Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

Üniversitemiz

Cumhur Bandakçıoğlu

    8 Aralık 2009

       Bolu'nun bir numaralı can damarıdır. İzzet Baysal gibi yüce bir insanın Bolu'ya ve Bolulular'a hediyesidir.

    O yüzdende çok özeldir. Hiç bir siyasi düşüncenin, hiç bir fraksiyonun, hiç bir çıkar örgütünün eline teslim edilemez.

    Ne bir siyasi düşünce, ne bir fraksiyon ne de bir çıkar örgütü bu üniversiteyi ele geçirme cesaretine sahip olamaz ve olmamalıdır. Tabii ki bu bizim gönül dünyamızın dileği olup, mevcut şartlarda bir fantezi yumağından başka bir şey değildir. Bu üniversitede bu tür lafların dedikodusunun bile yapılması, Bolu'nun ayıbıdır.

     

      İzzet Baysal Vakfı tarafından yaptırılan üniversitemiz devlete devredilmiştir. Malumunuz, ülkem insanın dar düşünce yapısı içinde bu muhteşem eserinde, siyasi ve idari oluşuma göre gelgitler yaşaması daha doğrusu dönemsel oyunların bir parçası olması kaçınılmaz, bir o kadarda üzücü bir gerçektir.

     

      Böyle bir ortamda verilen eğitimin birçok okul ve üniversitede olduğu gibi yerlerde yüzmesi akademik eğitimin bir kâğıt parçasıyla belgelenmesi dışında bir gerçeği olamamasıdır.

     

      Bunları neden yazıyorum? Son dönemde Bolu gündemi üniversitemizdeki rektör seçimleri öncesi yaşananlara odaklanmış durumda. Özellikle gazetemizin okuyucu köşesi yıllardır üniversitenin adeta bir forum sitesi gibi bir işlev görmekte. Kişisel olarak bu beni bazen kızdırsa da, BOLUNUNSESİ'nin hali hazırda bugün yaşadığı ve yaşatıldığı sıkıntılı durumu rağmen, Bolu'nun en önemli buluşma noktalarından olduğu gerçeğidir.

     

    Evet, birçok aday, İzzet Baysal Üniversitesi rektörlüğü için sahaya inmiştir. Acaba hangisi her yönüyle bu makamı sırtında taşıyabilecek özelliklere sahiptir? Mevcut işleyiş içinde bunun pekte mühim olmadığını, en az oyu alanların bile rektörlük koltuğuna oturabildiği ve bu anlı şanlı hocalarında bunu gönül rahatlığı ile kabullendiği bir sistemde yaşıyoruz. Diğer taraftan kendine yakın öğretim üyelerinin kadrolaştığı bir ortamda, farklı bir kişinin ortaya çıkma şansı olmadığı gerçeği de madalyonun arka yüzüdür.

      Sonuç kişisel hırsların, egoların altında eğitim alan ve mezun olan binlerce öğrenci! İş görüşmesiyle karşımıza çıkanlardan durumun vahametini görüyor ve yaşıyoruz. O güzel diplomalara karşılık, boşa yanan bir elektrik lambasını kapatmayı bile akıl edemeyecek pratiklikten uzak işletmeciler, mühendisler, hukukçular...

      İddia ediyorum bugün üniversiteden yeni mezun olmuşların yüzde onu bile Microsoft'un en temel ofis programı olan 'Excel' i tam anlamıyla kullanamıyorlar. Hâlbuki bu programın bilinmesi bile, kendilerini en az beş adım öne geçirecek, onları iş başvurularında öne koyacak bir nimettir.

    Değerli bir doçent arkadaşıma bu görüşlerime sunduğumda, maalesef haklısın diyor ve alttan çok boş geliyorlar diye ekliyor.

     

      İşte bu gerçeklerin ışığında, milyon dolarların akıtıldığı bir üniversitemizin bilimden uzaklaşarak devletin dönemsel siyaset ve politikalarının bir oyun alanı haline düşmesi beni çok üzer. İnanıyorum ki bu durum, bu eseri Bolu'ya kazandıran o yüce şahsiyetinde ruhunu çok incitmektedir.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak