Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

Taş Kafa Mimarisi, Taş Kafa Sermayesi ve Taş Kafa Yönetimi

Cumhur Bandakçıoğlu

    15 Kasım 2011

         Aslında bu yazıyı daha önce yazmayı planlamama rağmen, konunun üzerine konular girmesi ve güncelliğini yitirmesi sebebiyle yazamamıştım. Bugün yerel basında bir gazetemizde tekrar gözüme çarpınca tekrar yazmaya karar verdim. Çok gezmenin ve çok görmenin insan psikolojisine faydası kadar, zararı da oluyor. Görüp de sizde ve çevrenizde olmayan iyi şeyler ki bunlar kişiden kişiye değişir, sizi üzüyor ve daha agresif bir tutuma itiyor. Hele hele evrensel anlamda, yani herkesin kabul edebileceği şekilde olabilecekken, farklı bir şekilde ortaya konan şeyler sizi çok daha fazla olumsuz etkiliyor. Konumuz Abant! Hani bir türlü bir şeye benzetemediğimiz adeta içine etmek için yarıştığımız Abant!
          Abant'a, adı çeşitli adli konulara karışmış bir STK tarafından bir çeşme yaptırılmış. Amacını bilemem, hayratı kadar reklamı içinde olabilir. Burası açıkçası beni hiç ama hiç ilgilendirmiyor. Birçok kişi mimari özelliğinin vermiş olduğu mesajdan da huy kapabilir. Benim için ise asıl olan o taş bloğun yeşilin dolayısıyla o güzelim doğanın böğrüne saplanmasıdır. Bir eser yaptırırken neyin nereye yakışacağını bilmeyen taş kafa sermayedar olursa, bir yapıyı planlayıp çizerken, ortaya çıkan eserin nerede konumlandırılacağını düşünmeyen, ya da sermaye sahibini uyarmayan taş kafa bir mimar olursa ve de yapılacak bir eserin o yere uygun olup olmayacağına dair karar veremeyecek düzeyde taş kafa yönetimler olursa, ortaya buna benzer ucubeler çıkar işte!
          O mimarideki bir çeşmeyi; Büyük Cami'nin,  Tabaklar Hamamı'nın, Kadı Cami'nin veya Karaköy Cami'nin bir köşesine koysanız inanın hiç bir itirazım olmaz, ama Abant'a, Konya Ovası muamelesi çekerseniz hem itirazım, hem eleştirim, hem de serzenişim olur.
         Yapmayın beyler gözünüzü seveyim yapmayın. Biraz mesleğinizin, biraz makamınızın, onlardan geçtim dünyanın biraz hakkını verin. Biraz araştırın, biraz okuyun, biraz seyredin, biraz olsun görün. Biliyorum bu ülkenin mevcut sistemi ve yapısında zor ama biraz olsun iyi bir şeyler doğru şeyler yapın yaptırın. Nasıl kondurdunuz o taş yığınını oraya? Zaten arkasında garip bir çeşme daha var. Ne olurdu ahşap mimarili, motifli bir çeşme kondursaydınız? (Bunlar eskiden yapılıyordu)  Biraz olduğumuz gibi olmayı denesek ne olur.
          İşte Highway Alışveriş merkezi; Bolu ve Bolu Dağı'nın havasıyla en ufak bir alakası olamayan tamamen ticari düşünülmüş ve de (şahsi görüşüm) hiç bir zaman bu yapısıyla istenilen sonucu alamayacak bir tesis yapıldı ve bu tesisin girişi çıkışı kötü konumlandırıldığı gibi yapılan üst geçitlerle de tesisin görüntüsünü kapadı. Orada ahşap ağırlıklı Bolu Dağı'na özgü et mangalcılara ait bir bölüm olsaydı o tesise bugün yoldan giren ziyaretçi sayısının en az 2 misli ziyaretçisi olurdu. Yarın Kipa açıldığında işler biraz daha zor olacak gibi duruyor haberiniz olsun!
    Maalesef, granit, alüminyum korkuluk ve metal dış kaplama malzemesi kullanınca iş bitmiyor! Sadece iyi olduğunu zannediyorsunuz.
          Resim:  Gündem gazetesinden alınmıştır.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak