ne kadar olduğunu gayet iyi biliyorum. Açıkçası küçük dilimi yutar gibi oldum. Servet düşmanı değilim. Kirayı ödeyeceklerin bildiği bir hesap muhakkak vardır. Ama ben yinede bunu Bolu için çok yüksek bir miktar olduğu inancındayım. Doğru olmadığı inancındayım. Umarım hem kiracılarına hem de işyeri sahiplerine ileride sıkıntı çıkartmaz. Bu kirayı isteyenler veya bu bedeli ödeyenler acaba hiç düşündüler mi, bu kira ileride emsal teşkil edebilir mi? Yarın diğer ev sahipleride kiracılarından, ?bak kardeşim buranın değeri bu bundan aşağı olmaz? derse ne olacak ? Hepimiz biliyoruz ki ülkemiz lay lay lom, ekonomide bahar havasıyla gidiyor. Ama gerçekte böyle değil. Daha dün motorlu taşıtlar vergisine yine öpücüğü kondurdular. Sana ne kardeşim alan razı veren razı diyebilirler. Ama yine de benim gönlüm bu işe razı değil. Kızılay yönetimi çok daha düşünceli, topluma karşı sorumlu davranabilirdi.

    Benim için bir önemli konuda cadde üzerindeki mağazaların sektörel dağılımıdır. Yok mu bunun bir kanunu, usulü? Yani yakında caddede yiyecek içecek satan yerden başka bir yer kalmazsa şaşırmayın. Yurt dışında biliyoruz. Belediyeler veya Ticaret Odaları posta koyabiliyor. Açılış izni istediğiniz cadde üzerindeki mağazanız için gerekli izin verilmemiştir. Sebebi aynı sektörden aynı cadde üzerinde yeterli sayıda mağaza bulunmaktadır. Siz müracaatınızı şu bölgede yapabilirsiniz diye. Tabi ki bizim ülkemiz için bunlar biraz zor ve hayal. İnşallah ileride. Yinede açıkçası rakam beni düşüncelere daldırdı;

    Acaba bizde gıda sektörüne mi geçiş yapsak ?

    Not: Geçtiğimiz haftaki Sağlıklı günler Bolu yu mu bekliyor başlıklı yazımızda bir tarih hatası olmuş 22 Kasım 2004 olması gereken tarihi 2005 olarak yazmışım. Uyarıyı yapan okuyucumuz Sn. Muazzez Disanlı?ya teşekkürlerimi sunarım.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Cafe Koltukları Cafe Sandalyeleri Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak