Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

Kızılay- 8 Mart- Garanti

Cumhur Bandakçıoğlu

Kızılay- 8 Mart- Garanti
    8 Mart 2011

        Kızılay kaza yaptı!

        Hepimiz biliyoruz ki, Türkiye Kızılay Derneği zaman zaman gündeme oturur. Bu gündem maddesi de çoğunlukla Kızılay'ın yönetim yapısıyla alakalıdır. Ülkenin en önde gelen ve de büyük kuruluşlarından biri olduğu için sürekli göz önündedir. Her siyasi irade ve güç birlikleri Kızılay içinde var olmak ister. Geçmişten bugüne Karadeniz ve Düzce lobisi ağır basar. Ben Kızılay gibi özel bir kurumun ciddi anlamda vatan ve millet sevgisi olan, kendi çıkarlarına hizmet etmeyecek güçlü ve karakterli, içinde Allah korkusu olan insanlar tarafından yönetilmesini isterim.  

         Bugün Bolumuz'da Kızılay Şubesi, bir okulun Kızılay kolunda bile olmayacak gülünç olaylara sahne olmaktadır. Tarihi bir kuruma yakışmayacak bir dizi gariplikler yaşanmaktadır. Görünen odur ki, uzun yıllar şube başkanlığı yapan şahıs artık yıpranmıştır. Kızılay afet deposuna bahçesine ne amaçla yapıldığı belli olmayan kameriyeler için bile cevap vermemektedir. Ve bunları yazan Gazetemiz Sahibi Kamuran Alagözoğlu aleyhine üç tane dava birden açılmıştır. Yapılan seçimde seçilen ekibi onaylamayarak yeni bir yönetim kuran Kızılay Genel Merkezi sınıfta kalmıştır. Bunun Türkçe anlamı; muhtemelen genel merkez onaylı bazı tasarrufların üstünün bir müddet daha örtülü kalması gerektiğidir.
         Genel Merkez tarafından bu yönetime atanan, bir arkadaşım, bir abim ve de bir akrabam bulunmaktadır. Sn. Başbakanımızın ileri demokrasi diye dosta düşmana meydan okuduğu bu dönemde, atananların bu anti demokratik gelişmeyi reddetmeleri, onların ne kadar demokrasiye inandıklarının kanıtı olacak ve de halkın demokrasi inancını dosta düşmana gösterecektir.

         8 Mart Dünya Kadınlar Günü

         Öncelikle tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü en içten dileklerimle kutluyorum.  Son yıllarda daha geniş kitlelerce kutlanan bu özel gün, ezilen, horlanan, 2 sınıf muamelesi yapılan, hatta öldürülen, analarımıza bacılarımıza ve eşlerimize ithaf olunmuştur.
    Her yıl süslü kelimeler ve vaatlerle kutlanmasına rağmen kadınlarımızın hak ve özgürlükleri halen istenilen noktaya geldiğini söyleyemeyiz.
    Bir ülke düşünün ki, Başbakanı başka bir ülkeye kendi ülkelerinde hak ve özgürlüklerini yaşayamadıkları için sığınan vatandaşlarına artık dönün ülkemiz ileri demokrasiye geçmiştir çağrısı yapsın. Ama o Başbakan'ın memurları, 8 Mart Günü Bolu'da 300-400 metre, hem de çok farklı yapıda derneklerin katılımıyla yapmak istedikleri yürüyüşe izin vermesin. Bu nasıl bir çelişkidir.
    Bu durumda; Ya Sn. Başbakanımız yalan söylemektedir. Ya da Başbakanımız'ın memurları Başbakanı takmamakta, kendi demokrasilerini uygulamaktadır. Veya danışıklı dövüşlü bir tiyatro sergilenmektedir. Ben Sn. Başbakanımızın her ne olursa olsun toplum karşısında yalan söylemeyeceğine inanıyorum. Bu durumda danışıklı dövüşlü tiyatro seçeneği de ortadan kaybolmaktadır ki geriye 3. seçenek kalır buda oldukça vahim bir tablodur. Yinede kötü düşünmeyelim ve bu uygulamanın, içinde bulunduğumuz soğuk havada kadınlarımızın üşümemesi ve yorulmaması için sadece onların sağlıkları düşünüldüğü için yapıldığına sayalım!

         Bu bir GARANTİ BANKASI komedisidir

         Malumunuz bankalarımız birer ticari kuruluş olup kar etmek için çalışırlar. Çok uzun zamandır Garanti Bankası'na ait kredi kartı kullanmaktayım. 2 yıl önce banka bu kartıma bağlı 2. bir kart gönderdi. Amerikan Express Kredi Kartı. Kartın bağımsız bir limiti yok! Ana karta bağlı. Geçen yıl hiç kullanmadım. Bu yıl hadi bir kere kullanalım dedim. Hâlbuki normal kartı da kullanabilirdim. 150 TL'lik bir satın alma yaptım. Geçen ay normal kartımın ekstresinde, ek kart ücreti kısmında bu 150 TL'lik tutarla birlikte. Hızlı Mil Kullanım Ücreti adı altında 35 TL'lik bir rakam gördüm. Garanti Bankası'na yapılmış bir kredi arktı isteği başvurum yok. Hızlı mil kazanmak için yapılmış bir başvurumda yok.

        Açtım telefonu, bu nedir diye sordum. Efendim AMEX kartınızdan hızla mil kazanmaya başmalmışsınız onu için yılda bir kere alınan ücret. Biraz bastırınca; Efendim aslında o bir çeşit kart ücreti!


        Peki, bunu niye bu şekilde yazmıyorsunuz da Hızlı Mil Kazanım Ücreti olarak yazıyorsunuz? Hem bu kartı siz kendi kendinize gönderdiniz? Benim bir talebim varmı? Yok...  Efendim kural böyle. Kem küm efendim. Evet, işte her gün TV'lerde gördüğünüz, ekonomi sayfalarında okuduğunuz bankamız bu yıl şu kadar kar etti ibarelerinin kaynaklarından biride budur. Vatandaşını korumayan, korumaya çalışsa da şeytanın aklına gelmeyecek yöntemlerle insanların paralarını kapan sistemin bir örneğidir bu. Dikkatli olun! O kadar aciz ve pişkinler ki, ne maile, ne faksa cevap bile yazamıyorlar.

                                                                                 Cumhur Bandakçıoğlu


    • Meraklı9 Mart 2011 . 14:50

      İşin Özü... Sen kim olduğunu söylede işin özünü bir anlayalım.
    • İşin Özü9 Mart 2011 . 11:41

      Bu maddi menfaat denilen nedir acaba? Kızılay görevi fahri bir görevdir. Menfaati sadece manevidir. Bazı kişiler nedense bir şey beklemeden yapılan görevleri anlamada zorlanır.Kızılay da herşey kayıt altında olur ve düzenli Kızılay Müfettişlerince denetlenir. Zaten şimdiye kadar Eski başkan seçilerek bu fahri göreve devam etmiştir. Son seçimde başka bir ekip seçilmiş ancak Genel Merkez onaylamamıştır. Eski Başkan şu anda yönetim kurulunda bile değildir. Hala Eski başkanın gündeme getirilmesini anlamak mümkün değildir.  
    • Fikri Ceylan9 Mart 2011 . 10:27

      Bolu'da eski başkanı takdir eden falan yok. Olsaydı seçimi kazanırdı zaten. Demokratik bir seçim, birilerinin sırf şahsi ilişkileri ve menfaatleri yüzünden Genel Merkez tarafından geçersiz kılınıyor. Genel Kurulda oy kullanan delegelerin adına kim oluyorlar da bu kararı alıyorlar acaba? Gelen duyumlara göre bazı delegelerin de bir araya gelerek iptal edilen genel kurul için Genel Merkeze maddi manevi dava açmaya hazırlandıklarını öğrendik. Umarım adalet yerini bulur.
    • İşin Özü8 Mart 2011 . 21:30

      Kızılay konusunde nedense bazı kesimlerin ön yargılı yada maksatlı yazılarını anlamak mümkün değil. Kızılay gibi ulvi bir kurum neden bu kadar yıpratılmak isteniyor. Şu anda Genel Merkez tarafından çalışacağına inanılan bir yönetim kurulu atanmış. Genel Merkezin yeni seçilmiş ekibi neden onaylamadığı bence kurumun bileceği bir iş. Şimdiden yeni atanan ve Boluca takdir edilen kişilerin yıpratılmaya çalışılması ise çok manidar. Önemli olan kızılay. Bu kurum özveri ile çalışılacak bir kurum. Zevkinde ve sefasında olanların yapacağı iş değil. Bolu Kızılay'ının bu gün geldiği nokta nedeni ile eski başkan Yılmaz Özarslan'ın takdir edilmesi yerine, yine kızılay için yaptırdığı kamelyalar nedeni ile sürekli eleştirilmesi maksatlı husumettir. Editörden: Boluca takdir edilen dediğiniz isimler derken, siz kendi kenndinize mi takdir ediyorsunuz acaba? Kamelyelerin cevabını veremiyorsunuz. Çünkü Kızılay'ın asli görevleri içinde böyle bir şey yok. Kızılay'ı yıpratmaya çalışan falan da yok. Tam tersine Kzılay'ı sizin antidemokratik uygulamalarınız yıpratmıştır.
    • Sarslan8 Mart 2011 . 15:46

      Garanti ve kart ücretine sonuna kadar katılıyorum.. ilk olarak üzülerek bunu paylaşmak istiyroum..dünyada tek bu banka kalsa hayatta önünden bile geçmem dedğim muhafazakar bir bankadan bana kart almaya yönelttiler ya o yüzden bu garanti ye helal olsun diyorum.. üstelik benim gibi bir cumhuriyetçiye.. aslında adamına göre muamele var bankalarda.. kesinlikle bu biline.. çalışanlar yok bizden de alınıyor efendim vs vs deseler bile buna inanmayın.. istedikleirden alıyorlar.. ben kurtuldum darısı başınıza..

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak