Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

GOLF Turizmi ve Bolu

Cumhur Bandakçıoğlu

    20 Ağustos 2014
           Benim Golf'le tanışmam, Amerikan yapımı filmlerle olmuştur. Hatta, Taş Devri adlı çizgi film de bu tanışıklığın en önemli figürlerindendir.  Çocukluk arkadaşım Fuat Karatekin'le tahtadan yapıtımız golf sopalarıyla ve de bir dönem çok meşhur olan avuç içi lastik toplarla, Fuatların bahçesinde kendi kendimize golf oynardık. Bir de Askeri Gazino'nun arka tarafında mini golf sahaları vardı. Ülke olarak sporla pek barışık olmadığımızdan ve de kültür olarak uzağımızda olan Golf'ün 80'li yıllara kadar fantazik ölçülerin üstüne çıkmadığını düşünüyorum memleketimizde. 1987 yılında İngiltere'ye ayak bastığımızda Golf Sporu'nun ne kadar popüler olduğunu ilk defa gördük. Hemen hemen her İngiliz Ailesi'nde bu spor yapılıyordu. Yani her evde golf malzemeleri bulunuyordu.
           VİKİPEDİ  Özgür Ansiklopedi, Golf'ü şu şekilde açıklıyor; 'Doğada özel olarak yapılmış bir sahada golf sopaları ve küçük sert bir topla oynanan bir oyundur. Oyunun amacı, sahanın belirlenmiş 18 parkurunu (çukurunu) golf topuna en az vuruş yaparak tamamlamaktır. Golfçü'nün gerçek rakibi diğer oyunculardır. Fakat saha zorlayıcı olduğundan rakip "golf sahasının kendisi" olarak görülür. Bu prensip nedeniyle profesyonel golf, sportmenliğe değer verenlerin en yüksek seviyede ödüllendirildiği, sportmen olmayanların kendilerini dışında buldukları bir dünyadır. Golf, iki ana prensip üzerine inşa edilen kurallar üzerinde durmaktadır: Oyuncuya ve sahaya saygı. Bu prensiplere sıkı sıkıya bağlı hareket edilmesi sayesinde bu spor bu kadar yaygınlaşmış ve sevilmiştir. Golf'ün geçer akçesi "saygı" dır. Günümüzde çok ilgi çeken ve milyarlarca dolar değerinde bir endüstridir golf.'
         80'li yılların ortalarında ülke turizmimizin gelişmesiyle birlikte Golf Spor'u başta Antalya ve İstanbul olmak üzere yaygınlaşmaya başladı. Tabi ülkemizde önce maddiyat ilkesi geçerli olduğu için golf sporu hali hazırda zengin sporu olarak yoluna devam ediyor.
         Geçtiğimiz hafta gazetemizde çıkan bir haber de Sayın Valimiz Ahmet Zahteroğulları'nın Bolu'da yapılması planlanan golf sahaları için düğmeye bastığını ve tatil için gittiği Antalya'da golf oynayarak stres attığını öğrendik. Ben Sn Valimizin iyi niyetinden ve Golf Turizm'ini Bolu' ya kazandırılmasındaki hevesinden hiçbir kuşku duymuyorum. Ama burası Türkiye, eski Hava Kuvvetleri Komutanımız Em. Org Aydoğan Babaoğlu'nun da başına gelenleri unutmamak lazım. 
          Bundan birkaç ay önce, 'Turizmdebusaba' adlı web gazetede okuduğum bir haberde, Millenium Golf Genel Koordinatörü,  Sn. Öner Uygun, Golf Turizmi ile ilgili Bolu üzerinde çalıştıklarını belirtmiş. Lokasyon olarak, Ankara ve İstanbul'un tam ortasında olması ve turizm yatırımlarının çok olması sebebiyle Bolu ya odaklandıkların dile getirmiş. Bölge olarak bakıldığında iklim koşulları ve yerleşim koşullarının yatırımcılara pek cazip olmadığını, ama gerek Valilik gerekse Belediye'nin destekleriyle Bolu ve Karadeniz Bölgesi'nin spor turizminin parlayan yıldızı olabileceğini söylemiş, Sayın Uygun.
          Açıkçası iklim konusunda kendisine katıldığımı pek söyleyemem. Avrupa'nın bütün ülkelerinde golf sporu oldukça popüler bir spor ve bu ülkelerde iklim şartları Bolu'dan daha iyi değil. Evet, yerleşim konusunda hem fikirim, Bolu sevimsiz bir şehirleşmeye yelken açmış durumda. Bu haftaki köşe yazılarında Bolununsesi'nden 'Muharem Demirel' hocamız, Bolu Gündem den 'Süha Alparslan'  abimiz, Bolu'nun nasıl sevimsiz bir şehir haline geldiğini çok başarılı bir şekilde işlemişler.
          Birçok spor tesisinin sahip, bir çoğunun da yapıldığı şehrimizi cazibe merkezi haline getirmek bu tesislere golf sahalarını da katmak genel ve yerel yönetimlerimizin elinde. Umarız Bolu golf sahalarının da olduğu butik bir şehir haline dönüşebilir. Ha bir de unutmadan, sahası olmasa da, sopası ilgi çekebilecek bir spor dalı. Mesela ülkemizde doğru dürüst Beyzbol sahası olmamasına rağmen, beyzbol sopası satışları oldukça yüksek. Büyük marketlerin birçoğunda satılıyor. İstanbul'da  bir çok araçta adeta ilk yardım seti önemliliğinde bulunuyor. Hani  golf sopası da beyzbol sopasını pek aratmaz diyorum!
                                  

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Cafe Masa Sandalye Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak