Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

UZUN GECELER IV

Cumhur Bandakçıoğlu

    8 Ocak 2007

    Stockholm, uzun beyaz geceler şehri alışılmışın çok dışında bu yıl beyazından yoksun. 14. güne de karsız girdik. Galiba bu bir kabus ya da birisi bize şaka yapıyor. O çok sevdiğimiz her evin her iş yerinin camlarında Stockholm?e apayrı bir güzellik katan üçgen süs lambaları bile bu sene mahzun. Çünkü onların tamamlayıcısı olan beyaz örtü bu yıl yok, gelmiyor geleceğe de hiç benzemiyor. Herkes şaşkın Stockholm?de hemen hemen her gün güneş kendini gösteriyor. İnsanların kafası biraz karışmış durumda. Soğuktan ve kardan bıkmış olanlar bile bu durumun pek hayra alamet olmadığını düşünüyor. Açıkçası bende durumdan estetik anlamda hiç hoşnut değilim. Tabi sevdiklerimizle beraber olmanın dışında. Çünkü bende alışkanlık ve sevda yaratan Stockholm bu değil. Bununla beraber yılardır göremediğimiz bir çok ayrıntıyı da yerde karın olmamsı sebebiyle görebiliyoruz. Mesela kaldırımlar! Düşünebiliyor musunuz ki bir şehrin bütün kaldırımlarının yüksekliği 13-14 Cm.?i geçmiyor. Yani inanılmaz bir durum, bunu nasıl başarmışlar. Biz niye başaramıyoruz. Kaldırımların bu kadar düşük yükseklikte olmasına rağmen hiçbir arabada kaldırıma çıkmaz mı? Bu nasıl bir şehirciliktir. Bu nasıl bir şehir insanı anlayışıdır. Sıkıysa çıksın tabi. Aldı mı cezayı değil kendi, sülalesindeki hiç kimse kaldırıma park edemez bir daha. Kurallar ülkesidir İsveç. Hani bizim pek alışık olmadığımız türden. Neyse gelelim yılbaşı gecesine, hani bizde milletin iple çektiği ve dünyanın en kötü görüntülerinin dünya ekranlarına Türkiye?den Yılbaşı manzaraları diye aktığı geceye! (Bu yıl buna bonus olarak Kurban Bayramındaki İstanbul ve çevrisindeki kötü görüntülerde eklendi) Taksim Meydanı?nda yüzde sekseni erkek olan acayip acayip kendi aralarında oynayan, güya eğlenen yurdum insanın iple çektiği geceye. Yılbaşı geceleri çok tantanalı değildir burada. Bir akşam yemeği ve gece 12?de atılan havai fişekler dışında fazla bir patırtı kopmaz Stockholm?de. Restoranların bir çoğu kapalıdır. Çünkü o gece herkes ailesiyle birlikte olmak ister. Bu işletmelerde çalışanlarda yılbaşını geceyi aileleriyle geçirmek ister. O yüzden bu gece çalışanların saat ücretleri normal günlere nazaran 3 katıdır. İşletme sahibi de ya bunu göze alır, ya da işletmesini kapatır. Bir garson normalde saat ücreti 50 Kron alıyorsa, yılbaşı gecesi ücreti 150 Kron olur. Bu işi göze alan işletmeler Yılbaşı Mönüsü diye özel bir mönü çıkartır ve bu mönüyü verir. Mönünün dışında hiçbir şey vermez. Bununda gerçek amacı daha az çalışanla o geceyi geçirmek ve bir gün önceden hazırlanan yemekleri en hızlı şekilde servis etmektir. Bu bakış açısından bakıldığında aslında yılbaşı mönüsü diye sunulan yemeğin hiçbir özelliği olmadığı ve tamamen işletmenin geceyi kurtarma amaçlı olduğunu söyleyebiliriz. Biz mi ne yaptık? Biz yıllardır sözünü dinlediğimiz, bu işi bilen Mustafa Yaman?ı dinlemedik ve dışarıda bir restoranda yemeye karar verdik. Tabi boyumuzun ölçüsünü aldık. Bu ölçüyü ileride başka bir zaman sizlerle paylaşacağım. Daha sonra ne mi oldu? Tabi Mustafa?yı dinledik ve güzel bir terasda Stockholm manzarasıyla yeni yıla girdik. Bu yıl daha önce tanıma fırsatı bulamadığımız 2 güzel Boluluyla da tanışma fırsatı bulduk. Bunlardan ilki Fahri Öztabağı abimiz. Nam-ı değer Stockhom (T-central- Sergel- Sture Plan) Muhtarı Fahri abi. 28 yıl önce 23 yaşında İsveç?e merhaba demiş. Rinkeby?de bulunan Türk okulunda öğretmenlik yapıyor Fahri abi. Bolusporlu eski futbolcu Hakkı Öztabağı?nın abisi. Bolu'nun Tanınmış markalarından COBE Burhan abinin ekibinden. Fahri abi seni tanımak büyük zevk oldu. Azalarını seçerken beni de Sture Plan azası olarak kaydedersen çok mutlu edersin. Bir güzel insan da Mengen?den karşımıza çıktı. Bolununsesi?nin meşhur yazarlarından Sinan Gökdemir ağabeyimiz vasıtasıyla Erdem Toraman kardeşimizi tanıdık. Erdem Stockholm Büyükelçiliği?nin baş aşçısı.

    Kariyerine Kervansaray otellerinde başlayan Erdem de bir yıldır İsveç?te yaşıyor Stockholm?de olduğumuz sürece hemen hemen her gün bizi arayıp hatırımızı soran Erdem de gönüllerimiz fethetti. Ona da meslek hayatında daha nice başarılar diliyoruz. İşte bir Stockholm gününden bir enstantane Erdem Toraman, Bendeniz, Fahri Öztabağı Mustafa Yaman ve Cemil Doyran.

    Bir İsveç Macerası daha böyle geçti. İyiydi hoştu ama bu sene kar yoktu.

    Sizler bu yazıyı okuduğunuzda Uzaklar Frankfurt?ta yoğun bir çalışma içinde oluyor olacak. Dünyanın en büyük ev tekstili fuarı Heimtekstil kapılarını bir kez daha açıyor. Türk Ev Tekstili Sektörü bir kez daha dünya vitrinine çıkıyor. Frankfurt?ta ki yaşayan tüm hemşerilerimizi bekliyorum. Messe Frankfurt HALLE 8 ? B10 SESPA- SESLİ standı Namı değer Bolu Evi.. Cep Numaram: + 49 17 98632055.. Uğur Tekinalp !!! Arkadaşım bekliyorum?

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Cafe Masa Sandalye Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak