Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

Memleket meseleleri! (Bolu)

Cumhur Bandakçıoğlu

    30 Mart 2010

       Güzel Bolumuz son haftalarda ülke gündemine en ilgi çekici konularla girmekte. Öyle ki, Bolu olarak televizyonların ana haber bültenlerine ve ulusal gazetelere her hafta bir konu vermeyi başarıyoruz.

      Biz her ne kadar Bolu'ya olan bağlılığımız sebebiyle toz kondurmasak da, herkesin bildiği bir gerçek var ki, Bolu bugünkü görünümüyle olması gereken yerin çok altında birçok konuda kötü etkileşime kurban gitmiş bir şehirdir. Elindeki maddi ve manevi değerlere pek sahip çıkmayan koruyamayan yapısı hepimizin malumudur.

      Abant meselesi artık Bolu sınırlarını aştı. Öyle bir hal aldı ki Bolu İl Özel İdaresi'nin sırtına çok büyük bir sorumluluk yüklemiş durumda.  Görünen o ki bu projenin arkasındaki kişiler tarihe ya Abant'ı kurtaran kişiler olarak geçecekler, ya da Abant'ı bitiren kişiler olarak. Gerçekten çok büyük bir sorumlukla ve veballe karşı karşıyalar. Kamuoyunda ciddi bir sıkıntı hâlihazırda başlamış durumda. Abant bir dünya mirasıdır ve Abant'ta yapılacak bir hata geri dönülmez zararlar verebilir. Sayın Valimizin de bu konuda hassas olduğunu ve kendi kariyeri açısında da oldukça önem taşıyan bu konu üzerinde sıradan bir konuymuş gibi davranamadığını düşünüyorum. Çocukluğumuzda Anıtparkımız küçük bir orman gibiydi. Dönemin Valisi Celal Kayacan Anıtpark'taki birçok ağacı kestirerek, adeta bir çevre katliamına yol açmıştı. Son derece saygın, sevilen ve başarılı bir vali olan Kayacan belki de meslek hayatındaki en büyük eleştiriyi Anıtpark'taki ağaçların kesilmesi dolayısıyla almıştır. Bu küçük örnekle Abant'ta yapılan veya yapılabilecek olan hatalı işlerin sorumlularına büyük kamburlar getirebileceğini görebiliriz

      Diğer taraftan yıllarca giriş parası toplamak dışında herhangi bir faaliyette bulunmayan Milli Parklar idaresinin de Abant'a çivi çakmadığını hepimiz bilmekteyiz.

       Yurdaer Camii  

      Yurdaer Camii ve Külliyesi açıldığı günden beri kamuoyunu meşgul etmekte. Bu meşguliyetine sebebiyet verenler ise ülkemizde bir hayli bulunan, sözde din âlimi ya da din adamı sıfatıyla dolaşan, dar dünyalarda şekillenmiş ve yaşayan kişilerdir. Bu şahıslara son olarak bir de Bolu'da bir vaizlik yapan kardeşimizin eklendiğini ulusal basından öğreniyoruz. Son derece ince elenip sık dokunmuş bir eser olan Yurdaer Camii ve Külliyesi, sanki özellikle yapılıyormuş gibi kiliseye benzetilmekte. Eğer doğruysa tabii ki, toplumu bilgilendirmekle, doğruyu göstermekle yükümlü bir vaizin tamamen ön yargıyla cahilane bir benzerlik kurması odlukçu üzücüdür. Din konusunda ahkâm kesecek bilgiye sahip olmamakla beraber, benzetmenin yanlış olduğu konusunda ısrarlıyım. Bu cahilane benzetmeye sebebiyet veren şey, Yurdaer Camii ve Külliyesi'ni kubbesiz ve dıştan gözüken mimarisinin olmasıdır. Daha önce de yazdığım gibi, kubbe mimarisinin örnekleri Mezopotamya, Roma ve Bizans'dan görülmüş, Osmanlı'ya da Bizans'dan geçmiştir. Bu vaize kardeşimiz eğer bir gün Yunanistan'a gitme şansı olursa, ne demek istediğimizi daha iyi anlayacağını ve bu esere nasıl haksızlık ettiğini göreceğini sanıyorum. O ve onun gibi düşüneler ede Yunan adalarında çektiğim bir kareyi dikkatlerine sunuyorum. 

    Resim: Küçük bir Kilise  (Chapel) 

      

        Yemekte karizma çizildi

      Yemekteyiz programını hiç seyretmeme rağmen, son haftalarda sağdan soldan programın Bolu'da yapıldığı duyumunu sıkça alıyorduk. Yemek sanatıyla, Mengenli tanınmış aşçıları sayesinde adı özleşmiş Bolumuzun, aslında bu konuda çok fakir bir yer olduğunu da Bolulular olarak bilmekteyiz. Hepimizin bildiği gibi Bolu'ya özgü yöresel yemekleri birkaç noktanın dışında bulma şansımız yoktur. Yemekteyiz programının Bolu da yapılması, Bolumuz'un pek de hak etmediği bir ününe taş koymuş karizmasını çizdirmiştir. Zayiat büyüktür.

        Bekarlığa veda  

        Benim çevremin ve memleketin en büyük sorunlarından bir tanesi de benim bekâr olarak sürdürdüğüm hayattı. Öyle ki bu sorun Bolu gibi Uşak ve Stockholm'deki sevenlerimizinde öncelikli problemlerindendi. Yakın çevremde olan Murat Başara ve Cemil Doyran bizim meşhur yüce bekârlar locasını 35. yaşlarında terk ettiler. Uzun bir süre fire vermeden 40'lı yaşlara geldik ve çok önemli bir üstadımız olan Okan Demircioğlu da geçen yıl Mart ayında locamızı terk etti. Onun terkiyle locamız iyice çatırdamayı başladı. Yaklaşık bir yıl sonra geçtiğimiz hafta sonu, 27 Mart 2010 tarihinde locayı sevgili Işıl için terk edeceğime dair dilekçemi geride kalanlara vermiş bulunuyorum. Böylelikle memleket için büyük bir sorun olan bu durumu da sonlandırdık. Üstatlık rozetimi Bolu'da Tibet Kınacı'ya İstanbul'da Cüneyt Aksoy'a devretmiş bulunuyorum. Kendilerine başarılar diliyorum.

    • Onursal Ozbek23 Nisan 2010 . 00:33

      Cumhurcugum,

      Ne hos bir haber bu. Mutluluklar dilerim.
    • S.HANCIOĞLU7 Nisan 2010 . 09:47

      HAYIRLI HABERİNİZİ ALDIK,ALLAH TAMAMINI ERDİRSİN.AİLEDE SIRASI GELENLERE YOL AÇTIĞIN İÇİN TEŞEKKÜRLER..MUTLULUKLAR DİLERİZ.
    • Cemil C. Sanbay5 Nisan 2010 . 19:50

      Cumhur Abi, tebrikler, mutluluklar..
    • erhan kaya3 Nisan 2010 . 08:06

      Cumhur´cuğum yaşam boyu mutluluklar dilerim...
    • mustafa Çevik2 Nisan 2010 . 16:56

      Cumhur abi, Tebrik ederim.
    • MURAT BAŞARA1 Nisan 2010 . 11:35

      Aramıza gelmen için önemli ilk adımı attın hadi hayırlısı olsun.Evliler locasına sabırsızlıkla girmeni bekliyoruz.BAŞARA AİLESİ olarak tekrar tekrar tebrik ediyoruz.Bu sırada kusursuz olan  nişanınızın fısıltıları Antalya´da konuşuluyor..Özellikle de Okan´ın başarılı animasyonu:)
    • hakan özmen31 Mart 2010 . 22:21

      abi,tebrikler...
    • Cumhur Bandakçıoğlu31 Mart 2010 . 08:57

      Malum konu için herkese çok teşekkür ederim :-)
      Yemeketeyiz konusunda, bana göre Tahir noktayı koymuştur.Bolu yemekleri ile değil aşçıları ile meşhurdur. Tabiki özgün yemeklerimiz vardır ama tanınmamaktadır.
    • cemil kocagözoglu30 Mart 2010 . 19:10

      cumhur inanamiyorum asli vami hadi allah tamamina erdirsin mutlu olasiniz.helal sana kocum
    • Murat GÜCÜM30 Mart 2010 . 16:32

      Sevgili Cumhur,en güzel günler sizlerle olsun.Hep mutlu olun.
    • Seyfi Alp30 Mart 2010 . 13:30

      Cumhur kardeşim...
      Ömür boyu mutluluklar diliyorum.....
    • masum´ca.M.V.30 Mart 2010 . 09:39

      sevgili cumhur kardeş! öncelikle zatı alinizi bekarlığa veda kararınızdan dolayı tebrik ederim. allah mutlu günler nasip etsin. amin. gelelim yemekteyiz proğramı mes´elesine! bolu olarak karizmamızın çizildiğine bende inananlardanım. ülke TV.lerinde BOLU´lu aşcılar uzun uzun boy gösterirler ancak, hiçbiride BOLU´ya özgü bir yemek yapıp buda bolu yöresine ait yemektir diye kamu oyuna lanse etmezler. kaldıki o tv.proğramına katılanlar BOLU´lu olmayınca işte öylesine bir BOLU yöresinin özelliğini ve çevre kazalarındaki yemek ve tatlı türlerini  elbette bilmezler.mesela SEBEN yöresinin sarali tatlısı,coş hoşafı vs.gibi.bir mardinli bir konyalı benim yöremin yemeklerini nerden bilecek. sonuç ortada.
    • Metin SAKARYA30 Mart 2010 . 09:22

      Cumhur; TEBRİK EDERİM. Umarım bi ömür mutlu olursunuz...
    • tahir29 Mart 2010 . 20:10

      Öncelikle rozetini kaybetmene sevindim. Sana mutluluklar dilerim. Yemekteyiz yarışması niye bu kadar önemseniyor?
      buna da bir anlam veremiyorum.Yarışmanın formatı da yemek değil
      insanların ipliği idi. Olmayan karizma çizilmez. Bolu yemekleri ile değil Aşçıları ile meşhurdur. Bu yarışma kuma gömülü olan başımızı çıkarmamızı sğlamalı bence
    • esra yıldız29 Mart 2010 . 19:12

      Değerli arkadaşım madem memleket sorunu çözüldü. Öncelikle bu sorunu çözen seni, sorunu bu yaşa kadar bekar duran arkadaşımın kalbini çalarak çözmeye yardımcı olan Işıl hanımı tebrik ediyorum. Mutluluklar...

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak