Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

Yılın KEKLERİ ödülleri!

Cumhur Bandakçıoğlu

    7 Aralık 2012

          Bir yılın sonuna daha yaklaşıyoruz. 2012 iyisiyle, kötüsüyle, tatlısıyla acısıyla geride kalmak üzere. Haliyle yılın son dönemlerinde çeşitli sosyal etkinliklerde hız kazanmaya başladı. Bu sosyal etkinliklerin en belirginlerinden bir tanesi de ödül törenleridir! Ödül Töreni deyince aklımıza, belli bir konuda yapılan yarışmalarda ve değerlendirmelerde birçok kişiyi, ya da kurumu geride bırakarak, birinci olduktan sonra sembolik bir plaket veya beratla belgelendirmenin yapıldığı organizasyon gelir.
           Hiç unutmam, 1999 yılında bundan önceki iş yerimin sahip olduğu 'Dünya Kalite Ödülü' nü ilk gördüğümde çok heyecanlanmış ve gurur duymuştum. Bir Etiyopya seyahatimde şirketimizi anlatırken, 'şöyle de bir ödülümüz var' dediğimde, karşımdaki şahısın gülmeye başlayarak ve pencereden karşı caddedeki iş yerinin duvarındaki bizim ödülün tıpkısının aynısının afişini göstererek, 'bak onlarında var' dediğini hiç unutmam.

          Daha sonra iş yerinde dallanıp budaklanmaya başladığımda, İspanya Madrid bir organizasyon şirketinden her yıl kalite ödülü alma daveti geldiğini gördüm. 3000 USD karşılığı kalite ödülünü alabiliyordunuz. Avrupa başkentlerinden herhangi birinde yapılan özel bir gecede birkaç papyonlu fraklı beyle, hoş ve havalı hanımların da katıldığı ödül töreni gecesi düzenleniyordu. Ne hikmetse bu ödülü alan firmalar büyük bir bölümü Ortadoğu, Afrika ve Asya ülkeleri oluyordu. (Bu linke internet üzerinden girerseniz ne ifade etmek istediğimi daha iyi anlarsınız http://www.bid-org.com/index.php?option=com_content&view=article&id=80&Itemid=93&lang=en )

           Son yıllarda bu ödül töreni işi ülkemizde de iyice ayağa düşmeye başladı. Özellikle medya kuruluşları bu işi rutin bir faaliyete dönüştürmüş durumdalar. Öyle ki, bazı dergi ve medya kuruluşların tek işi bu olmakta! Coğrafyamız bu iş için oldukça uygun. İnsanımız egosu gereği onura edilmeyi seviyor, ceplerinden verdikleri paralarla, hiçbir ağırlığı ve saygınlığı olmayan medya kuruluşlarından ödül almaktan büyük haz duyuyorlar. Bu işin en gözde olduğu iki şehir Ankara ve İstanbul yani siyasetin ve ticaretin kalbinin attığı yerler. Hele bir de arkanıza, ya da yanınıza nüfuzlu bir isimi taktınız mı sistem daha rahat çalışıyor.
           Genellikle; 'Sn. Bakanımızın, Sn. Başkanımızın destekleriyle gerçekleşecek ödül törenimizde sizinde şu dalda aday olduğunuzu bildirmekten mutluluk duyarız efendim...' diyaloguyla başlayan senaryo, ikinci bir telefonla; 'ödül törenimize maddi ve manevi katkılarınızı bekliyoruz...' diyerek devam edip, son olarak; 'efendim, şahsınız ya da firmamız kuruluşumuz tarafından yılın 'EN' i seçildi tebrik ederiz...' telefonuyla son bulmaktadır!

         Yani yılın KEK leri genelde işte böyle seçiliyor.

          Bolu Belediyesi resmi web sitesinden öğrendiğimize göre; Belediyemiz BUHARA MEDYA GRUP tarafından 3. sü düzenlenen 'Medya Ödülleri Töreni' nde iki ödül birden almış! Aladdin Başkanımız 'Yılın Başkanı' ödülüne layık görülürken, Belediye Başkan Yardımcımız Emine Davarcıoğlu ablamız da, 'Yılın Sosyal Belediyecilik' ödülüne layık görülmüş. Başkanımız ödülü aldıktan sonra yaptığı konuşmasında; Göreve ilk başladığı yıllarda şehir böylesine güzel bir doğayla hiç uyumlu değildi. Şehri doğasıyla uyumlu ve güzel bir hale getirme görevini de, 'Allahın' bize verdiğini düşündük ve bu yolla çalışmalarımıza başladık demiş...   

          Burada bir parantez açıyorum. 'Şehri doğasıyla uyumlu hale getirmek' kelimelerinin bizim eleştiri yazılarımızdan alındığı hissine kapılıyorum. Tabi bu hedefin doğru olduğunu, ama ne kadar gerçekçi olduğu konusunda kendisine pek katılmadığımı, Bolu ve doğa dendiğinde 1. sırada yeşilin ve ağaçların olduğunu ve kendilerinin Bolu tarihinin en büyük yeşil ve ağaç katliamını yaparak, inşaat mühendisliği içgüdüsüyle gerçek bir beton ve taş sever olduğunu hatırlatmak istiyorum.

          Ödül törenine gelirsek, BUHARA ismi öyle sırdan bir isim değildir. Ya bu isim kullanılarak birileri nemalanıyor, ya da BUHARA ismini kendilerine slogan yapmış, belli bir çizgisi olan topluluk süslü püslü hanımları ve beyleri kullanarak bağış topluyor.
           Bana öyle geliyor ki belediyemizin paraları Buhar oluyor. Bu ödül için bu medya grubuna ne ödendiğini gerçekten merak ediyorum. Ha bu arada BUHARA MEDYA GRUP'un faks ve telefon numarası aynı numara! Mail adresi Gmail üzerinden! Web sayfasında künyesini tıkladığınızda açılmıyor. Yani ciddi bir kuruluş izlenimi vermiyor!

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak