Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Kuş gribinin dönüşü!

Cumhur Bandakçıoğlu

    7 Ağustos 2006

    Öncelikle Kralı, Cumhurbaşkanı, Başbakanı olmayan 7 tane bakanın yönettiği, kimilerinin bizim Kutsal topraklara (Bolu) benzettiği İsviçre?den memlekete selam ediyorum. Hoş biz sevgili Yener abimle bu konuda yarışamayız ama bizimde bu sene düğün dernek işleri bitmiyor. İsviçre?ye de çok özel bir arkadaşın düğünü için gelmiş bulunuyorum. Bu hafta başı itibarıyla da Almanya?ya geçip artık önümüzün kış olduğunu Almanlara hatırlatıp, biraz ticaret yapmayı deneyeceğiz. İsviçre?den haberleri haftaya sizlerle paylaşacağım.

    Biz gelelim esas konumuza, hepinizin bildiği üzere şu günlerde kuş gribi ile ilgili bazı spekülasyonlar yapılıyor. Yarı resmi, yarı gayri resmi kaynaklar KUŞ GRİBİ illetinin sonbaharda tekrar hortlayacağını ve bu sefer daha kritik olduğunu, Birleşmiş Milletler?in bu konuda uyarı yaptığını söyleniyor. Sağlık Bakanımızın, ya da sağlık Bakanlığı?nın da buna benzer açıklamaları geçtiğimiz hafta basına yansımıştı. Gayri resmi tarafta ise olayın gizlendiği ve yeni bir panik dalgası yaşanmaması için örtbas edildiği yönünde haberler dolaşmaktadır. Kuş gribi memleketimiz için tabiî ki çok önemli bir konudur. Çünkü kutsal toprakları iki ayrı yönüyle vurabilir. Bolu ekonomisinin can damarı olan beyaz et sektörünü, gelecek bir Kuş Gribi dalgası derinden etkileyecektir. Diğer taraftan Bolu Ovası?na yayılmış yüzlerce kümes bulunmaktadır. Bu kümeslere rahatlıkla girip çıkabilen bir illet olan üvezlerin yaşam alanlarımıza da geldiğini biliyoruz. Bu durum unutulmamalı, Bolu'nun içinde bulunduğu ekonomik ve insan sağlığı riski göz önünde tutulmalıdır. Bolu Valiliği?nin ve Belediyesi?nin konunun üzerine hassasiyetle gitmesinde yarar olduğunu düşünüyorum. Bende kendi olanaklarımla ulusal medyada çıkan haberlere istinaden Birleşmiş Milletler ve Birleşmiş Milletler?e bağlı Dünya Sağlık Örgütü?nün haber sayfalarını taradım ama konuyla ilgili ciddi bir habere rastlamadım. Umarız bu duyumlar sonbaharla beraber göçmen kuşların hareketlenmesine dayalı bir öngörüden kaynaklanmıştır. Konuyu son olarak birde Brüksel?e soralım dedim ve yollarımızın sıklıkça kesiştiği çok eski bir arkadaşa hatta hatta uzak ara akrabaya yazdım. CIAA AISBL ( THE CONFEDERATION OF THE FOOD AND DRINK INDUSTRIES OF THE EU) yani Avrupa Birliği Gıda ve İçecek konfederasyonu) ekonomi ilişkileri bölümünde asistanlık yapmakta. Kuş Gribi ile ilgili durumu izah ederek kendisinin de herhangi bir bilgisi olup olmadığımı sorduğum Samantaha Naccachian?dan aşağıdaki maili aldım;

    August 02,2006

    Hi my sweet!
    Thanks for your mail. Actually between me and you the bird flu doesn't exist in the way the media are putting it. In the food industry there are some talks but i just now went to our communications manager and he said that he didn't hear anything about bird flu... You can say the the risks of bird flu is very very low and much lower than what is said in the newspapers... i will send you more detailed information. All the info above is not secret or anything. I read today that the risk is much lower than what was announced ......i'll write some more !!
    kissssssssssssses
    Where's my blanket??????????????????????????????

     Samantaha  Naccachian

    Asistant Economic Affairs

    CIAA AISBL

    Yani, kısaca,

    2 Ağustos 2006

    Tatlım, Merhaba..

    Mailin için teşekkür ederim. Medyanın ortaya koyduğu kuş gribi seninle benim arama giremez! Gıda endüstrisinde bazı konuşmalar var, ben konuyu iletişim müdürümüze sordum. Kendisi hiçbir şey duymadığını söyledi. Kuş gribi riskinin çok düşük olduğunu söyleyebilirsin. Yani gazetelerin yazdıklarından çok daha düşük? Daha sonra sana daha çok detay gönderirim. Bütün bu bilgiler gizlilik taşımıyor. Bugün benim okuduğum haberde ise, riskin yapılan anonsların altında olduğu yönündedir. Daha fazla yazacağım.

    Öpüyorum?

    Nerede benim battaniyelerim?

    Samantaha  Naccachian

    Samantha?nın yazdıklarının doğru olmasını canı gönülden diliyorum.

    TERMAL

    İsviçre öncesi uğradığım berberim de her zaman olduğu gibi memleketi kurtarırken elime geçen 3 Ağustos 2006 tarihli Türkiye Gazetesi geçti ve bir habere yoğunlaştım.

    Termal için seferberlik

    ANKARA- Kültür ve Turizm Bakanlığı, 21 şehirde termal turizm alanlarını tahsise açmaya hazırlanıyor. Yeni geliştirilecek termal alanların tespiti, MTA?dan teknik veri alınarak yapıldı. Tahsise açılacak alanların, komple bir sağlık güzellik ve spor kompleksi oluşturabilmesi için en az 100 bin metre kare olacağını ifade eden yetkililer, 21 ilde tahsise açılacak termal turizm alanlarının ilk etapta 17?sinin alan çalışmasının yapıldığını kaydettiler. Termal turizminin geliştirilmesi amacıyla hazırlanan proje kapsamında, Türkiye?deki jeotermal potansiyelleri dikkate alarak, belirlenen öncelikli bölgeler şunlar: ?Güney Ege (İzmir, Manisa, Aydın, Denizli), Frigya (Afyonkarahisar, Kütahya, Uşak, Eskişehir, Ankara), Güney Marmara (Çanakkale, Balıkesir, Yalova) ve Orta Anadolu?yu (Yozgat, Kırşehir, Nevşehir, Aksaray, Niğde).? 50 bin yatak kapasiteli termal tesis yatırımı hedefleyen Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türkiye?nin gelecekte termal turizmde dünyanın en önemli destinasyonu olmasını amaçlıyor.

    Acaba bizim Bolu daha önce açıldı mı?  Yoksa buraya yazmayı mı unuttular? Ya da bize yar olmadı, kimseye yar olmasın mı dendi?

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak