Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Cumhuriyet- Halk- Adalet- Kalkınma

Cumhur Bandakçıoğlu

Cumhuriyet- Halk- Adalet- Kalkınma
    25 Şubat 2011

        Arap dünyasında yaşanan gelişmeleri, yıkılan diktatörlükleri görünce ne kadar şanslı ve ileride olduğumuzu bir kez daha görüyoruz. Halkın yönetim şekli olan Cumhuriyet, bizlere tam 88 yıl önce armağan edildi. Hem de tüm toprakları işgal edilmiş, kaleleri dağıtılmış, tersanelerine girilmiş bir imparatorluğun arkasından. Ümit ediyorum ki bütün halkımızda aynı görüşe sahiptir. 1923'te ülkemizin tanıştığı Cumhuriyet ve Halk kavramı zamanla millete yetmemeye başlamış, doğal olarak daha fazlası istenmiştir. Cumhuriyet ve Halk kavramı bilinçlere yerleştiği için demode olup, milletin gündeminde eski popülaritesini kaybetmiştir. Mevcut yönetimlerin halka vermiş olduğu memnuniyetsizlikle daha fazla eşitlik ve gelişim arayan halk, 2002 yılında da önlerine konan Adalet ve Kalkınma vaadine sarılmıştır. Adalet ve Kalkınma ismi öyle sıradan bulunmuş bir isim değildir. 2002 öncesi milletin talep ettiği özlem duyduğu 2 unsur olarak ortaya atılmıştır. Adalet ve Kalkınma bu sebeple de millettin tercihini almıştır.
        İşte bu noktada tekrar Arap dünyasına dönecek olursak 'adalet ve kalkınma'nın olmadığı yerde, er veya geç 'halk' kavramının tekrar ön plana geçtiğini görüyoruz. Demek istediğim 'Cumhuriyet, Halk, Adalet, Kalkınma' birbirini tamamlayan koruyan kavramlar. Bu kavramalara sahip çıkanlar çok ama çok dikkatli olmak zorundadırlar.


         CHP zihniyeti ve AKP zihniyeti!

        Uzun zamandır yazılarını özlediğimiz gazetemiz yazarı Nevzat Özdemir hocama; Hocam yazılarınız özledik diye bir mesaj gönderdim. Hocam da 'Bolu da Yaprak Kıpırdamıyor' diye bir yorum yazmış.  İşte böyle yaprak kıpırdamayan durumlarda köşe yazarları için en büyük kaynak diğer köşe yazarlarının yazıları olur.  Bende bu hafta Bolu Gündem yazarlarından sevgili Yüksel Gültekin abimin yazısını kendime konu olarak seçtim. Yüksel abi sıkı bir CHP muhalifidir. Bu hafta içinde kaleme aldığı 'MUASIR MEDENİYETE 850 ADET YENİ IŞIK YAKILDI, SAHTE ATATÜRKÇÜLER HABERİNİZ VAR MI?' başlıklı yazısında yine CHP'ye giydirmiş. Bolu Belediyesi tarafından üniversiteyi kazanan 850 gence hediye edilen diz üstü bilgisayarları köşesine taşımış, muhtemelen borçlu olarak tanımlanan Bolu Belediyesi'nin paralarının bu etkinliğe aktırılmasına muhalif olanlara da, Yüksel Ceylan döneminde de fahiş bir fiyatla yaptırılan ve kullanılmaz hale gelen Kent Bilgi Bankası sisitemini örnek göstererek bir kıyaslama yapmış. Uzun lafın kısası AKP zihniyeti 850 genci ayrım göstermeksizin sevindirirken, CHP zihniyeti muhtemelen yandaş bir firmaya işe yaramayacak bir sistem için 450.000 TL'yi sokağa döktüğünü anlatmış.

        Benim açımdan bakıldığında ise yok aslında birbirimizden farkımız ama biz Osmanlı Bankasıyız durumları haricinde, bir konunun olmadığıdır. Daha öncede eleştirdiğim gibi geçmiş dönemde benimde gereksiz bulduğum bir takım hizmet kalemleri vardı. Mesela, bugün Kızılay parkında bulunan Güneş Saati! Önce belediye önündeki havuzda olup, daha sonra Uğur Mumcu Parkı'ndaki havuza götürülen fıskiye sistemi gibi! Kent Bilgi Bankası da iyi niyetle başlanmış detaylı bir çalışma yapılmadığı için maddi ve manevi olarak Bolu halkına külfet getirmiştir.
        Bugün buna benzer yine birçok harcama yine yapılmaktadır. Yani memleketin parası iyi niyetle veya kötü niyetle sokağa atılmaktadır. Mesela Atatürk Orman Parkı'na yok yere harcanan 3 milyon lira. Parkın köşesinde yarım bırakılmış halde çürümeye başlayan çok amaçlı salon inşaatı. Ve işte meşhur CİCİ Taksi geçidi! Sizce Bolu'yu ne kadar taşıyabilir?  Bana göre iyi ve düzgün planlanamadığı için fayda kadar külfette getirmiş memleketin üstünde adeta bir kamburdur. Bir önceki dönemde yapılan Beşkavaklar geçidinde çok daha ileride olması gerekirken, daha geride kalmış olup bonus olarak birçok maddi hasarlı kazaya da ev sahipliği yapmaktadır. Yani bu zihniyet işi çok su götürür.

        Gelelim dizüstü bilgisayarlara, açıkçası pek bir itirazım yok. Ama üniversite sonuçları açıklandıktan 6-7 ay sonra genel seçimlere 3 ay kala belediyemizin bilgisayar dağıtması benim zihnimde biraz soru işareti yaratmış durumda! Neden Öğretim yılının başında değil de şimdi ?

                                                                Cumhur Bandakçıoğlu

     

    • bahtiyar kandemir25 Şubat 2011 . 12:29

      Osmanlı İmparatorluğu'nun sön döneminde tersanelere, limanlara vb. düşman girdi de şimdi girmedi mi? Didim'de otuz bin İngiliz conisi ev almış. Üç sene önce tatile gitmiştim beni onlara ait sokaktan geçirmediler. Binlerce yıllık şerefli tarihimizde bizi yönetenler hiçbir zaman başka devletlerin görevli memurluğu olmamıştır. Şimdi ise görevli olduklarını kanal kanal gezip anlatıyorlar! Çok yazık!
    • erdal er25 Şubat 2011 . 09:56

      SnBANDAKÇIOĞLU dua edin öğrencilere buzdolabı, çamaşır makinası dağıtmadılar, elektiriği suyu olmayan köylere bunları dağıttılarda unutup aynı yolu deneyebilirlerdi.Zamanlama bile harika okulun biteceği zamana yetişecek demek ki dizüstüler.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Cafe Koltukları Cafe Sandalyeleri Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak