Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

Bolu kıpır kıpır, birde gözüme batanlar var

Cumhur Bandakçıoğlu

    12 Eylül 2005

    Uzun bir aradan sonra kutsal topraklara (Bolu ) tekrar merhaba dedik. Bir ayı devirmiştik Bolu Dağından geçmeyeli. Hey gidi güzel ama zorlu Bolu Dağı artık o ihtişamlı isminin arkasına Tünelini de eklemek üzereyiz. Seni teknolojiye geçde olsa gelin veriyoruz. Sözünü 1992 de kesmiştik. 12.Kasım 1999 da doğa anan çok hiddetlendi ve ben kızımı teknolojiye vermem dedi, sözü bozdurdu. Oğlan tarafı ısrarlıydı ne olursa olsun kızı alacaktı. 4 Eylül 2005 de nişan yüzüklerini Başbakanımız taktı. Bir yıl sonrasına nikâha gün aldık. Düğünü bir yıl sonra yapacağımızı söylüyor oğlan tarafı. Bakalım evlilik nasıl devam edecek. Biliyoruz ki hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Bağrında yıllarca beslediğin insanlar seni yavaş, yavaş terk edecek. Belki daha iyi olacak. Taşıdığın yük, yılların yorgunluğu mazide kalacak. Ve sen artık Bolu Dağı Tüneli olarak anılacaksın. Koru Otelinin değirmeni her zaman olduğu gibi bizi yine karşılıyor. Doğaya ve Koru Oteline bir güzellik orjinallik katsın diye yapılan bu değirmen yıllardır bana sevimsiz gelmiştir. Sebebi de değirmenin yelleri uyduruk, basit görünümlü metalden yapılıp beyaza boyanmasıdır. Belli ki zevksiz bir mimarın yada tasarlayanın fikriyle yapılmış. Hâlbuki o yeller ahşap olsaydı ya da ahşap görünümlü bir boya ile yapılsaydı çok daha hoş ve estetik olurdu. Koru Otele çok daha yakışırdı. Bu haliyle BMW görünümlü Doğan otomobile benziyor. Birde otelin alışveriş merkezinin tabelası var. İnanın buda çok uyduruk duruyor. Taktım tabelalara bir kere, geliyoruz Yurdaer Hotel Mutfak Sanat Merkezine, aman Allahım! Sevgili Yurdaer amca çok uzun zamandır kafamı kurcalıyor. Senin gibi çok yönlü bir sanatçının, ustanın, mekânına hiç ama hiç yakışmayacak kadar kötü bir tabelaya sahipsin. Hayır, sarı lacivert renkleri pek sevdiğim söylenmez tabiî ki fakat genel olarak oraya yakışmayan bir tabela orada duruyor. Yurdaer Hotel Mutfak Sanat Merkezini tabelası bir sanat eseri kadar güzel ve örnek olmalı diye düşünüyorum. Biliyorum ki bir çok kişide benimle hem fikir. Yola devam ediyoruz. Deprem sonrası çok hızlı bir şekilde inşa edilen ve Bolunun pek alışık olmadığı modern türde yapılan Özel Melih Koleji önümüze çıkıyor. İlk yapıldığında memleketin diğer bölgelerindeki benzerlerinin önünde olması sebebiyle, Hiç ziyaret etmediğim halde bir çok dostumuza gelin sizi Boludaki okulu görün, sırf Bolu milliyetçiliğimden dolayı hava basardım. Daha sonra bu okulun üstüne artık spor salonumudur yoksa toplantı salonumudur, hangara benzer garip bir ek yaptılar ve mimarisinin içine ettiler. Ve sol tarafımızda Bolunun bir zamanlar en prestijli tesisi olan Çizmeci Motel.. Pırıl pırıl bir güzellik, örnek bir tesisi nasıl yok edilir hepimiz birlikte gördük. Tabiî ki şimdiki sahipleri istedikleri gibi bu tesisi kullanabilir buna madden itiraz etme şansımız yok ama manen var. Siz ara sıra o tesisi eski haliyle bir düşünün, göz önüne getirin birde şimdiki garip haliyle karşılaştırın. Cici taksi kavşağına geldiğimizde şehirlerarası otobüslerin sağlı sollu yolcu indirip bindiğini görüyoruz. 2,5 Aylık yaz dönemi sesizliği bitmiş, şehrin üzerindeki ölü toprağı kalkmış. Caddeler hınca hınç insan dolu. Öğrenciler kayıt dönemiyle şehre akın akın gelemeye başlamış. Esnafın yüzü gülüyor. Yeni mekânlar açılıyor. Herkes ümit dolu, herkes İzzet Baba ya a bir kez daha dua ediyor. Bizlerde Bolu ekonomisini ayakta tutan üniversitemize ve öğrencilerine gereken önemi vermeli ve onara sevgiyle sarılmalıyız. Yani anlayacağınız şu günlerde Bolu kıpır kıpır.. Eskiden bir tek panayır döneminde, akşam saatlerinde caddede insan olurdu, şimdi ise her daim caddeler kalabalık. Eylülün girmesiyle akşam rüzgarı da ısırmaya başlamış. Kısa bir süre sonra Bolu doğasındaki renk cümbüşü bir kez daha sahne alacak. Bu güzelliği görmek ve yaşamak ise biz Bolululara nasip olacak. Abant yolunun güzelliğini şimdiden görürü gibi oluyorum. Bildiğiniz gibi bir süre önce Abant ı Bolu? dan koparmışlardı. Abant?ın bakımından il özel idaresi sorumluydu. Daha sonra Ak Partinin en çok konuşan isimlerinden Genel Başkan yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat ın altında imzası olduğu düşünülen bir hareketle Abant Bolu Özel İdaresinden alınıp, Milli Parklar Genel Müdürlüğünü verildi. Sonuç ortada. Abant?ı şey götürüyor..yani pislik götürüyor. Duyduğumuza göre Ak Parti İl Genel Meclisi üyeleri Abant ı geri almak için çalışmalara başlama kararı almışlar. Keşke bu kararı Abant elden giderken alsaydılar. Her şeye rağmen kendilerini canı gönülden destekliyoruz.

    Belediye hoparlörü

    Yine bağırıyor. 724. Ertuğrul Gazi?yi anma ve Söğüt şenlikleri için belediye önünden otobüs kaldırılacaktır. Belediye Başkanlığı?. Haydi, buda güzel? Daha önce hiç duymamıştık. Tabi daha sonra olayı ulusal medyadaki haberlerden çaktık. Sn Başbakanımız Söğüte teşrif edeceklermiş. Bildiğimiz üzere Ak Parti yi iktidar yapan oy pastasındaki milliyetçi vatansever oylar karşısında, son günlerde ciddi bir imaj kaybına uğrayan Ak Parti iktidarı, bu çevrelere

    Kendini göstermek ve milliyetçi çizgilerinden bir şey kaybetmediklerini sergilemek için Söğüt de ciddi bir gövde gösterisi yapmak istemektedir. Bu düşünce altında da Bolu'dan bir bölük vatandaşına bu törenlere katılmasının iyi olacağı düşünülmüş. Yoksa bildiğimiz kadarıyla Söğüt Belediyesiyle aramızda bir kardeşlik anlaşması bulmayıp onlara jest yapmak için böyle bir gezi tertiplenmemiştir. Eğer bu gezi siyasi bir gösteri için yapılmayıp gerçekten Ertuğrul Gazi yi anmak için Osmanlı Devletinin kuruluşunu anmak için yapılıyorsa hiçbir itirazımız yoktur. Dualarımız ecdadımızadır. Böyle bir hassasiyetin ve tarihe sahip çıkılması karşısında aşağıdaki tarihlerde de birer otobüsün belirtilen merkezlere kaldırılmasını veya kaldırılmasına ön ayak olunmasını talep ediyorum.

    18 Mart da Çanakkale (Çanakale Zaferi )

    19 Mayıs da Samsun (Milli Mücadelenin Başlangıcı )

    29 Mayıs da İstanbul (İstanbul un Fethi )

    26 Ağustos da Muş/ Malazgirt ( Türklerin Anadolu?ya Yerleşmesi ) 2. Otobüs Afyonkarahisar?a (Büyük taarruz için )

    09 Eylül de İzmir (İzmirin Kurtuluşu ve Yunanlıların denize dökülüşü )

    29 Ekim de Ankara (Cumhuriyetin ilanı )?.. E birde kendimiz için. 29 Ekimde, 2. otobüsü İstanbul?a benim doğum günümü kutlamak isteyen arkadaşlarım için.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak