Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

MAFIA (MAFYA )

Cumhur Bandakçıoğlu

    31 Ocak 2005

    Tam ve kesin olarak nasıl ortaya çıktığı bilinmemekle beraber açılımından anlaşılacağı gibi MOERTE ALLA FRANCIA ITALIA ANELA (Fransızların Ölümü, İtalyanları Kurtarıyor) İtalyanlarla Fransızlarla arasındaki pürüzlerden meydana çıktığı zannediliyor. Bir başka hikaye ise Sicilyalı bir kıza Fransız bir askerin 1282 de saldırması ve bu kızın annesinin Ma Fia ( Kızım) diyerek bağırması Palermolu bir gencin bu çağrıyı duyarak Fransız Askeri öldürmesi de MAFİA çıkışı ile ilgili başlıca anlatılanlardandır. MAFIA nın asıl belleklere kazınması ise Mario Puzo nun ölümsüz romanı BABA (Don Vito Corleone) seri filmler olarak beyaz sahneye taşınması ile olmuştur.

    Bütün dünyada olduğu gibi bizde de oldukça ses getirdikten sonra bir çokları kendinin babayla özdeşleştirmiştir. Sebebi nedendir bilinmez. Meşhur deyimimiz AT, AVRAT, SİLAH daki silahtan mı, Akdenizli kanımızdan mı, Kafkas kökenlerimizden mi, yoksa Orta Asya steplerindeki yaşam şeklimizden midir, ya da akıncı ruhumuzdan mıdır acaba ? MAFYA olma özentisi toplumumuzun büyük bir bölümünde maalesef bulunmaktadır. 1980 İhtilali sonrası kabadayılığın mafyalığa terfi ettiği dönem itibarıyla hareketlenmiştir. Birçok dalda faaliyet gösteren mafyacılığın bir dalı ise diğerlerine oranla daha ön plana çıkmıştır.

    ÇEK- SENET MAFYASI çarpık ekonomik düzenin bir dişlisi olarak karşımıza çıktı. Banka kredibilitesi olmayan, parasal yönden zor durumda olan kişilerle, kuru parası olan ve bunu pazarlayarak bir tür illegal bankacılık yapanların (bilinen adıyla tefecilik) birbirleriyle yaptığı alışveriş sonrası arayı bulmak ve tahsilatı gerçekleştirmek amaçlı kurulmuş illegal tahsilat şefliğidir. Bir tür organize suç örgütünün toplum arasında kullanılan adıdır, mafya.

    Bolumuz sanayileşmemenin vermiş olduğu avantajla mafya konusunda bir çok yere göre çok daha avantajlı olmuştur. Bu illegal yapıyla açıkçası fazla yüz göz olmamıştır. Bildiğimiz vakaların en büyüğü Boludağı Operasyonu?yla ortaya çıkmış ve kamuoyunu meşgul etmiştir. Geçtiğimiz hafta başında ise ikinci vaka basına yansımıştır. Bankacıların Bolu'yu çok sevmesinin altında hepimizin bildiği gibi veya varsayıldığı gibi, Bolu'da ki yastık altı paralardır. Bu paranın büyük bir bölümü banka hesaplarıyla piyasada dolaşsa bile, bir kısmı da illegal bankacılık yoluyla dolaşmakta ve satılmaktadır. Haliyle illegal bankacılığın sermayesini koruyacak bir takım güçlerin Bolu'da faaliyet göstermesi de normaldir. Bu yoldan para kazanan sevgili sermayedarlarımız. Sizlerden para alacak kişilerin bu paraları geri ödeme şansı sizlerinde bildiği gibi sıfıra yakındır. Zaten adamın işi iyi olsa, sizin kapınızın önünden geçmez. Bile bile canlar yakmayın, ocaklar söndürmeyin inanıyorum ki faiz kazancından yaptığınız veya hesapladığınız karın büyük bir bölümünü alamıyorsunuz. Yani eminim ki mafya parası, avukat parası karın büyük bir bölümünü süpürüyor. Stres dolu bir hayat yaşıyorsunuz. Bazen ölüm tehditleri bile alıyorsunuz. Toplumda saygın bir yere sahip olamıyorsunuz. Herkes sizden nefretle küfürle bahsediyor. Çoluğunuz, çocuğunuz, onların gelecekleri var. Daha da önemlisi öteki tarafta hesap günü var. Ne kadar deyiyor bilmiyorum ama bence değmez gibime geliyor.

    Bolumuzda Bu tip örgütlenmeleri istemiyoruz. Bolu da bir mafya olacaksa da, bu kendi içinden biri olmalıdır diyorum. Bu konuda faaliyet gösteren yabancıları asla istemiyoruz.

    9-10 yıl önce Alanya?yı etkisi altına almak isteyen bir mafya gurubu Alanya halkı tarafından linç edilmek üzereyken zor kaçmıştır. Bolular?ında gerektiğinde böyle bir birlikteliği sağlayabileceğine inanıyorum. Asıl görev devlete düşmektedir tabi ki. Bugün bazı bankaların bile paralarını tahsil etmek için Mafya ile anlaştığını duyduk gördük. Nasıl çözülür bilmiyorum ama inşallah çözülür.

    Onu izlemeye devam edin demiştim.

    Başta Almanya da yaşayan Bolulu İlhan Atalay büyüğümüzün katkılarıyla ve Sevgili Seyfi Alp?in ve diğer hemşehrilerimizin üstün gayretleriyle Almanya?da yaşayan Bolulular İzzet Baysal Devlet Hastanesi?ne 15.000 Euro değerinde bir Ambulansı hediye ettiler. Geçtiğimiz yaz aylarında Bolu'da tatil yapan Sn.İlhan Atalay?ın bir yakınının rahatsızlanması ve kendisine ambulansın ulaşamaması sebebiyle değerli büyüğümüz Almanya dönüşünde böyle bir bağış organizasyonuna girmiş kısa sürede bu güzel hayrı gerçekleştirmiştir.

    Bolu halkı adına buradan bende teşekkürlerimi sunuyorum. Kendisinden Bolu için daha nice güzel faaliyetler bekliyoruz.

    CHP

    CHP kurultayında Deniz Baykal tekrar Genel Başkanlığa seçildi. Rakibi Mustafa Sarıgül?dü

    Kürsüde aradaki farkı herhalde bütün Türkiye gördü. Kürsüye çıkıp konuşmak, takım elbise giymek kadar kolay olmuyor. Çok bariz bir rüşvet iddiasını yanıtlayamayan, olayın yaşanmışlığı gerçeğine rağmen, Mustafa Sarıgül 460 oy almıştır. Bu 460 oyun büyük bir bölümü Baykal karşıtçılığıdır. Doğrudur yanlıştır demiyorum ama bir tercih yapılacaksa, o 460 oyun çoğu yani Baykal?a kızanların vereceği oylar, boş oy olarak atılsaydı çok daha anlamlı bir mesaj olurdu. Yine 1980 sonrası kirlenen siyaset ve genel anlayış CHP?de de virüsleşmiştir. Siyasetle ticaret, ya da siyasetin üzerinden ticaret mantığının bir temsilcisi CHP delegelerinden 460 oy almıştır.

    Okuyucu maili

    Geçtiğimiz Cumartesi günü aşağıdaki e-maili (elektronik posta ) mesaj kutumda buldum.

    Gönderen: Sema Yaman

    Eleştiri

    Cumhur Bey, öncelikle yapacağım eleştiriyi daha önce bolununsesi Gazetesi mailine bıraktığımı ancak bir yanlış anlama sonucu Kamuran Bey?in sildiğini bilmenizi isterim. Son haftadaki yazınızda bahsettiğiniz ?Çizmecioğlu Grubuna Teşekkürler? bölümüne eleştirim. Bahsettiğiniz aile binayı satın almıştır. Ancak bina mimarisi kendilerine ait değildir. Bildiğiniz gibi kiraya verdikleri grubun başarısıdır, bu bir. İkinci konu ise Bolu'nun öncelikli konusu ?ince mimari? değil yapılmayan yatırımlar ve tanıtımlardır. Üstelik bahsettiğiniz aile de başta olmak üzere Bolu'nun yatırım yapması gereken insanlarının varolan sermayelerini nerede kullandıklarıdır.

    Cevap:

    Sn. Sema Hanım,

    Mailiniz için teşekkürler. Mimari Çizmecioğlu grubuna ait veya değil, bilmiyorum. Ben binayı gördüm ve yazdım. Ortaya çıkan bir eser var. Bunun bir ucunda da Çizmecioğlu grubu var. O zaman onları şu şekilde tebrik edelim. Sahip oldukları binayı iyi bir gruba kiraya vererek, iyi bir seçim yaptıkları için. Mimari olarak da aynı grubun yapmış olduğu villalar var. Bolu'da yapılan villaların büyük bir bölümünün çirkinlik abidesi ve ticari olarak yapıldığını biliyoruz. Karşılaştırma yapıldığında bu grubun kullanmış olduğu mimari çizgilerin çok ileride olduğunu herkes kabul eder gibime geliyor.

    Bolu'nun öncelikli sorunlarına gelince, bunlar bolununsesi?nin 1. sayfasında bol bol işleniyor. Benim köşemde Bolu'nun öncelikli sorunlarını yazacağım gibi bir taahhüdüm yok. Bolu'nun tanıtımı önceliği demişsiniz. Aynı yazıda Bolu'nun tanıtımıyla ilgili bir başlık da vardı. (Fuara gidiyoruz ) Sermaye konusunda ise tercih kişilere aittir. Kimisi al-sat yapar, kimisi sanayici olur, kimsi de faizcilik yapar. Açıkçası Bolu'dan kilometrelerce uzakta yaşayan biri olarak Bolu'nun öncelikleri konusunda üzerime düşeni fazlasıyla yaptığımı zannediyorum.

    Selam ve saygılarımla,

    Cumhur Bandakçıoğlu

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak