Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Martı ve Yunus!

Cumhur Bandakçıoğlu

    25 Haziran 2015

          Arabesk kültürümüz ve karma yapımız maalesef bizleri birbirinden kopuk ve yaşam alanlarıyla baş başa bırakıyor. Her ne kadar çok seslilik, çok renklilik toplumlar için bir avantaj olarak gözükse de, ben bu farklılıkların özellikle şehirlerin tarz ve stil gelişimine çok ciddi bir engel yarattığına inanıyorum. Yaşam alanlarımızı, yani şehirlerimizi esir alan bu farklılıkları, şehirlerin yönetiminde rol alan güçlerde görmemezlikten gelerek bu karmaşaya destek olduklarında karşımıza Bolu örneği gibi, ülkemizin genelinde olduğu gibi ucube şehirler çıkar. Sn. Vekilimiz Fehmi Küpçü, son günlerde yaptığı bir beyanatında Bolu için 'Markalaşan ve Kimlikli şehir' ifadelerini kullanmış! Muhtemelen Sn. Vekilimiz ne İzzet Baysal Caddesi'ne, ne de Kent Meydanı'na bugüne kadar çıkmış, ya da bu ifadeyi Gerede'yle karşılaştırdığında yapmış olmalı.
          Şehirler bir bütündür ve şehir hayatına dâhil olan tüzel kişiler ve gerçek kişilerde bu bütüne uymak zorundadır. Tabi nerede? Türkiye'de pek olmadığını hepimiz biliyoruz. Gelişmiş ülkelerde hiçbir güç bir şehrin kimliğine ve dokusuna istediği çiviyi çakamaz. Çakamadığı içindir ki, her yurtdışına çıkan vatandaşımız; 'Vay be adamlar ne yapmışlar' demekten kendini alamaz.
          Efendim geçtiğimiz hafta yine Kutsal Toprağımız Bolumuz'daydık. Roma Dondurması'nın tadına bakmak üzere kendimizi Kent Meydanı'na attık. O da ne? Acaba Bolu deniz kenarında bir sayfiye şehrimiydi de biz mi bilmiyorduk, yoksa Bolu'da değil de Miami'de miydik? Türk Telekom, Kent Meydanımız'a üç boyutlu devasa Yunus ve Martı formatında telefon üniteleriyle karşı karşıya geldik. İlk başta sempatik gelse de, Rakımı 720 olan, ormanlarıyla ve gölleriyle meşhur bir şehirde ciddi anlamda sırıtıyordu. İnanın Martı yerine bir Ayı veya bir çam ağacı formatında bir telefon ünitesi olsaydı çok daha anlamlı olurdu. Gözümüzden kaçmayan diğer bir ayrıntıda Yine Kent Meydanı'na kurulan Turizm ve Danışma Bürosuydu! Kütük Ev olarak oldukça sempatik bir şekilde yapılan büronun yolu yoktu. Büro'ya çimlerin üzerine basarak gitmek zorunda kalıyorsunuz. Her ne kadar çimlerin üzerine basarak yol açma konusunda uzman bir millet olsak da, bu manzara da Bolu'nun dokusuna yakışmıyordu. Umarım bizim şehirlerimizde bir gün gerçek anlamda şehirleşme den nasibini alır.

           Vahide teyzemizi kaybettik
            Çok sevdiğim arkadaşlarımdan Mustafa Yaman'ın ve Ümit Yaman abim ile Emine Çetintaş ablamın sevgili Anneleri, Davut Yaman Hocamızın hayat arkadaşı Vahide Teyzemiz geçtiğimiz pazartesi günü Hak'ka yürüdü. Vahide Teyzemiz kendi evlatları gibi bizleri de bağrına basar, gurbette olan oğlu Mustafa'nın yokluğunda bizleri gördüğünde Mustafa'yı görmüş gibi mutlu olurdu. Son bir ayda yaşadığı sağlık sorunlarıyla, hiç de beklemediğimiz şekilde aramızdan ayrıldı. Vahide Teyzemizi, geçtiğimiz Salı günü Yolçatı Köyü'nde bundan birkaç sene öncesi kaybettiğimiz çok sevdiği büyük oğlu, Erkan Abimiz'in yanına defnettik. Vahide Teyzemiz'e Yüce Allah'tan rahmet, Yaman ve Çetintaş Ailesi fertlerine başsağlığı diliyorum.
                                                            

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak Bolu Çatı Tamiri Bolu Kamera Sistemleri Tonet Sandalye