Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

DENİZ GETİRECEK YOK MU?

Cumhur Bandakçıoğlu

    22 Mart 2004

    Yerel seçimlerde son düzlüğe girerken başkan adaylarının vaatleri bomba gibi birer, birer patlıyor. Bazı adaylarda vaat yerine diğer adayın vaatlerine taş atarak gündemde kalma yolunu deniyor.

    Yılmaz Erdoğan'ın kaleme aldığı eseri BİR DEMET TİYATRO yıllarca Televizyonlarda gösterimde kalmış ve beğeniyle izlenmişti. Hiç unutamadığım ve sürekli olarak hafızamda kalan bir bölümünde Yılmaz Erdoğan (Mükremin Ağabey )'nın kayınbiraderi Fadıl, Ankara- İstanbul arasında yolculuk yaparken ağır kış koşulları sebebiyle otobüs Bolu dağında kara saplanır, yolcular geceyi geçirmek için köy evlerinin çevredeki küçük dükkanların kapısını çalarlar. Fadıl ile kapısını çaldığı kunduracının arasındaki diyalog şöyle geçmektedir;

    Fadıl: İyi akşamlar. Burası neresi bey amca?

    Köylü: (Soğuktan bir tavuk gibi baygın baygın masasında oturan bir adam) Burası Camışlaaaa Köyüü.

    Fadıl: Hımmmmm Nereye bağlıdır bu Camışlar??

    Köylü: Bolu'ya bağlı diyollaaaa... Emme biz Antalya'ya bağlanmak istiyozzzzz..

    Sıcak denizlere açılmak istiyozzzzz!!! Ak Denize kıyı olmak istiyozzzz...

    Gelelim seçim vaatlerine,

    Bir adayımız. Büyük Suyu yüzülebilir, balık tutulabilir hale getirmeyi planlıyormuş. (Bolulular olarak yüzmeye çok severiz. Kapalı yüzme havuzumuzu Ortadoğu'nun ve Balkanların en iyi tesisi haline getirdik ya!)

    Hükümetten para almadan bu işlerin olamayacağını söylüyormuş.

    Sevgili Bolulular, bugün meclisin aritmetiği ortadır. İktidar partisinin milletvekili olmayan il yoktur. Düşünsenize iktidar partisinin yani Ak Partinin bu seçimlerden % 50 oranıyla çıktığını. Hükümet hangi belediyeye hangi parayı verecek? Hükümetten para almak için sihirbaz olmak lazım. İktidara gelindiğinden beri Bolu'ya hiç bir şey alınmamış. Olanlarda elinden gitmiş. Sonuç, biz hükümetten para alıp her şeyi yapacağız. Bana hiç inandırıcı gelmiyor. Oysaki "yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır" diyebilmeliydiler. Ama diyemiyorlar.

    Belediye Başkanımız sayın Yüksel Ceylan son düzlüğe girerken seçimin favorisidir. Bolu'da yaşayan bir çok zıt görüşlü arkadaşım bu seçimlerde Yüksel Ceylan'a oy vereceğini belirtmektedir. Ortaya attığı bir çok proje mantıklı olmakla beraber benim uzmanlık alanıma giren uluslararası fuar merkezi projesi abartılıdır. Bolu'nun uluslararası fuar merkezi olabilmesi için daha çok yol alması gerekmektedir. Bugün İstanbul bile daha bu kriterleri yeni yakalamaya başlamıştır. En basitiyle uluslararası fuar düzenlemek şenlik festival düzenler gibi Balkan ülkelerinden birkaç öğrenci ve folklor gurupları getirmekle olmaz.

    Bu projenin ULUSAL FUAR MERKEZI VE KONGRELER MERKEZİ yada ULUSLAR olarak adlandırılması çok daha doğru ve inandırıcı olur.

    DYP adayı Sayın İsmail Necdet Arafat'la geçtiğimiz hafta sonunda bolununsesi'nde bir araya geldik, tanıştık. Kendisini dinledik. Son derece hoş sohbet, söyledikleri dinlenebilen dolu bir kişilik olmakla beraber son açıklamaları bana biraz insafsızca geldi. "Son 15 yılda Bolu'ya hiç bir şey yapılmadı.Yapılanların hepsi Sayın Muzaffer Işın döneminden kalmadır" demesi beni şaşırttı. Bolu Belediye Başkanlarının hepsi Bolu'ya hizmet etmiştir. Zaten başkanlığın amacıda şehre hizmettir. Çıkıp da son 15 yılda Bolu yerinde sayıyor derseniz. Bilemiyorum ne kadar inandırıcı olabilirsiniz ?

    En büyük Başkan Ahmet Başkan! Eğer Ahmet ağabey Başkan olursa 3 yıl sonra süper ligdeyiz. O zaman bu formüle göre 4 yıl sonunda UEFA kupasını almış olmamız lazım gibi geliyor ? Ahmet ağabey yeni yönetimin içindesin (içinde misin?) Koşulları senden daha iyi bilen olması lazım. Yani bunu böyle söylemeyip "En büyük hedefim Boluspor'u en kısa zamanda hakkettiği yere getirmek için her şeyi yapacağım" deseydin çok daha inandırıcı olur ve oy yüzdeni artırabilirdin.

    "Bolu'yu Japonya'nın Tokyo'su yapacağız. Eyvah, eyvah..." Tek benzerlik deprem bölgesi olmasıdır. Bolu, Tokyo gibi olursa 50 m2'lik evlerde dünyanın en pahalı şehrinde yaşamak zorunda kalırız. Öyle olunca da Bolu'da kimse kalmaz. Benzetme yapmamız gerekiyorsa İskandinav ülkelerindeki modeller Bolu'ya daha çok gider diye düşünüyorum.

    Genç Partinin, Genç Adayı sevgili arkadaşımız Sayın Volkan Özcan da temizliğe önem vereceğini, çöp toplama işlemlerinde özel görevliler evlerin önünde çöpleri kategorilere ayırıp toplayacağını, bir kısım çöplerin geri dönüşümünü sağlayıp ekonomiye tekrar kazandırılacağını söylemiş. Açıkçası bu evlerin önünde çöpler toplanmadan yapılacak işlemi pek anlayamadım ben. Başarılırsa gerçekten çok iyi bir şey olur diyorum.

    SHP adayımız Sayın İbrahim Kaygusuz ağabeyimiz 4 K projesiyle daha şeffaf bir belediyecilik yapacağını söylemiş. Ayrıca tek eksiğimiz Buz Pateni Sahası mı diye mevcut başkanımızı eleştirmiş. Buz pateni sahası Bolu için eksikliktir. Bugüne kadar olması gereken bir spor tesisidir. Bolu Belediyesi'ni Üniversitemizle, Beden Terbiyemizle ve Bolu'nun dağlarından büyük paralar kazanan otel sahipleriyle projeler hazırlayıp, Bolu'daki gençler için kış sporları alanlarını daha aktif hale getirmesi son derece faydalı olacaktır.

    Vaatlerde sizlerinde bildiği gibi BOLU'YA DENİZ yok. Akdeniz'e kıyı olabilmesi, sıcak denizlere de açılması imkansız. Umarız Bolu için hayırlısı olur.

    Notlar;

    Ulusal Basında, Seçim anketlerinde AKP'nin büyük bir zafer kazanacağı yönünde yazılar yazılmaktadır. Zaten bu medyadan daha farklı bir şey beklemek son derece yanlıştır. Hürriyet Gazetesi yazarı Emin Çölaşan susturulmak istenmiş ama okuyucu tepkilerinden sonra tekrar köşesine dönmüştür. Ülkemizde medya tarafından yaratılan Lay lay lom havasına rağmen ayrıca yerel seçimden galip çıkacağı kesin gözüken AKP iktidarı sürekli olarak CHP'ye vurmaktadır. CHP aleyhine mitinglerinde konuşmaktadır. AKP'nin korkusu nedir? Ben açıkçası çok merak ediyorum. Neden bu kadar CHP'den çekinmektedir?

    Türkçe'mizde çeşit çeşit tabirler bulunmaktadır. Bu tabirler kişinin anlayışına göre veya anlamak istenilen biçimine göre farklı yorumlanabilir.

    Mesela, ortamda olamayan birisinden bahsederken, o kişinin araması veya çıkıp gelmesi;

    Duruma göre 'İyi insan lafının üstüne gelir' denir veya 'İti an çomağı hazırla' diyerek de yorumlanır. Türkçe'de tabirler bir çok şekle girebilir. Sizin düşünce yapınıza ve nasıl anlamak istediğinize göre..

    Geçen hafta 10 Altın Öğüt adlı yazımla ilgili olarak 4. ayağa kadar inebildim onun altında tıkandı. Bana gelen bilginin kaynağına ulaşmadım.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak