Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Uzun Geceler -V-

Cumhur Bandakçıoğlu

    31 Aralık 2007

    Bir kez daha uzun beyaz geceler ülkesinden merhaba. Bir kez daha İskandinavya?nın Venedik?i Stockholm?den merhaba. Her yıl olduğu gibi bu yıl yine rotamızı kuzeye çevirdik. Hoş son iki yıldır uzun gecelerin beyazları, global ısınmanın etkisiyle başkent Stockholm?de olmasa da biz bu soğuk ülkeyi seviyoruz. Seviyoruz çünkü modern dünyanın sosyal devletinde hayat standartlarının yüksekliğini kendimiz yaşamasak da burada görüyoruz. Sanatın ve kültürün ne kadar önemli olduğunu, önemsendiğini burada hissediyoruz. İnsana saygının ne anlama geldiğini burada öğreniyoruz. Herşeyden önemlisi çok sevdiğimiz Mustafa Yaman, Seçil Yaman, İdil Yaman, Erim Yaman burada yaşıyor. Akpınar hayratından su içmiş Cemil Kocagözoğlu abimiz, namı değer Stockholm muhtarı Fahri Öztabağ abimiz, Sefa Tunç hocamız, Sabri Bozkurtumuz, Serdar Özkan kardeşimiz ve Erdem Toraman ustamız bu coğrafyada yaşıyor. Hoş bu yıl içinde bulunduğumuz durum ve kısıtlı zaman bir çoğuyla bizi yan yana getiremese de gönüllerimiz her zaman olduğu gibi yine onlarla. Hava sıcaklığının -8 ile 6 derece arasında değiştiği Stockholm, bu yıl da yine karsız geçiyor ve gelecek adına insanları korkutuyor. Ne diyelim her şeyin hayırlısı!

    Köy ekmeğinin kokusu uzaklara başka gelir..

    Geçtiğimiz haftalarda Bolu gündeminde pazarda satılan köy ekmeklerine karşı Bolu Belediyesi tarafından başlatılan toplatılma ve satışının yasaklanması konusu baş köşedeydi. Biz de bu konuyu son yazımızda ?Dokunmayın Köy Ekmeğimize? başlığıyla, kendi bakış açımızdan yorumlamıştık. Yazımızın ana teması köy ekmeğimizin özellikle Bolu'nun dışında yaşayanlar için ne anlama geldiği ve hijyen konusu için bu satışların engellemesinin komik ve saçmalık olduğunu anlatmıştım. Hâlâ da belirttiğim yönde iddialıyım. Dünyanın birçok yerinde yerel pazarlarda bir çok ürünün açıkta satıldığını yazmıştım. İşte size bir örnek: Stockholm?de Gamla Stan?da (Stockholm?un en eski yerleşim bölgesi) yılbaşı pazarında bir mağazanın açık büfesinde satılan pasta ve kekleri resimde görebilirsiniz. Satış yapılan ülke İsveç. Dünyanın en gelişmiş ülkelerinden birisi! Uzaklardan köy ekmeği ile ilgili birçok destek malı aldım. Hatta ismi bende saklı bir uzaklardaki çok değerli bir kardeşimizden harika bir şiir aldım. Hoş görüsüne dayanarak sizlerle paylaşıyorum.

    Aman dedik!
    Hele ekmekleri dizem,
    Yağdan iki okka kesem,
    Daha ne alacaksan deyve,
    Benim de bir dolsun kesem.

    Peynire lazımdır maya,
    Biber kattık tarhanaya,
    Pazarı pazarlayınca,
    Sıra gelir kaplıcaya.

    Bolu ilinin en hası var,
    Reçel dolu bir tası var,
    Yenice gelmiş köyünden,
    Zabıtanın çok nazı var.

    Kutsal topraklarda tavaf,
    Zabıtanın işi tuhaf,
    Bolumuzun bir pazarı,
    Çarpar mı ki ekmek, Mushaf?

    Elinden tutun veledin,
    Pazarı hem tavaf edin,
    Köy ekmeği eski adet,
    Aman! Ya Başkanım Alaaddin!

    Bizim yazının ardından sevgili Yener abimiz, Bolu'da Yenihayat?taki köşesinden konuya farklı bir bakış açısı ve kafalarımıza soru işaretleri getirmişti. Ekmeklerin minibüslerle toplu olarak köydeki ev fırınlarından değil, şehirde yapılan fırınlardan getirildiğini yazmıştı. Aslında benim ve Yener abimizin konuyu ele alış açıları biraz fark arz etmekte. Başta söylediğim gibi ben konuyu hijyen adı altında bahane edilmesinin komik olduğunu yazmıştım. Bizim meşhur yazımıza bir mektup da Sevgili Belediye Başkanımızdan geldi. Kısaltılmış bir şekilde sizlere sunuyorum, bir kaçına cevap hakkımı kullanarak yorumu sizlere bırakıyorum.

    Sayın Cumhur BANDAKÇIOGLU,

    Bolununsesi Gazetesi Köşe Yazarı

    İLGİ: 17.12.2007 tarihli Bolununsesi Gazete-si?nin 4?ncü sayfasında yer alan ?Dokunmayın Köy Ekmeğimize ? başlıklı köşe yazısı.

    Yazarı bulunduğunuz gazetenizin 17 Aralık 2007 tarih, 806 Sayılı köşenizde ?Dokunmayın köy ekmeğimize? adlı köşe yazınızı, dikkatle ve hayretle okuduk. Bolumuzun saygın ailelerinden ve Bolumuzun abisi çok sevgili Yener Ağabeyimizin, hukuk adamlığı dışında basın duayenIerinden bir kişinin oğlu olan size, kaleme aldığınız yazı inanın hiç yakışmadığını üzülerek ifade etmek isterim.

    Şöyle ki; hayatının büyük birçoğunu Bolu dışında geçirmenize karşılık, nasıl oluyor da sanki olayları bire bir yaşıyormuş gibi kaleme alıyorsunuz. Kim veya kimler bu konuda size bilgi aktarıyor ve bu anlatılanları kaleme alı-yorsanız, inanın ne yazık ki sizin gibi kültürlü ve tahsilli bir kişiyi yanlış yönlendirmekteler ve siz de bu yanlışa alet olmaktasınız.

    Bolu? da yaşayan bizler olarak her zaman bilgi ve tecrübesinden faydalandığımız Yener Ağabeyimiz yani sevgili babanıza keşke köy ekmeği ile ilgili yaptığımız denetimler ile ilgili fikrini sorma zahmetinde bulunsaydınız. Ma-lum artık marka olmuş Bolu ekmeğini ama asıl Bolu ekmeğini, ne yazık ki yaşınız münasebe-tiyle tam bilme imkanınız bulunmamaktadır.

    Bakın sizin yapmadığınızı ben yapıyorum ve Babanızın aynı hafta Bolu'da Yenihayat Gazetesi?nde yazdığı yazıyı size okutmak istiyorum.

    Evet Sayın Cumhur Bandakçıoğlu, işin as-lını babanız yani Yener Ağabeyimiz gayet güzel anlatmış. Sizin yaşınız küçük ve çoğu yaşan-tınızı da Bolu dışında geçirdiğiniz için, köy ekmeğiyle ilgili tarihi süreçle ilgili eksiğinizi kapatmış ve bilgilenmişsinizdir. Yener Ağabeyi-mizin yazdıklarını da umarım siz de anlamış-sınızdır. Ve yine umarım ki; Bolu'da yaşama-dan, birilerinin sokma laflarıyla yaptığımız hizmetlerle ilgili eleştirilerinizi kaleme alma-dan önce Babanıza bundan sonra sorarsınız. Malum davulun sesi dışarıdan hoş gelir.

    Alaaddin YILMAZ

    Belediye Başkanı

    Öncelikle belirtmeliyimki Sn.Başkanımızdan böyle bir mektup almak çok hoşuma gitti. Demek ki konu Bolu gündeminde ciddi bir yer edinmiş. Demek ki Bolu'dan uzaklarda yaşamamıza rağmen, güncel konulara değinebiliyormuşuz. Yanlız bir konu enteresandı. Bugüne kadar birçok eleştiri yaptığım, hatta çok daha ağır eleştiriler yapmama rağmen Bolu Belediyesi?nden ilk defa bu tip bir yazı aldım. Tabi bunu anlamak çok basit! Babası Bolu Belediyesi?nin uygulamasının doğru olduğunu yazarken, oğlu tersini yazıyordu. (Aslında aile içi demokrasiye verilecek güzel bir örnektir) Mektup da asıl vurgulanmak istenen nokta ise, Bolu'da yaşamamasına rağmen nasıl oluyordu da bu kadar Bolu ile ilgili konuları günü gününe takip ediyordu. Daha açık olmak gerekirse, kendisini yoksa Bolununsesi Gazetesi sahibi Kamuran Alagözoğlu mu yönlendiriyordu? Sevgili Başkanım, teknoloji ve hız çağında yaşıyoruz. Bolu yerel basınını internet üzerinden günü gününe muhtemelen siz daha makamınıza gelmeden takip ediyorum. Basın bürom da yok. Bana haberleri okuyup kimse özetlemiyor. En samimi ve yakın arkadaşları, Bolu'da yaşayan ve onlarla hemen hemen her gün konuşan bir kişinin Bolu gündemi için yönlendirme almasına inanın hiç gerek yok. Yetiştirilme tarzı ve hayat felsefesi olarak Yüce Allah?ın vermiş olduğu aklı kimseye kiralamayacak kadar kafası çalışan bir kardeşinizim ben. Tevellüt sizin kadar olmasa da 40 olmuş durumda. Aklın yaşla başla alakalı olmadığını eminim ki siz de çok iyi biliyorsunuzdur. Hoş beni genç olarak addetmeniz beni mutlu etse de emin olun ki çevrenizdeki birçok kişinin gittiği yerden bendenizin en az 4 defa geldiğini belirtirim. Sevgili Başkanım daha önce birçok eleştiri yaptığım ekibinizi bir kez daha değiştirmenizi tavsiye ediyorum. Mesela Yener Abi?yi Belediye basın danışmanlığı üst kurulu başkanı yapınız. Sizin ve ekibinizin yapması gereken açıklamaları kendisi yaptığı için. Bolu'nun 2 numaralı hatta içinden çıkmış 1 numaralı makam sahibi olarak sizin adınıza bu yazıyı kim kaleme almışsa, sizin tabirinizle sokma akıllılar olarak adlandırılan ve size akıl veren bu insanları yanınızdan bir an önce atınız. Yanınızdaki boru trampet takımı yanlış marşlar çalıyor ve sizi yanıltıyor. Siz davulu uzaklardan dinleyin! Yazımı bir daha okuyunuz. Sizin adınıza şahsınıza ve makamınıza yakışmayan bir dil kullandırmayınız. Bu vesileyle yeni yılınızı kutluyor saygılarımı sunuyorum. Konunun yorumunu Bolu kamuyuna bırakıyorum.

    Bolu Belediyesi?ne Yılbaşı Mönüsü!

    Başlangıçlar:

    * Çamursuz yollar,

    * Düzgün kaldırımlar,

    * Çekirdek kabuğu atılmamış meydanlar.

    Ara sıcaklar

    * Doğalgaz destekli özlediğiniz, tertemiz Bolu havası,

    * Pırıl pırıl Büyüksu.

    Ana Yemekler

    * Sağlık ve termal merkezi,

    * Üniversite şehri,

    * Doğa sporları merkezi

    Tatlılar

    * Büyük Boluspor.

    Cumhur Usta?nın tavsiyesi

    Küçük hesapların olmadığı, uyduruk kaydırık

    adamların üreme ve yaşama şansı olmadığı bir BOLU!..

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Cafe Koltukları Cafe Sandalyeleri Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak