Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Yener Abi?yi Umre ye uğurladık

Cumhur Bandakçıoğlu

    2 Nisan 2007

    Geçen hafta sonu Aziz Bolu'da bulunmamızın birinci dereceden nedeni Bolununsesi?nin eski başyazarı sevgili Yener ağabeyimizle kıymetli eşi Aygün ablamızı, çıkacakları umre ziyareti sebebiyle Kutsal Topraklara uğurlamaktı. Hepimizin bildiği gibi; Sözlükte ziyaret etmek anlamına gelen umre, dinî bir kavram olarak, belirli bir vakte bağlı olmaksızın usulüne göre ihrama girdikten sonra, tavaf ederek Kâbe?yi ziyaret etmek ve diğer bazı dini görevleri yerine getirmek suretiyle yapılan ibadettir. Arife ve Kurban Bayramı günleri dışında senenin her zamanında yapılabilen bu ibadetin ömürde bir defa yapılması sünnet-i müekkededir. Sürekli olarak seyahat eden birisi olarak hayatımda çıktığım 3-4 seyahatin dışındaki yolculuklar son derece normal karşıladığım ve duygusallıktan uzak etkinliklerdir. Hayatımda unutamadığım ve ayaklarımın yere sağlam basmadığını, yüreğimin bir garip çarptığı seyahatler; Yurt dışına ilk çıkışım ve Asker ocağına gidişimdir. İşte buna benzer bir duyguyu da 27.02.2007 Salı günü saat 02.00 de Bolu Otobüs Terminali?nde yaşadım. Yalnız bu sefer roller farklıydı. Her zaman giden olan ben, bu sefer uğurlayan oldum. Yener Ağabeyimle, Aygün Ablam da uğurlanan olarak sahne alıyordu. Çok geç saatler olmasına rağmen, Bolu Otobüs Terminali tarihi bir kalabalık yaşıyordu. İl müftümüzün yapılacak ziyaretin anlamı ve önemi hakkındaki konuşması da duygu yüklü ortamı, daha da dolduruyordu. Tabi bunun öncesinde, eve bizzat uğurlamaya gelenlerin helalleşmeleri de duygu sağanağını başlangıcı niteliğindeydi. Evet bu başka türlü bir şeydi. Yılın 12 ayı seyahatle yaşayan bir adam için ise bambaşkaydı. Hüzünlü bir mutluluk gibiydi. 27.02.2006 Akşamüstüne doğru kafilelerinin sağ salim Medine?ye indiğini öğrendik. Bu güne kadar da gelen haberlerde herkesin, tüm Bolu kafilesinin hayatından memnun olduğu yönünde. Bu vesileyle bu özel günümüzde bizi yalnız bırakmayan tüm büyüklerimize, dostlarımıza, akrabalarımıza ve de sevgili arkadaşlarıma teşekkürlerimi sunuyorum. Bir özel teşekkür de Bolununsesi?nde uzunca bir süre birlikte mesai arkadaşlığı yaptığımız Tuba Holat?a.. Yener abinin, şeker ölçüm cihazı iğnelerinin bittiğini fark etmemizle, geç bir saatte de olsa yardımımıza koşarak, büyük bir incelikle bu iğneleri çok kısa sürede temin ederek bizleri sevindirmiştir. Ayrıca beni çok uzaklardan Amerika Birleşik Devletleri?nden arayan hemşerimiz Ayşe ablama da (Özer) candan teşekkürler. Ne diyelim darısı herkesin başına.

    Aklın yolu bir !

    Yerel bir gazete de köşe yazan bir kişi için en büyük mutluluklardan biri de yazdığı bir konun daha sonra ulusal basında yer almasıdır.. Geçen hafta yazdığım Türkiye - Yunanistan maçı Başlıklı yazı da şunlara dile getirmiştim; Geçtiğimiz cumartesi akşamı Türk futbolu adına harika bir gece geçirdik. Maç boyunca kalecimize atılmadık madde kalmadığını, Tribünlerde Yunanlı taraftarların birbirine girdiğini maçı anlatan spikerimizden dinledik. Ekranlarda ise çok az görebildik. Hâlbuki Türkiye ? İsviçre maçında bizim üstün zekâlı kameramanlarımız ve görüntü yönetmenlerimiz ise en ince ayrıntıya kadar dünyaya göstermek için yarış içinde bulunmuşlardı. Kendilerini buradan bir kere daha tebrik ediyorum. Gördüğünüz üzere ülkeye ihanet yaşamımızın her alanında mevcut. Dünyanın en dürüst milleti biziz ya! 27 Mart 2007 Tarihli Sabah Gazetesindeki köşesindeki Hıncal Uluç aynı konuyu bakın nasıl işlemiş.; Bu arada, bizim "Bağımsız Haberci" televizyonlarımız, yani İsviçre maçının delil dosyasını UEFA'ya elleri ile teslim eden meslektaşlarımız, Yunan maçında tribünde olup bitenlerin zerresinin yayına girmediğine dikkat ettiler mi?.

    Vay alçak Yunanlılar.. Vay ulusal çıkarlarını, haberciliğin önünde tutan reziller..! Evet gördüğünüz üzere aklın yolu bir. Ülke medyası ve basını korkunç bir aymazlık içinde. Okuduğunuz, seyrettiğiniz, dinlediğiniz haberlerin bir çoğu palavra, desteksiz ve şişirme.. Bu yetmiyormuş gibi birde kendi ellerimizle cümle aleme kendi açıklarımızı servis ediyoruz.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Cafe Masa Sandalye Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak