Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

Deprem

Cumhur Bandakçıoğlu

Deprem
    30 Eylül 2019

          DEPREM!
          İstanbul’un en yüksek noktalarından Kartal Yakacık’ta Çınaraltı olarak bilenen, mekandaydık. Yaklaşık 22 Boluluyduk. Bolu Platformu olarak Ahmet Baysal amcamızı dinliyorduk. Saatlerimiz 13:58 gösterdiği sırada, içinde bulunduğumuz tek katlı kır gazinosu hafif hafif sallanmaya başladı, birbirimizi baktık. Sallantı hızlanmaya başladı sonra tekrar yavaşladı. Depremi yaşadık. Depreme olan aşinalığımızdan olmalı ki çok büyük tepkiler vermedik. O yükseklikte ve sağlam bir zeminde olmamıza rağmen, sallantı hiçte hafife alınacak gibi değildi. Bulunduğunuz nokta. Tuzla'dan Bostancı'ya kadar olan büyük bir alanı görebiliyordu. Gözle görülür olumsuz bir durumda yoktu. Fakat iletişim kitlenmişti, telefonlar çalışmıyordu. Bu da durumun öyle pek te basit olmadığının göstergesiydi.

            Yaklaşık 2 saat sonra Yakacık’tan ayrıldım. Trafik yoğundu ve kilitlenmeler vardı. Avrupa yakasıyla görüşme şansını yakaladığımda insanların çok ciddi panikler yaşadığını anladım. DEPREM bize kendini bir kez daha ciddi bir şekilde hatırlatmıştı. Adeta aklınızı başınıza alın 1999’dan beri yan gelip yatıyorsunuz demişti. Aradan geçen 20 yılda teknolojinin en üst noktalara geldiği bir dönemde telefonlar kilitlenmişti. Cebimizden milyonlarca lirayı alan cep telefonu operatörleri dağılmıştı. Akıllı binalardan, plazalardan, alışveriş merkezlerinden, hani milyonlarca lira verip aldığımız, kiralar kadar aidat ödediğimiz yerlerden hiç ses yoktu. Hadi erken uyarı sistemi yok ama sallantı anı ve sonrasında da halkı uyaracak, yönlendirecek en
    ufak bir ses, siren, zil yoktu!

          Düşünüyorum da, hadi evlerde artık yok. Ya otellerde, iş merkezlerinde, iş yerlerinde sizce deprem çantası var mı? Ben size söyleyeyim çok ama çok büyük bölümünde yok.           Çünkü unuttuk!
           Çünkü kamu otoritesi yok. Denetleyen yok. İstanbul nerdeyse Kocaeli ve Tekirdağ ile birleşti.
           Başta İstanbul olmak üzere bütün şehirlerimiz kontrolsüz büyümenin esiri oldu. Hiç
    düşünmediler, hiç acımadılar! Toplanma alanları yok olmuş durumda toplanma alanı derken genel algı deprem olduktan sonra gidip beklenecek yer! Aslında o alanlar belki halkın 10 gün,15 gün, belki 1 ay yaşayacağı yerler. Hangisinin sizce gerçek anlamda bu iş için alt yapısı var.
           Su, jeneratör, tuvalet vs! Evet biz depreme çok güzel hazırlandık. Boş alan bırakmadık, betona gömüldük, bir de imar affı çıkardık. Bir kez daha bu ülkenin en büyük sorunu kamu yönetimidir diyorum! Mahalle Afet Gönülleri. Acaba halen var mı? En son ne zaman eğitim aldılar, bilen var mı? Depremden geçtim artık bu ülke sellerle de anılır durumda. Vatandaşa, önleminizi alın diyorsun! Vatandaş nasıl önlem alacak? İmar affı yap, imara aykırı binayı görmezlikten gel, iskanını almayan müteahhitte yeni yapacağı binalar için inşaat izni ver. Sonra vatandaşa önlem al de! Deprem öncesini geçtim, deprem anı ve deprem sonrası için artık uyanma zamanıdır. Aksi halde bu yükün altından kalkamayacağız.
            Kızım İstanbul sana söylüyorum, gelinim Bolu sen anla.

                                                                                      Cumhur Bandakçıoğlu 

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak