Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Bolu'ya siz şehir mi diyorsunuz ki köy olsun!

Cumhur Bandakçıoğlu

    20 Ekim 2010

         Geçen hafta BTSO Başkanımız Emin Semercioğlu abimiz yalın bir gerçeğin altını çiziyordu. Böyle giderse 'Bolu Köy Olur!'  Her ne kadar girdiğimiz her ortamda, gittiğimiz her yerde Bolumuz'u Paris gibi anlatsak da. Hemen hemen herkesin bildiği bir gerçek vardır ki, o da Bolu'nun modern şehircilikten nasibini alamamasıdır. Uzak arada alamayacağı bir gerçektir. Defalarca yazdık çizdik, daha da yazmaya devam edeceğiz.
        Bolu nüfusunun beşeri yapısının büyük bir bölümü köy ve taşra kökenlidir. Bu yapı birkaç nesil daha Bolumuz'un modern bir şehir olma yolunu dolaylı ve dolaysız olarak engellemektedir. Şehirde yaşamak, alta çekilen yeni bir model araba, ya da yeni bitmiş bir apartmandan alınmış daire değildir.
       Yanlış anlaşılmak istemiyorum amacım bir sınıf ayrımı değil. Bir şehri şehir yapan içinde yaşayan bireylerdir. Eğer bir şehir Ankara İstanbul'un ortasında yer alıyorsa. Türkiye'de medeniyeti en yakın haliyle takip eden, 2 metropole sadece 2'şer saat uzakta ise, her seçim döneminde büyük bir çoğunlukla ülkede iktidar olan siyasi anlayışı destekliyorsa, ülkeyi yönetenlerin sıklıkla ziyaret ettiği bir şehir olmasına rağmen, hala şehircilik adına nasibini alamıyorsa ve bugün böyle giderse 'Bolu Köy Olur' sözü BOLU Ticaretinin ve Sanayisinin Kaptanı tarafından dile getiriliyorsa, bu şehirde yaşayanlarda ve bu şehrin seçilmişlerinde problem vardır. Bu belirleyiciler ve belirlenenlerle, bu geminin alacağı yol bu kadardır. Atanmışlarda sorun aramak, kendi kendimizi kandırmaktan başka bir şey değil kısacası topu taca atmaktan öte değildir.
        Bolu'daki bu çıkmazın, Bolu gerçeğinde daha birkaç nesil süreceğine inanmaktayım.
        Son Bolu ziyaretimizin üzerinden oldukça uzun bir zaman geçti. Çeşitli nedenlerle Bolu'ya gelemedik. Gözüken o ki 1-2 hafta daha gelemeyeceğiz. Yerel basından takip ettiğimize göre, Anıt Park- Hükümet Meydanı projesi başlamış. Daha önce yapılan başarısız projelerle yaşamak zorunda kalan Bolu halkı, bu projeye de temkinli yaklaşıyor. Bolu'nun ana girişini Paşaköy, ya da Kalıcı Konutlar Kavşağı'na bağlanmak istendiğine, dolaysıyla yeni rant kapıları yaratılmak istendiğine dair düşünceleri okuyoruz. Bolu'daki ekonomik gelişmelerle ters orantılı bir konut yapılaşmasının olduğunu hepimiz görmekteyiz. Bolu'nun ekilebilir dikilebilir arazileri bir bir elden gidiyor. Diğer taraftan iş olanaklarında bir artış gözlemleyemiyoruz. Bolu ekonomisini üniversite ve beyaz et sektörü ayakta tutuyor. Bolu çok acil bir şekilde geleceğine dönük ekonomik ve sosyal planlarını yapmak zorundadır. Aksi halde çekilmez ve yaşanmaz bir şehir, pardon büyük bir köy haline alması kaçınılmaz bir gerçektir.

     

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak Bolu Çatı Tamiri Bolu Kamera Sistemleri Tonet Sandalye