Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

Aladağ?da ayı, Carrefoursa?da bir Bolulu görüldü

Cumhur Bandakçıoğlu

    31 Mayıs 2004

    Bir haftalık aradan sonra tekrar merhaba! Geçtiğimiz hafta Dünyanın 2. büyük ev tekstili fuarı İstanbul?da gerçekleşti. Dünya Ev Tekstili sektörünün kalbi ülkemizde attı. Oldukça başarılı bir organizasyonla ülkemizin bu sektörde nerelere geldiği dosta düşmana sergilendi. Buna rağmen Çin kabusu giderek büyüyor ve moral bozmaya devam ediyor. Bolu'dan da bu sektörde çalışan, ticaret yapan bazı hemşehrilerimiz fuarı gezerek, mesleki bilgiler edindiler. Gelecekteki hedeflerini belirlemede yaralı olacağını zannediyorum. Sağ olsunlar bizlere de merhaba deyip moral verdiler.

    Not: Başlıktaki Bolulu?nun bu fuarı ziyaret eden hemşehrilerimizle hiçbir alakası yok.

    Biz bu fuarlara mesai harcarken memleketimizin ismi enteresan bir konuyla ülke gündeminin zirvesine kondu. Etiyopya?dan devşirme milli atletimiz Elvan Abeylegesse bu kez başroldeydi. Gönül isterdi ki, Elvan?ın Bolu'da bir dünya veya Avrupa rekoru kırması ve gündeme bu şekilde düşmesiydi ama maalesef gündeme evlere şenlik bir şekilde geldi milli atletimiz ve güzel memleketimiz. İlk olarak ulaşım problemi yazıldı, çizildi. Aladağ?a üç ayrı araçla çıkmış Elvan! Daha sonraki haber gülerimsin, ağlarımsın cinsinden. Elvan?ı Aladağ?da ayı kovaladı ! Kovalar tabi. Ayıcık koca uzun bir kışı ininde geçirmiş. Yaz daha kendini yeni, yeni göstermeye başlamış. Ayıcık lay lay lom Aladağ?da yazın gelişini kutluyor. Deredeki balıkları, kovandaki balları düşünürken karşısına 2 tane kırmızı eşofmanlı, hele hele bir tanesi hiç alışık olmadığı tür ve renkten, daha önce rastlamadığı insancıklar. (Güreşçilerimizi hiç Ayıcık kovaladığını duymuş muydunuz? Senelerdir Aladağ?da kamp yaparlar. Ayıcık akıllı kimi kovalayıp kimi kovalamayacağını biliyor) Adamlar bir o yana bir bu yana koşuyor. Haliyle ayıcık duruma bozuluyor, derebeylik sınırları içinde öyle sağa sola kimse koşturamaz. Hele hele daha önce hiç Ayıcık görmemiş birisi asla. Ya da biz yanlış anlıyoruz. Ayıcık belki de tamamen bir sevgi gösterisinde bulunmak istedi. Aladağ?a kadar gelmiş bu insanı yakından görmek istedi. Elvan korkmuş daha önce hiç rastlamadığı bu yaratığı görünce. Halbuki önüne bir fil, bir timsah veya bir aslan çıksaydı bu kadar panik olmazdı.

    Daha önceki yazılarımda belirttiğim gibi doğada yaşam hayatımızın bir döneminde en değer verdiğimiz konuydu. Bill Gates daha yazılım programı Microsoft?u bulmamıştı. Bilgisayar diyince ATARI ve COMMODORE 64 daha sonraları AMIGA akla geliyordu. İşte o dönemlerde biz ALADAĞ?I mesken tutmuştuk. Defalarca hiç bıkmadan kamplar yapardık Aladağ?ın bağrında. Her noktasını adım, adım bilirdik. İzcilik Tesisleri bizim mabedimizdi. Tesisiler amiri Sevgili Mustafa Hotakoğlu ağabeyimizde ormanlar kralıydı.

    Hem çok korkar hem çok severdik. Bungalovların yapılışında taş bile taşıdık. En ücra köşelerinde kamp kurduk günlerce yattık. Ama hiç Ayıcık görmedik, Ayıcıkla hiç karşılaşmadık. Tek fantezimiz sabah karşı yaylalarda gelen ve bizim erzakları hafifçe silip süpüren çoban köpekleriydi. Onları dışardan gelen kampçılara Ayıcık olarak anlatırdık. Bence Elvan çok şanslı. Aladağ?da, belki de neslinin son temsilcilerinden olan Ayıcık gördüğü için. 36 yıllık Bolulu olarak Bolu Ayıcığını sadece eskiden panayırlarda kurulan Orman Baş Müdürlüğü?nün pavyonunda ve Bursa Kültür Park içindedeki hayvanat bahçesinde gördüm. (Esmer vatandaşlarımızın oynattığı menşei belli olmayan ayıcıklar hariç )

    Eskiden Er meydanları vardı, Bayram yerleri vardı. Eski dostlar, ahbaplar, eş-dost buralarda karşılaşır, selamlaşır sohbet ederlerdi. Günümüzde Alışveriş merkezleri var. Akmerkez, Capitol ve Carrefoursa ya da Bolu'da bulunan Becikoğlu Alışveriş Merkezi gibi. Şimdilerde insanlar bu tip yerlerde karşılaşıyor. Geçtiğimiz Perşembe bende bir Bolulu arkadaşımızı Carrefoursa da gördüm. Beni görmezlikten geldi ya da ben öyle hissetim. Vaziyet itibarıyla görmezlikten gelmiş olabilir. Ayıcık bile hiç tanımadığı bir kişiye görmezlikten gelemiyor ona doğru koşuyor. Bir Bolulu?nun böyle bir davranışını açıkçası yadırgadım. Ne diyelim dünya hali.

    Ampul göz kırpıyor demiştim. İşte bir örnek daha, hurda araç indirimi bir gecede oldu bittiyle kaldırıldı. Mağdurların sayısı ve maddi kaybı bilinmiyor. Siz siz olun Dünyanın parlayan yıldızı palavralarına aldanmayın. Adımlarınızı sıkı basın. Bir gecede oldu bitti yapılırsa bunun adı HHO durumu oluyor. (Hava Harp Okulu değil, HER AN HER ŞEY OLABİLİR durumu) Kamyon çarpmışa dönersiniz.

    Bu yazıyı sizler okurken ben Kuzey Afrika?nın ve Akdeniz?in kanayan yarası Cezayir?de olacağım. İnanıyorum ki ilginç izlenimlerle oradan döneciğim ve bunları sizlerle paylaşmayı sabırsızlıkla bekleyeceğim.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak