Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

10 Kasım 2010 - Atatürk ve Bolu

Cumhur Bandakçıoğlu

    10 Kasım 2010
        Sevgili Atam, aramızdan ayrılışının 72. yılında seni bir kez daha özlemle anıyoruz. Yaratmış olduğun mucizenin büyüklüğü, sana olan bağlılığımızı ve hayranlığımızı her geçen gün katlanarak artırıyor.
        Bugün, bize emanet etmiş olduğun Türkiye Cumhuriyeti, senin öngördüğün şekilde dâhili ve harici bedhahlarla boğuşmaktadır. Seni anlamayan, senin fikirlerini özümsemeyen seni bir put gibi gören ve göstermek isteyen zihniyetler, büyük bir gaflet içinde büyük eserinle savaşmaktadırlar. Bulundukları mevki ve makamı, özgürlüklerini, kişiliklerini, aynı din içinde farklı ülkelerdeki hemcinsleri önünde senin vermiş olduğun haklarla alıp, ayakta durabilen, birey olma özgürlüğünü kavuşan on binlerce evladın, senin gerçeğinden kaçmakta ve kaçırılmaktadır.
    Her türlü olumsuzluğa rağmen bugün sana ve eserine sahip çıkan kalplerle, ileride senin anlayacak olan kalpler, senin aziz hatırını ilelebet yaşatacaktır. Ruhun şad olsun!

         Sevgili Atam,
       Güzel memleketimiz Bolu'yu ziyaretinin üzerinden tam 76 yıl geçti. Bolu'yu ne kadar özledin, ne kadar hatırlıyorsun bilemiyorum ama, Bolu'da seni özleyen, seni unutmayan evlatların var. Seninde Bolu'yu özlediğini varsayarak biraz Bolumuz'u anlatmak isterim.
        Fırka Tepesi'nde bulunan, Bolu Halk Evi'nin merdivenlerinden Bolu Ovası'na baktığında görmüş olduğun renk cümbüşü ve orman denizi bugün biraz daha farklı gözüküyor. Fırka Tepesi'nin sağı solu önü ve arkası birbirine bitişik her biri ayrı telden ve renkten çalan Cumhuriyet dönemi eserleriyle doldu. Fırka Tepesi'nin üstüne adına ve içeriğine yakışmayan, kültüre ve tarihe hançer vuran memleketin birçok yerinde benzeri olan bir beton yığını kondurdular. Bu muhteşem Cumhuriyet dönemi eserleri, Fırka Tepesi'nden Bolu'nun güneyine bakıp görmüş olduğun orman denizinin bir kısmının taş ocağına çevrilmesiyle gerçekleşti.
        Muhtemelen tarih sayfalarında en ön önemli ve zengin dönemini Roma dönemi ve öncesinde yaşayan güzel Bolumuz, daha sonrasında bir türlü örnek teşkil edebilecek bir şehir olmadı. Halkevi merdivenlerinde bekleyişinin ve ovaya bakışının ardından yapılan; 'Bolu'ya daha önce gelseydi Bolu'yu Başkent yapardı' yorumları, biz Bolu sevdalıları için Cumhuriyet tarihinde Bolu'ya verilen en büyük paye olarak görülmektedir. Maalesef sevgili Atam Bolumuz bugün değil Başkent, Başkent'in bir semti kadar olamamıştır.
         Son olarak, senin o mübarek bedeninle onurlandırdığın Fırka Tepemiz'in beklide o günleri tek hatırlatan, daha sonradan yeşillendirip küçük park haline getirilen bölümünün de otoparka dönüştürüleceğini öğrenmiş bulunmaktayız.
    Bizi affet Atam.
         Kaynakça; M.Nevzat Özdemir, Hüseyin Sarı.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak