Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

Her zamanki gibi kısır bir Yaz!

Cumhur Bandakçıoğlu

    7 Temmuz 2010

       Coğrafi özelliklerin bir yansıması olması gerek, yaz mevsiminde bizim kutsal topraklar durgunlaşır. Gazete haberleri ve köşe yazılarının harareti düşer. İşte yine öyle bir dönemdeyiz. Bu kısır dönemde uzaklardan yazı yazmak daha da zor bir hal alır. Haber kayaklarımızın çoğu, yaz tatili dolaysıyla memleketi terk etmiştir. Aman Cumhur Abi bana şimdi Bolu'yu sorma derler. Bu durumda yapılacak en iyi iş tüm gazeteleri gözden geçirmek, olabildiğince fazla köşe yazısı ve mesaj defteri okumak ve bunlarda bir şey çıkarmaktır. Ama nafile!  Bilindik konuların dışında bir şey yok.

        Bu kısırlık içinde Detay Gazetesi ortalığa hareket getirecek haberi patlamış. Genel seçimler öncesi parti kulislerini konuşturmuş. Her ne kadar içerikte yazılanlar son on yılda ortaya atılanlardan değişik olmasa da bu haber sıcak yaz günlerinde Bolu basınına hareket kazandıracak gibi duruyor.

        Yaz mevsiminde 'İstanbul'da Laila,  Bolu'da yayla' deyişimi  yazılarımda sıklıkça kullanırım. Nevzat Hocam gibi bende yayla evlerine takıntılıyımdır. O muhteşem doğanın içinde iyiye gideceğine, daha kötüye ve arabeske kayan bir yayla mimarisi bizi üzer durur. Muhtemelen dünyada sadece bizde olabilecek bir estetik kaygısızlığını yaşar dururuz. Hocam, hiç kendini yorma ve üzme kafanı çevir gitsin. Bu hukuk sistemi ve bu halkla ile bu iş çözülmez. Acı gerçek bu!

        Bolu ve çevresinde son dönemde yaşanan intihar ve öldürme olaylarında bir artış gözlenmekte. Üzerinde ciddiyetle durulması gereken bir konu diye düşünüyorum. Sosyoekonomik çöküntünün muhakkak ki tesiri olduğuna inandığım bu üzücü olayların yinede Bolu'nu sakin yüzüne pekte yakıştığını söyleyemem.  Bolu gibi doğanın cömert davrandığı bir şehirde, huzur ve refahın ön planda olması gerekir. Bu tür vakaların azalması en büyük dileğimizdir.

       Bir dönem Bolu basınında fırtınalar kopartan Bağışçılar Vakfı, Anaokulu ve Kreş projesi temel atma törenini gazetelerimizden okuduk. Yener Abimiz son yazısında, Bağışçılar Vakfı'nın kuruluşu sonrası vakfı yaylım ateşine tutan bir grup gazetecinin temel atama töreninden sonra sınıfta kaldığını yazmış. O dönem Bolu basınının büyük bir bölümü vakfın ABD'ye ve Siyonizm'e hizmet edeceğini iddia etmişti, Birkaç köşe yazarı, bunlardan bir tanesi de benim, bu iddiaların karşısında durmuştuk. Bu atışmalar sonunda bazı köşe yazarlarıyla kırgınlığımız ve soğukluğum devam etmekte. Köşe yazarlarının sınıfta kaldığını bilmem ama, o gün olduğu gibi bugün de Vakfın sekreteryasının iyi çalışmadığını ve benim gönlümde sınıfta kaldığını söyleyebilirim! Hiç olmazsa uzaklardaki yazar için mail yoluyla bilgilendirme yapabilirdi.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak