Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Uzun Geceler XI (Stockholm)

Cumhur Bandakçıoğlu

    2 Ocak 2015
           Bir 'Uzun Geceler' yazısıyla daha karşınızdayım. Muhtemelen bu köşenin devamlı okuyucuları 'yine mi' diyeceklerdir.  Aslında haklısınız. Ama bu da benim, bu hayatta sahip olduğum ve devamlılığı olan tek hobim diyebilirim. Dile kolay, bu yıl 23. yılımızı geride bıraktık Stockholm'e ilk adım atığımızdan bu yana. Kısaca İsveç ve Stockholm'ün son 23 yıllık tarihini dışarıdan bir göz olarak gözlemleme şansını yakalamış bulunuyoruz. 
           Şüphesiz ki 90'lı yılların ilk yarısında bizleri çok daha fazla etkileyen kendine birçok konuda hayran bırakan bir İsveç vardı. Yani Türkiye'ye göre her konuda ileri bir ülke. Öyle ki sıradan bir AVM veya çok katlı bir mağaza, bir gross market, bir GYM merkezi, henüz Türkiye'de İsveç'in standartlarında ve görüntüsünde değildi. İtiraf etmeliyim ki o yıllarda etkilenmemek, hayran kalmamak ve sınırları zorlayarak alışveriş yapmamak elde değildi. Hayat şartları, insana verilen değer ve haklar zaten çok ama çok ilerideydi. Askerlik dönemi ve birkaç özel gün dışında geride kalan 23 yılın nerdeyse tamamında yılın son günü ve yeni yılın ilk günü hep Stockholm'de olduk. Dolayısıyla havanın hep çok soğuk ve karlı olduğu gecelerin çok mu çok uzun olduğu günlerini yaşadık. Muhtemelen Stockholm'ün en sadık ziyaretçileriyiz sevgili arkadaşım Cemil Doyran'la!
            Yıllar geçtikçe Türkiye çok gelişti. Yani o bizi etkileyen tüketim ağırlığı perakende sektörü İsveç'i çoktan sollamıştı. Artık dönüşlerimizde hava limanında fazla bagaj yüzünden kavga etmiyoruz. Tabii ki sadece tüketim kısmı bizi bu şehre bağlamıyordu. Yoksa her yıl burada kısa da olsa zaman geçirmek için bir uğraş içine girmezdik. Başta kardeşlerimiz Mustafa Yaman ve Seçil Yaman ve de yeğenlerimiz İdil ve Erim Yaman'ın buradaki varlıkları olmak üzere, bu ülkenin insan ve doğa odaklı hayat standartları bizi bu ülkeye bağlayan  esaslar olarak yerini almaktadır. Bana göre dünyanın en güzel şehirlerinden biri olan Stockholm, yüksek yaşam standartları ve kaliteli bir hayat için örnek bir şehirdir. Kentin özgün yapısı kendisini çok sağlam bir şekilde korumakta ve en ufak bir değişme uğramamaktadır. Halk ve yöneticiler şehirlerine, kültürlerine, doğalarına sahip çıkmakta ve şehri hiçbir ranta feda etmemektedirler.  Öyle ki 23 yıl önce gittiğiniz mekân, içtiğiniz bir balık çorbası, sizi aynı yerde aynı lezzette ağırlayabilmektedir. Şehirciliğin ve sosyal belediyeciliğin kitabı yazılacak bir yerleşim merkezi olan Stockholm'de yaşamak bir ayrıcalıktır.
          Artık gelenekselleşmiş hale gelen ziyaretlerimiz bizim için adeta bir kendini yenileme faaliyeti (formatlama) gibi olup yeni bir yıla huzur bulduğumuz bir yerde girmenin mutluluğunu yaşatmaktadır. Hele hele benim içini katledilmiş bir İstanbul keşmekeşinden kısada olsa kurtulmanın sevincidir. Bu yıl Stockholm'de dikkatimizi çeken nokta Suriyeli sığınmacıların sokaklardaki çokluğu üzüntü verecek durumları oldu. Anlayacağınız ciddi bir göçmen ve sığınmacı ülkesi olan İsveç'te sınırlarının çok uzağından gelen bu misafirlerle baş başa kalmış bir halde. İsveç gibi soğuk iklim şartlarına haiz bir ülkede bile bu dramı görmek, Suriye ve Suriye halkına durduk yerde bu kötülüğe yapanlara bir kez daha bize lanet okutuyor.  2015 yılında bu üzücü durumun son bulması Suriye'ye barış gelmesi en büyük dileğimizdir.
           Fotoğraflar :  Yıl: 1993  Stockholm  Cumhur Bandakçıoğlu, Mustafa Yaman, Cemil Doyran.
            Yıl: 2014 Stockholm  Cemil  Doyran, Cumhur Bandakçıoğlu, Mustafa Yaman.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak