Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

24 Kasım 2013!

Cumhur Bandakçıoğlu

    24 Kasım 2013

       'Zordur bu ülkede öğretmenlik yapmak!'
       89 yılda, 61 hükümet, 71 Milli Eğitim Bakanı!
       Aslında 'Milli' kelimesi kaldırılmalı 'Siyasi' konmalı.
       Çünkü özü budur. Gitti Komünist Bakan, geldi Kurtçu Bakan, gitti Kurtçu Bakan, geldi İmam Bakan! Bir türlü milli olamayıp, bir ülküye gönül veremeyip her dönem yönetmeliğin ve sistemin kendi dünyasına göre şekillendiği, güzel ülkemin bu kronik karmaşasında oradan oraya savrulur benim öğretmenlerim.
         Ve sonuç olarak, 'muasır medeniyetler seviyesine çıkmak bir hayal olur bu gök kubbede' diye yazmıştım 24 kasım 2012 tarihinde.
        Aradan tam 2 ay geçmişti ve 21 Ocak 2013 de yeni bir Milli Eğitim Bakanımız olmuştu.
         90. yılda 72. Milli Eğitim Bakanımızla yola devam ediyoruz.
         Fazla söze gerek yok!  2013 de yeni bir sorunla karşı karşıya kaldı eğitim dünyamız.  Bir Türkiye Cumhuriyeti modeli olan 'Dershaneler', 61. Hükümet tarafından tasfiye edilmek istenmekte!
         Açıkçası bende bozuk sistemin, bozuk bir tamamlayıcısı olarak görmekteyim dershaneleri. Eğer okul varsa, dershane niye var? Dershane varsa okullar ne iş yapar?  Dershaneler özel okula dönüşür mü? Özel okulların birbirinden özel tavırları nasıl kontrol altına alınır?
         Hepimizin bildiği gibi bu konuda büyük sorunlar yumağıyla karşı karşıyayız. Kim hatalı, kim yanlış? 
        Aklıma, Hıristiyan Dünyası tarafından aforoz edilen ünlü 'Günaha Son Çağrı Film' nin bir sahnesi geliyor; Daha sonra Azize olan Mecdelli Maria (Magdalena) günahkar bir kadın olduğu için taşlanmaktadır. İsa Peygamber, kadını linç etmek için toplanan kalabalığa 'Hiç günahım yok diyen devam etsin' der ve bu kelimeyi birkaç kez tekrarlar, bunun üzerine öfkeli kalabalık dağılır! Eğitim sistemimizin adeta stepne lastiği haline gelen dershaneler konusunda, 'günahımız yok' diyen sizce çıkabilir mi?
            Dershane demişken, öğrencilik yıllarımızda her ne kadar Sevgili Yener Abi (Babam); Kitabını defterini alıyoruz, bir dediğini iki etmiyoruz, cebine harçlığını koyuyoruz, dershane de neymiş dese de, bizim de bir dershane geçmişimiz vardır. Bu vesileyle zannediyorum Bolu'nun ilk dershanesi olan ve 80'li yılların başında kurulan Deniz Dershane'si Ferhat Diniz hocamızı da saygıyla analım.
          Her yıl olduğu gibi; Hayat yolumuzda bizlere bir membaa, bir ışık, bir nefes olan;
         İlkokul: Ayşe Atalan, İnci Kırım, Züriye Doğanöz, Türkan Kalaycıoğlu, İsmet Bandakçıoğlu, Nadide Kılıç, Seval Başaygün, Arif Gültekin, Arif Denk, İffet Yaşin, Osman Orhan'ı,
          Ortaokul: Asım Can, İffet Kara, Nurhayat Kocabacak, Ali Duman, Ayşe Çakıroğlu, Hüseyin Kabadayı, Mustafa Sönmez, Asuman Eyvazoğlu, Murat Dinçtürk, Adnan Balcıoğlu, Metin Ferah, Lale Yörükoğlu, Sevim Berik, Sibel Pehlivan, Kemal Pehlivan, Lamia Dal, Aytaç Kılıç, Mükerrem Odabaşı, Cemal Çelikcan, Kadriye Sarı, Nevin Ömür, Süheyla Vardar, Yurdanur Karakaya, Durmuş Başer, Meral Şen, Ömer Selen, Mine Selen, Kemal Akkuş, Nihat Karakan, Kuddus Kayış, Durmuş Çakıroğlu, Nükhet Gülşen, Mehmet Aydın, Ali Ürpek, Hayrettin Tahtabacak, Özçiçek Taşçı, Salih Rüştü Taşçı, Uğur Atalan'ı,
           Lise: Yaşar Eyüpoğlu, Faik Sığıncı, Remzi Kocaman, Şeref Sunar, Halil Kara, Aydın Tekin, Leman Künç, Günsel Ceylan, Günay Karslıoğlu, Nurşen Bulut, Ayten Berkarda, Selahattin Üstün, İlhami Akın, Hikmet Manaz, Pakize Marangoz, Emine Çelikcan, Kadri Üstündağ, Şafak Namdar, Sabite Tüzün, Seyfi Dağdeviren, Mustafa Bektaş, Muzaffer Ercan, Recep Adakçılar, Fuat Ustaoğlu, Nuray Anık, Gülüm Sorguç, Nurşen Aydın, Hamdi Mutluer, (Hacı) Cemalettin Çınar, İdris Durma, Meliha Dağdeviren, Nermin Gümüş, Nurten Cengizay, Yücel Kırmusaoğlu, Mehmet Özdoğan, Mehmet Aysan, Sadık Güleryüz, Arif Akpınar, İsmail Hakkı Atalay, Mine Hitit, Aysun Matracı, İsmet Başkaya, Sevgi Mülayim ve Handan Hundemir, Zeki Yetkin'i,
           Beden Terbiyesi ve Gençlik Merkezi: Bolu gençliğinin sportif ve kültürel faaliyetlerine emek harcamış hocalarımız; Saip Garipoğlu, Mustafa Hotakoğlu, Raşit Veciz, Ali Ürpek, Altan Balcıoğlu, Cevat Fırat, Şennur Sarıberber, Murat Başara'yı,
           Yine sonradan tanıyıp sevdiğimiz saydığımız feyz aldığımız, öğretmenlerimiz: Muharrem Demirel, Mustafa Namdar, Nevzat Özdemir, Ayhan Can, Tekin Aytugar, Hüseyin Göktaş, İbrahim Çavuşoğlu, Nizamettin Yıldırım, Nilüfer Ertem'i,
          Can arkadaşlarım: Can Garipoğlu, Dilek Garipoğlu, Tarkan Tombak, Ayşem Tombak, Ayşe Aksoy, Suat Karakaya ve Demet Kınacı Benli ablamı,
          Sevgili kardeşlerim: Begüm Derici ve Ezgi Alagözoğlu'nu  ve burada  adını yazmayı istemeyerek unuttuğum, ışıklarına mazhar olduğumuz  bütün öğretmenlerimizi, sevgi, saygı ve hürmetle...
          Ebediyete uğurladığımız: Sabahat Atalay, Necati Özdoğan, Kemal Yaman, Zihni Bayındır, Cevat Abak, Mustafa Gürtan, İsmail Engin, Nurettin Başer, Selim Marangoz, Süha Alpman, Sadriye Turan, Kemal Kayacan, Sedat Başboyacı, Adnan Altun, Nurten Yalçın, Nuri Sert, Cahit Sinan, Cahit Dinçtürk, Tülay Bürgeç, Hulki Bürgeç, İlhan Önder, Sevim Önder, Aynur Tıkan, Emin Gülses, Arif Şerement, Birsen Saraç, Nedim Coşkun, Mehmet Edip Yavuz, Tamer Dolapçı, Nazım Aytugar, Elmas Tahtacı, Raif Gülcan, Emine Çakır, öğretmenlerimizi,  rahmetle anıyorum. Ruhları şad olsun!

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Cafe Masa Sandalye Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak