Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Uzun ve beyaz geceler

Cumhur Bandakçıoğlu

    2 Ocak 2006

    25 Aralık 2005 itibarıyla başlayan kar yağışı neredeyse aralıksız olarak devam ediyor. Stockholm ve çevresi tamamıyla kar altında. Yanı uzun lafın kısası; uzun geceler artık daha da beyaz. Saat 15.30 gibi kararan havaya rağmen sokaklar cıvıl cıvıl ve hareketli. Artık yılın son dönemine girilmek üzere ve İsveçliler son tatillerini yaşıyorlar. Mayıs ayındaki paskalyalarına kadar. Alışveriş çılgınlığı tam gaz devam ediyor. (Mustafa, bundan sonra 2 ay dışarıya çıkamazlar diye ekliyor) Kimisi Noel yeni yıl arası (24 Aralık ile 31 Aralık arasında) bir gecelik gemi seyahatine çıkıyor. İsveç ve Finlandiya arasında çalışan dev yolcu gemileri, uygun fiyatlarıyla İsveçlilerin dönem dönem eğlenmek için kullandığı yegâne aktivite mekânları. Bu gemilerde gümrüksüz satışlar yapıldığı için her şey dışarıya göre çok daha ucuz. Bu gemilerle yapılan bir günlük seyahatler İskandinavya?nın tek düze yaşamı içinde büyük bir keyif ve mutluluk. Havanın soğuk olması sebebiyle şehirde belli noktalarda bulunan kapalı yemek siteleri var. Tıpkı bizim büyük alışveriş merkezlerinin yemek bölümlerinde olduğu gibi birçok farklı mutfak bulunmakta. Bunların en ilgi çekeni ise HÖTORGET adlı merkez. Burada şarküteri ve manav tarzı mağazaların arasına yayılmış farklı kültürlere ait mutfaklardan örnekler sunan restaurantlar var. Gerçekten çok farklı bir atmosfer. Bizde bu restaurantlardan birine oturup balık yiyoruz. Yanımızda oturan yaşlı iki İsveçli ile hafiften sohbete başlıyoruz. İlk soru; Apo ne yapıyor oluyor ? Adada dinleniyor diyoruz. Sorudan pek hoşlanmadığımızı görünce Tanzanya?da nasıl yakaladınız geliyor.. Bizde Kenya?da diye cevap veriyoruz. Avrupa Birliği?ne dalga geçer bir havada, 15 yıl sonra katılacaksınız herhalde diyorlar. Bizde dalgaya vuruyoruz, korkmayın hiç gelmeye niyetimiz yok zaten buradayız, gönlünüz rahat olsun diyoruz. Neyse olayı germeyelim diye fazla üstlerine düşmeyip kendilerine mutlu yıllar diliyoruz. Burada kar yağdığında ciddi bir hava değişikliği olmazsa kar yerin üstünde uzunca süre kalıyor. Bizdeki gibi yağıştan bir iki gün sonra erimiyor. İşte bu uzun beyaz gecelerde yürüyüş yapmak ve sıcak bir kahve içmek, soğuk havaya rağmen büyük keyif veriyor. Noel bitti sıra yeni yıl kutlamalarına geldi. Yeni yıl gecesinde İsveçlilerin büyük bir çoğunluğu da aileleri ile birlikte olup, yemek yiyip evlerinde eğlenmeyi tercih ediyor. Herkes saatin 24.00 olmasını bekliyor. Çünkü bu saatte dışarıya çıkılacak ve havai fişekler patlatılacak. Gün boyunca havai fişek satan mağazalarından alınan havai fişekler patlatılacak ve insanlar birbirlerine sarılacaktır 2006 için. Yani bizde belli bölgelerde atılan havai fişekler İsveç genelinde her evin önünde atılıyor. Ve saat 24?ü vurduğunda binlerce havai fişek gökyüzünü kaplıyor. Bizde tipik olarak İsveçlilerin yaptığını yapıyoruz. Yani evde güzel bir yemek, saat 24?e kadar TV programlarını izliyoruz. Uydu vasıtasıyla biraz da dünya ne yapıyor diyor, merak ederek dünya televizyonlarını dolaşıyorum. İnanın belki 50- 55 ülke kanallarına ve İsveç kanallarına bakıyorum. Türk kanallarına bakıyorum ve acı gerçek karşımıza çıkıyor. Hiçbir ülkedeki yılbaşı TV programlarında bizdeki kadar et sergilemesinin ön plana çıkarıldığı programlara rastlamıyorum. Ne Yunan kanalarında, ne Polonya kanallarında, ne de Rus kanalarında bizdeki vıcıklık yok. Beline eşarp bağlayıp kameralar önüne atlayan en iyi ben göbek atarım diyerek kendini gösterme yarışına giren körpe genç kızlar yok. Revü kıyafetiyle halay çekme gariplikleri yok. En tantanalısı Yunan kanalarında, ama inanın çıkıp da masaya göbek atan yok. Gerçekten çok yazık! Ülkenin başında çok tehlikeli, zevzek medya kuruluşları var. Ve bu kanallar bu ülkenin insanlarını modernlik adı altında zehirlemeye devam ediyorlar. 11 gündür İsveç?teyim. İsveç kanallarında bir tane televole, ülkenin zillilerini ve kolay para kazanan zontalarını sürekli gösteren programlar yok. Diyebileceğim tek şey, Allah yardımcımız olsun. Tam bir kültür ve kimlik bunalımı yaşayan ülkemizi üzülerek bir kez daha seyrediyoruz. Sayılı gün gelip geçiyor bir İsveç maceramız daha bitiyor. Bu ziyaret süresinde gerçekleştirmeyi planladığım bir ziyareti henüz yapamadım eğer başarabilirsem Washington- Stockholm hattındaki bir gönül buluşmasının önümüzdeki hafta sizlerle paylaşacağım.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak Bolu Çatı Tamiri Bolu Kamera Sistemleri Tonet Sandalye