Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Sevdim ben bu Meksika'yı

Cumhur Bandakçıoğlu

    11 Ekim 2012

          23 Eylül de Moskova'yla 'Vira Bismillah' dedik. Moskova'yı daha önceleri birçok kez bu köşeye taşımıştım. Fazla bir şey anlatmaya gerek yok. Kendine özgü zor, ama azımsanmayacak güzellikleri olan, farklı dinamikleriyle yine ön plandaki yerini korumakta. Türkiye için her yönüyle çok önem arz eden Rusya'nın başkenti Moskova'da tam 7 gün geçirdikten sonra, bir gece evimizde kalıp, rotamızı Orta Amerika'ya Meksika'ya çevirdik. Meksika'ya ilk seyahatimiz Paris üzerinden Fransız Hava Yolları'yla aktarma da dâhil yaklaşık 19 saat sürdü. Meksika'yı daha çok Hollywood yapımı filmlerle, biraz Texsas, Tommiks, Red Kit çizgi romanları ve de genelde pek de hoş olmayan haber bültenlerinin verileriyle tanıdığımı itiraf etmeliyim.

         Meksika'da da ciddi zenginliklerle, ciddi fakirlikler kol kola
         Her yeni gittiğim destinasyon gibi, Meksika'ya da hem isteyerek, hem de merak ederek gittim. Başkent Meksika City dört tarafı dağlarlı çevrili hafif yükseltilerin olduğu düzlük bir alan üzerinde kurulmuş. Yoğun göçle birlikte şehri çevreleyen dağlarında arkasına taşarak dev bir eyalet halini almış, 22 Milyon nüfusuyla dünyanın 2. büyük yerleşkesi olarak kayıtlara geçmiştir. Denizden 2.400 metre yükseklik de olması ise gece gündüz sıcaklıkları arasında ciddi bir fark yaratmakta olup, sizi ilk 2 gün Türkiye ile olan 8 saat farkının da etkisiyle ciddi olarak çarpmaktadır. Bu kadar kalabalık bir şehri yönetmek birçok ülkeyi yönetmekten daha zor olmalı diye düşünüyorum. Kilometrelerce uzunluğundaki bulvarlar, oldukça geniş ve çok şeritli olmasına rağmen trafiğe yeterli gelmemekte, yolların üstüne viyadüklü yol inşaatları yapılmaktadır. İstanbul'un yeni ulaşım aracı metrobüsün örnek alınarak İstanbul'a uygulandığı yer yine Meksika City'dir. Hemen hemen her ülkede de olduğu gibi, Meksika'da da ciddi zenginliklerle, ciddi fakirlikler kol kola gezmekte, aynı sokakları paylaşabilmektedir. Bir taraftan son derece modern bölgeleri diğer tarafta ise dökülmekte olan yerleşim merkezleri alışık olmayanları hayretteler içersinde bırakabilir.

          Tebessüm adeta insanların yüzüne yapışmış dersek yalan söylememiş oluruz
          Karizma deyince Anthony Quinn, güzel deyince Selma Hayek, sıra dışı deyince Frida Kahlo, futbol deyince Jorge Campos, yemek deyince Taco, Ateş deyince Tequila'nın akla geldiği bu ülke, seyahatim süresince birçok yönüyle beni etkilemiş olup, kendine hayran bırakmıştır. Dünyanın ender bölgelerinde rastlayacağınız kadar sıcakkanlı, sevimli, dostane insanların ülkesidir Meksika. Tebessüm adeta insanların yüzüne yapışmış dersek yalan söylememiş oluruz. Rusya ve Moskova'nın kasvetli ve soğuk insan yapısından sonra, Meksika'da sıcakkanlı insanlarla buluşmak, şüphesiz bu ülkeyi daha da sevmemize sebep olmuştur.

          Son dönemde Bolu'da yapılan yapılacak işler için iyi örneklerle dolu olduğunu söyleyebilirim
         Tekrar Meksika City'e gelecek olursak birbirinden güzel parkları, caddeleri, sanat eserleriyle birçok noktasıyla örnek teşkil edebilmektedir. Şehrin en önemli caddelerinden olan Reforma Bulvarı modern ve tarihi eski binalarıyla yeşil ile beton ve asfaltın birlikteliğinden ne güzellikler çıkabileceğini kıskandıracak şekilde de sizlere sunmaktadır. Son dönemde Bolu'da yapılan yapılacak işler için iyi örneklerle dolu olduğunu söyleyebilirim.

         Müzik ve dans hayatın her an içinde
          Meksika City'de müzik ve dans hayatın her an içinde olup vazgeçilmez bir oyuncusudur. Dünyaca tanınan ve benimsenen MARIACHI'leri, Türkçe anlamı 'Yerel Çalgıcıları', akşamları ve hafta sonları hayatı renklendiriyor. Meksika Müziği oldukça tempolu ve canlı olup insanı kolaylıkla etkisine alabiliyor. Hafta sonları parklarda ise özellikle ileri yaşlı Meksikalılar bir araya gelip dans ediyorlar ve bundan büyük zevk alıyorlar, bizlere de hayranlıkla onları izlemek kalıyor.

          Ve Taco.. Meksika'nın milli yiyeceği!
          Bizdeki lavaş benzeri, farklı yiyeceklerin Taco ekmeğine sarılıp yenmesi. Tabi acılı soslar ve taze limonla. Öğle ve akşam yemeklerinde sıcak yemek öncesi aperatif olarak Taco servisi yapılmakta. Meksika mutfağının en önemli unsurlarından biri de doğal olarak kırmız et. Türk mutfağına konuk olan Angus buralarda pek bir revaçta. Seyahatimiz sırasında birçok lezzeti tatma şansını bulduk. Beni en çok etkileyen ise SAN ANGEL INN adlı restoran oldu. Eski bir çiftlik evinden çevrilmiş iç avlu ve kapalı mekânları şeklindeki restoran, gerek bahçe düzenlemesi, gerek dekoru, gerekse canlı müziği ile adeta bir film sahnesi gibiydi. Restoranda her an bir kapıdan, ya Anthony Quinn, ya Selma Hayek, ya da Antonio Banderas karşınıza çıkacak gibi hissediyorsunuz. Mutfak demişken, Meksika'da bulunduğumuz süre içersinde Türk İhraç Ürünleri Haftası dolaysıyla yapılan etkinliklerde, İstanbul Ticaret Odası'nın Cemile Sultan Korusu Tesisleri Aşçıları'ndan, Mengen Gökçesu Kadılar Köyü'nden hemşerimiz Deniz Aydemir kardeşimizle de karşılaştık. Anlayacağınız lezzet açısından da harika bir hafta geçirdik.

         Meksika'da Atamla karşılaştım!
          Evet, sevdim ben bu Meksika'yı.. Sevdim çünkü çok tanıdık, çok bilindik, bir Türk'e sahip çıkmış Meksika! Meksika City'nin en güzel noktalarından bir tanesine hem de herkesin görebileceği şekilde dikmişler heykelini. Modern Türkiye'nin Kurucusu, Asker, Özgürlükçü, Devlet Adamı, Devrimci diyerek yazmışlar yıldızın üstüne ve Mustafa Kemal Atatürk demişler. Gururum okşandı. Onur duydum. Meksika'da Atamla karşılaştım! Bundan daha büyük ne mutluluk olabilir ki? Teşekkürler Büyükelçi Ergün Pelit, teşekkürler TİSK Eski Başkanı Refik Baydur ve de VİVA MEXİCO!

         Aşağıya süzülme anları ise oldukça ilgi çekici ve etkileyiciydi
         Meksika da en önemli ören yerlerinden bir tanesi de Piramitler olmakta. Meksika City ye yaklaşık 45 dakika uzaklıktaki TEOTIHUACAN Piramitlerini ziyaret etme şansını yakaladık. Net olarak tarihi belli olmasada Yaklaşık 2.500 yıl öncesini dayanan bir tarih barındıran Teothuacan 150-200.000 kişilik bir Aztek şehri olarak tarihe kaydedilmiş. Güneş Piramidi, Ay Piramidi ve Quetzalcoatl (Tüylü yılan) Tapınağı şehrin en dikkat çekici yapıları. Güneş Piramidi, Cholula Büyük Piramidi'nden sonra Amerika'nın ikinci büyük piramidi olup, 65 m. yüksekliğiyle dünyada bilinen piramitler içinde üçüncü yüksek piramidi. TEOTIHUACAN Piramitleri Tanrıya insanlara verdiklerine şükür etmek için yapılmış. Gezimiz sırasında foklarik canlandırılan ( Tanrı'nın mısırı insanlara bahşettiği için) yaklaşık 20-25 metrelik bir kütüğün üstünde 5 kişinin yaptığı ayin seyretme fırsatımız oldu. Ayin sonunda kütüğün en üst noktasında ters dönerek adeta bir atlıkarıncadaymış gibi aşağıya süzülme anları ise oldukça ilgi çekici ve etkileyiciydi.

         Uzun lafın kısası sevdim ben bu Meksika yı..
        Meksika dan kareler.
    1-ATATÜRK ve Meksika City  2- Yeşil ve Beton 3- Piramitler  4- San Angel  Inn  5- Park da dans  6-  Meksika da 2 Bolulu Amigo 7- Ayakkabılar hep bakımlı  8- Şükür Ayini 9- Hafta Sonu Mariachileri

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak