Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Büyüksün Estonya Büyükelçisi!

Cumhur Bandakçıoğlu

    15 Şubat 2010

      

        Aslında bu yazıyı geçen hafta çarşamba günü gazeteye göndermeyi planlıyordum ki, aynı gün sabah saatlerinde Bolu'dan gelen bir telefon planlarımızı değiştirdi. Sevgili Yener Abimin geçirdiği üzücü kaza beni apar topar Bolu'ya attı. Ayağının kayarak düşmesi sonucu yaşadığı sıkıntıda kendi ihmalinin yüksek olması ve uyarılarımızı dinlememiş olması çok üzücüdür. Bu sebeple başta Yener Abi olmak üzere, Bolu'da yaşayan tüm hemşerilerimize, 03.01.2010 tarihinde yazdığım Uzun Geceler VII başlıklı yazımda bulunan bir resmi ve yorumumu tekrar sütunlarıma alıyorum.
       Bir dahakine bu kadar şanslı olmayabilir. Resim: Buzlu yol ve kaldırımlarda düşme tehlikesine karşı yürüyüş batonlarıyla yürüyen İsveçli bir bayan. Ülkemizde kış aylarında çokça rastlanan düşme sonucu meydana gelebilecek birçok kırık vakasına karşı, basit ama etkili bir korunma yöntemi.
     
       Bu satırların devamlı okurları benim, kayak sporu ve Bolu üzerine birçok köşe yazısına imza attığımı iyi bilirler. Bu yazıların büyük bir bölümü adeta bu spora karşı küs olan vilayetin bir vatandaşı olarak serzenişlerle doludur. Gerede'yi saymazsak, 70'li yıllarda bireysel hareketlerle ve aynı yıllarda Beden Terbiyesi'nin bu spor dalındaki dönemsel faaliyetleriyle kısıtlı olan Bolumuz, tirajikomik bir hadise olarak da 1978 Yılından bu yana ülkenin 2 numaralı kayak merkezidir.
      Bu zıt ve anlamsız durumun baş sorumlusu ilin yöneticileri birazda ilgisiz halkıdır.
       Bunun yanında 1978 yılından beri Köroğlu Dağları'nda işletmecilik yapanların paylaşımcı ve idealist bir misyon taşımamasını da sayarsak, Bolu halkının çok büyük bir bölümünün dağ ile olan ilişkisi piknik, mangal ve sportif balıkçılık dışına çıkamamıştır.
       Bolu dışından gelen Avrupa Müdürü lakaplı eski İş ve İşçi Bulma Kurumu Müdürü cennet mekan Kemal Başara amcamız, dönemin meşhur Fizik Tedavi Uzmanı Dr. Murat Çakoloz büyüğümüz, yine o dönemin Bolulu gençleri Tanju Çizmecioğlu, Ender Orhuner, Mehmet Şerbetçi gibi ağabeylerimiz ve çevreleri, bu spor için uğraş veren başlıca kişilerdi. Sonuç olarak 70'lerden 2010'lara Bolu kayak sporunda son derece cüce kaldı.
       İşte bu kısır döngü içinde son yıllarda Bolu ve ülke gündemine bir isim, hem de yabancı bir isim girer. Bolumuzla uzaktan yakından ilgisi olmayan güzel bir insan çıkar Bolumuz'un karşısına.
       Uzaklardan gelir, belkide ülkesindeki doğa ve iklim koşullarını yaban ellerde kendisine sunduğu içindir bu sevgi. Adeta gerçek bir Bolulu gibi çalışır. Olması gereken ama olamayan Bolulu idarecilere bir şeyler söylemek istercesinedir. Bu küçük şehrin dağla, kış sporlarıyla bir araya gelmesi için çalışır.
     
       Ekselansları Büyükelçi Aivo Arow, Sana en içten teşekkürlerimi ve saygılarımı sunuyorum. Son 3-4 yıldır Bolu markasına vermiş olduğun katkıların sonsuz ve de unutulmaz olmasını diliyorum. Şahsınızın ömür boyu Türkiye'de Ankara'da görev yapmasını istiyorum.
       Bu arada 24 ülkeden katılımın olduğu yarışma ve festivale Bolu bölgesinden yarışmacı olarak katılan oldu mu (AİBÜ hariç) merak ediyorum.
      Hoş, değerli büyüklerimiz ve yöneticilerimizin isimlerini gördüm ama kuvvetle muhtemel onlar herhangi bir yarışmaya dâhil olmadıklarını zannediyorum. Yine de kendilerine de bu organizasyon için teşekkür ediyorum. Bu misyonu sonuna kadar desteklemelerini diliyorum.
       Ekselansları Büyükelçi dolayısıyla, Estonya Büyükelçiliği'nin yaktığı bu ateşe sahip çıkılmalıdır. Ve kendisinin adı Sarıalan'da veya Kartalkaya bölgesinde bir yere verilmelidir. Çünkü bu güne kadar gerçek anlamda Bolu adına hiç kimse, hem de yabancı uyruklu hiç kimse böyle bir faaliyette bulunmamıştır.
      
       Sayın Valim den isteğim ve dileğimdir
       Bolu da gelmiş geçmiş hiçbir yöneticiye nasip olmayan, Bolu halkını kış sporlarıyla barıştıracak gelecek nesillere damgasını vuracak sporcuların yetişmesine ön ayak olacak, Bolu halkını dağdaki İskoçyalılar'a muhtaç etmeyecek, birçok kış sporları merkezinde örneği olan en azından günübirlik kullanıma elverişli olacak kayak evinin yapılması en büyük dileğimdir. İnanıyorum ki Bolu'ya yapılacak en güzel hizmetlerden bir tanesidir. Bu arada Bolu'da son yıllarda yaptığı faaliyetlerle göz dolduran Bolu Sportif Havacılık ve Doğa Sporları Kulübünün kayak üzerine yaptığı çalışmalarda takdiri şayandır. Bu vesileyle kulübü ve sponsorlarına da teşekkürlerimi sunuyorum.
     
        Teşekkür
       Sevgili Yener Abim ( Babam) geçirmiş olduğu kaza ve tedavisi süresince bizlerden maddi manevi desteğini esirgemeyen tüm arkadaş ve dostlarıma ayrıca Bolu Basının değerli isimleri, Kamuran Alagözoğlu, Rujhat Avşar, Nil Erdem, Eyüp Karakaş, Önder Başaran'a teşekkürlerimi sunarım.
     

    • MURAT BAŞARA19 Şubat 2010 . 20:38

      Yarım kalan yzmn dvmı
      Antalya´da Saklıkentimiz var ,orada Bolu´daki imkanların %10  bile yok ama burası kendi gücünde muhteşem..Kar varmı ? var telesiyej ve teleferik var mı? var,otel miasfirleri memnunmu?memnun, dolululuk vallahi kış için, yaz tesisilerine taş çıkartır.
      Neden ama neden! Miami de taksi şoförleri araba arkasında sörf tahtaları Erzurum´da taksi şoförlerinin araba bakajlarında kendine ait kayakları varsa ve  her fırsatta bu aktivite yapıyorlarsa neden BOLU´larım yapmasın neden!!
    • Yazık yazık...17 Şubat 2010 . 20:06

      Yener Bey´e geçmiş olsun..Yıllardır Bolu´da faaliyet gösteren ,Bolu´nun doğasından faydalanarak bütçesini doldurmaktan başka bir şey düşünmeyen ,ancak Bolu´ya zerre kadar faydası olmayan kayak işletmecilerine yazıklar olsun..Orada çalışan bir arkadaşım geçtiğimiz pazar günü sadece günü birlik ziyaretçilerin giriş için ödediği para 75 Milyar lira olduğunu söyledi...(Sadece tek bir tesis ve 1 günlük giriş için..Oteller ,yemek vs. hariç..)Cumhur Bey,bunlara bol kazançlar demekten başka bir yol yok.
    • MURAT BAŞARA17 Şubat 2010 . 15:42

      Canım Arkadaşım CUMHUR,
      Gene Bolu için can alıcı noktayı koymuşsun.Evet rahmetli babamın  ve ona destek veren tüm arkadaşlarını Antalya dan  sevgi ve saygı ile anıyorum.
      O zamanlar bizler ilkokulda iken plastik kayaklarla stadyum yokuşundan kayardık.Bahsettiğimiz kayak gönüllüleri ve beden terbiyesi desteği ile Abant ta yapılan mini telesiyejle minicik oluşturulan küçük pistte kayak sporunu öğrenip ilerletmeye çalışırdık.Şimdi hertürlü imkan var ama öncü yok YAZIK ÇOK YAZIK!!
    • pırıl16 Şubat 2010 . 14:52

      kartalkaya´ daki oteller daha fazla nasıl para kazanırız derdinde olduklarından alana hic yatırım yapmıyorlar.kayaga gelenlerin hayatlarıda hic önemli degil.CERVINIA Italya, LES ARCS Fransa, STUBAI Avusturya vs.pistler bakımlı, zorluk yönlendirmeleri var,tehlikeli bolgelerde uyarı var, el harıtası var,saglık ekibi ekipmanı yeterli, 2,5 EURO ya sizi sigortalıyorlar.zaten kartalkayadaki otellerin sahipleride buralarda kayıyorlardır.Hayatları önemli tabii.
    • Ahmet16 Şubat 2010 . 01:50

      yapılarak bu özel tesislerden cüzi miktarlarla kullanıma açılması yada yerel yönetimler tarafından halka açık tesislerin yapılması gerekmektedir. Sizin bu konudaki yazılarınız,girişimlerinizden dolayı teşekkür ediyor,kutluyorum. Yinede küsmeyip bu konuya daha detaylı el atmanızı umuyorum.İyi çalışmalar...
    • Ahmet 16 Şubat 2010 . 01:45

      Teşekkürler Cumhur Bey, 1970 li yıllardan beri Kayak Tesisleri bulunan Bolu dan ne bir milli kayakçı nede bir kayak antrenörü çıkmıştır. Bunun nedeni Boluluların ilgisizliği değildir bence. Bu sporun maliyetli bir spor oluşundandır. Dediğiniz gibi yerel yöneticiler bu konuda elle tutulur bir adım atmamışlardır. Özel şahsa ait tesislerden ekonomik gücü zayıf olan kimler nasıl yararlanacaktır. Zaten ekonomisi güçlü olanlarda bu sporu zevk olarak yapabilmektedirler.Sonuç olarak gerekli girişimler
    • Ayhan 15 Şubat 2010 . 22:29

      Cumhur Bey,Kartalkaya´daki her iki kayak tesisi de Bolu´lular gelmesin diye elinden geleni yapmaktadırlar...Yüksek günü birlik giriş ücretleri için Bolu´lular adına 5 Kuruşluk bir indirim yapmadıkları gibi,yılbaşı gecesi için Boludan gelenlerden kayak olmasa dahi para almaktadırlar...Her yaz yollarını Bolu Karayolları ve Bolu Belediyesine tamir ettirirler, ancak kış gelince alabildiğine Bolu Halkına nankör davranırlar...Bırakın kayak öğrenmeyi ve sporu,kayak bilenleri bile nefret ettiriyorlar...

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Cafe Masa Sandalye Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak