Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Şu Palavracı Türkler!

Cumhur Bandakçıoğlu

    30 Temmuz 2007

    Dünyadaki en meşru, en ahlaklı, en haklı, en kutsal savaşlardan birinin, emperyalizme karşı verilmiş ve kazanılmış ilk kurtuluş savaşının, bir millileşme ihtilalinin romanı, şaşırtıcı bir yakın zaman destanı... diye tanımlanmaktadır, Turgut Özakman?ın yazdığı ve sön dönemlerin en meşhur romanıdır; Şu Çılgın Türkler!

    23 Temmuz 2007 sabahı ile birlikte ortaya çıkan seçim sonuçlarından sonra Sn. Özakman?dan ikinci bir performans bekliyorum, adı da; ?Şu Palavracı Türkler? olmalı. Necip Türk Milleti?nin yaklaşık yarısı hayatından ve siyasi iradeden memnunmuş. İşsizlik, yoksulluk, terör, dış politika hezimetleri, gelir dağılımı, insanımızın yarısı için sorun değilmiş. Esnafı, çiftçisi, memuru, işçisi, emeklisi, ev kadını, öğrencisi kısaca insanlarımızın yarısı hayatından ve ülkenin gidişatından sıkıntı duymuyormuş! Ağlamaları, bağırmaları hep yalanmış. Yaklaşık 12-13 yıldır ülke insanına şırınga edilen İstikrar kelimesinin, yani %70?i yabancıların elinde bulunan BORSA adlı kurumun istikrarı adına her şeyi görmezden gelebilecek bir çoğunluğun tercihidir 23 Temmuz 2007 sabahı! Ve diyecek fazla bir şey yoktur. Ben ve benim gibiler için romanın adı ?Şu Palavracı Türkler? dir bundan sonra. 2 eşarp (Başörtüsü), Bir kol saati, Bir takım elbise kaybettiğim ve çok iddialaştığım sevgili arkadaşlarım ise, çıkması gereken ikinci kitabın adının ?Şu Kör Türkler? olduğunu söylüyorlar bana. Bilmiyorum kim haklı ama bu konuda iddia edecek özgüvenimin mevcut durumda olmadığını söylemek isterim. Ülke genelinde ciddi bir hayal kırıklığı yaşasam da, Bolu için hayal kırıklığı yaşadım dersem yalan olur. Kazanan vekillerimizi tebrik ediyoruz, Kaybedenleri de her zaman olduğu gibi yine seviyoruz. Herkes elinden geleni yaptı. En iyi sonucu almak için çalıştı. Birde Zülfü Livaneli gibi gündem karmaşası yaratan enteresan üstatlar var. Amacı ve kime hizmet ettiği belli değil. Galiba o da Nobel?e oynuyor. CHP?nin resmi internet sitesinde bir gazeteden alınmış yazısını üzerindeki resme konulan çarpı işaretini, Danıştay saldırısına maruz kalan ve Vakit Gazetesi tarafından hedef gösterildiği iddia edilen, yargı mensuplarının durumuyla özdeşleştirme komikliğini bile göstererek Almanya?ya gitti! CHP cephesinde, Deniz Baykal her zaman olduğu gibi yine tek sorumlu kişi ilan edildi. Bence o olmasaydı da en fazla % 3 oynardı. Asıl kaybeden hatta yok olan merkez sağ oldu. Mehmet Ağar ismiyle DYP?nin ağaramayacağını Şubat 2006?da köşemde yazmıştım. (Keşke tersi olsaydı) 18 Şubat 2006 tarihinde de bu yazıma DYP Merkez İlçe Başkanı Sevgili Oğuz ağabeyimizden yanıldığıma dair cevabi bir yazı almıştım. Kaldı ki o zaman Türk siyasi hayatının Brütüs?leri arasında açık ara 1. sıraya yükselen ve muhtemelen siyaset bilimi kitaplarına girebilecek Erkan Mumcu etkeni ve partinin yeni ismi de yoktu. Uzun lafın kısası bir seçim daha geldi geçti. Bu seçim ülkemize ve Bolumuza güzellikler getirsin. Milletvekillerimiz artık Bolu için bir şeyler koparsınlar. Geçtiğimiz dönemi alışma ısınma dönemi sayalım ve bu dönemi ustalık dönemi olarak yaşayalım. Bolu'nun kazanım yılları olarak tarihe düşelim.

    Küçük şehrin küçük hesapları!

    Yerel basından takip ettiğimiz kadarıyla, Belediye Başkanımız gereksiz bir takım eylemlere kalkışmış. Muhalif isimlerini mağazalarının önüne masa kurdurup dondurma yiyormuş. Masayla birlikte yenilen dondurma vs. CHP?nin önde gelen muhalif isimlerinden bir kişinin yeni açtığı MADO adlı işletmeden geliyormuş. Bence siz yanlış anlıyorsunuz. Başkan ve yanındakiler MADO?nun tanıtımına katkı amaçlı bir etkinlik düzenlemiş! Dondurma demişken. Net olarak hatırlamıyorum ama ilk külahını yiyerek kandırılıyorduk. 2-3 yaşındaydık, Sonra gerçek tadı aldık. Yıllarca mayıs ayı gelsin de çıksın diye çok bekledik. Kışın aynı mekânda bazen nefis salep içerek, bazen de sucuklu tostuyla beraber başak ayranı içerek geçirirdik. Benim sevdam en az 36 yıllık. Dünyayı dolaştım ama bulamadım 5 kıtada ona benzer bir sevda. Evet, dondurmaya dondurma demem, dondurma Nail ağabeyimin (Yüzkollar) Hakiki Roma dondurması olmadığı sürece. Değil başka bir dondurma, Roma imparatoru Neron?un dondurmacısı gelse beni kesmez. Çünkü özel bir lezzettir o. Nesillerin birbirine aktardığı yerel bir lezzettir o. Başka yerde bulunmaz! Tektir o. Butik bir tattır. Bolu'nun gerçek öz bir markasıdır o. Tıpkı Kökez?i, köy ekmeği, yağı, kaymağı gibidir o.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak