Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Uzun geceler (Stockholm)

Cumhur Bandakçıoğlu

    5 Ocak 2013

          İlk kez 1992 yılının Aralık ayında gittiğim İsveç'in başkenti Stockholm'de bu yıl 20. yılımı kutluyorum. Kimsenin inanamayacağı bir rekordur bu. Askerlik dönemim hariç her yeni yılı Yüce Allah'ın verdiği maddi ve manevi güçle Stockholm'de karşıladım. Tabi bu oluşumun en büyük ve de değişmez aktörleri Stockholm'de yaşayan can dostlarım Mustafa ve Seçil Yaman çiftidir. İlk kez 21 Aralık 1992 yılında kadim dostum Cemil Doyran'la adım attık İskandinavya'nın bu güzel ve istikrar abidesi şehrine. Her köşesinde bir anıyı bıraktık nerdeyse. İsveç ve Stockholm'ü bu satırlarda birçok kez yazdım ve okurlarıma anlattım. Yazı arşivimde Stockholm'le ilgili her yıl solarında ve başlarında yazılmış 'Uzun Geceler' başlıklı 10 adet yazı bulunmaktadır. O yüzden aynı şeyleri tekrarlamanın pek de anlamı yok. Bu şehre bitmeyen bir aşkla bağlıyız. Sosyal devlet, kültür ve sanat etkinlikleri, modern ve doğayla uyumlu şehircilik, geçmişe sahip çıkma, örf ve adetleri koruma, istikrar, sade ama şık ve kaliteli yaşam şekilleri ve de bitmeyen dostluklardır bu bağlılığın başlıca sebepleri.
          Stockholm'ün bu yıl çok önemli bir de konuğu vardı. O nereye gittiğinin pek de farkında olmadan henüz 5,5 aylıkken Stockholm'e merhaba dedi. Acaba nasıl olur dedik ama, Aygün Lara kendisinden pek de beklenmeyen performansla bizleri şaşırttı. Herhalde Stockholm'ün temiz havasından olsa gerek, ne bir ağlama, ne başka türlü bir sıkıntı çıkardı bize. Evde bulamadığı ilgiyi ve alakayı fazlasıyla burada bulunca, çok keyifli dakikalar geçirdi. Adeta sosyalleşti. İlk kayak dersini, ilk buz pateni derslerini annesinden ve İdil ablasından aldı. İlk piyano dersini ise üstat Ayhan Karadağ abimizden! Kış sporlarını bilmem ama piyano konusunda yetenekli olduğuna adım gibi eminim.
          Stockholm günlerimizde bizi yalnız bırakmayan arkadaşlarımız; Sibel ve Serkan Özkan'a, muhteşem havai fişek gösterisinin mimarı Eray Özkan'a, çok sevgili Şule Karadağ ablamıza, Ayhan Karadağ abimize, İsveç'in gelmiş geçmiş en meşhur Bolulusu, Akpınar Hayratı'ndan su içmiş Cemil Kocagözoğlu abimize, tabii ki canlarımız Mustafa, Seçil, İdil ve de Erim Yaman'a teşekkür ederiz.
    Şüphesiz ki dünyanın en güzel şehirlerinden bir tanesi olan Stockholm'ü özellikle mimarların, mühendislerin, şehir planlamacıların, belediye başkanlarının ve belediye başkanı olmayı düşünenlerin görmesinde oldukça fayda olduğunu düşünüyorum.
    Uzakların rotası bu hafta bir kez daha Frankfurt. Dünyanın en büyük ve önemli ev tekstili organizasyonu olun Heimtextil fuarında olacağız. Messe Frankfurt 8.Hall J 46 nolu standımızda yerimizi alıyoruz. Tüm hemşerilerimizi bekleriz.
    Fotoğraflar, Yaman Ailesiyle 1992 ve 2012 den kareler. (Eski Fotoğraf da kucağımızdaki bebek İdil yeni fotoğrafta benimle Mustafa arasında)


     

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak Bolu Çatı Tamiri Bolu Kamera Sistemleri Tonet Sandalye