Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Kırık dökük bir Halkevi hikâyesi bizimkisi!

Cumhur Bandakçıoğlu

    4 Ekim 2013

         28 Eylül akşamı Moskova'dan döner dönmez rotayı Bolu'ya çevirdik. 29 Eylül'de CHP'nin Demokrasi Şöleni vardı. Bildiğiniz üzere yerel seçim startını Türkiye'de ilk Bolu örgütü vermişti. 3 adayın yarıştığı süreçte sonuç ve sıralama tamamen beklenildiği şekilde hâsıl oldu. CHP Bolu teşkilatı tarihinde örgütü elinde tutan grubun adayı genelde sandıktan çıkan isim oluyor. Aynı zamanda sandıktan çıkan ismin genel merkez tarafından üstünün çizilmesi de Bolu'da yaşam bulmuş Sosyal Demokrat Partilerin tarihçesinin de bir gerçeğidir.
         Her iki şekilde de, yani örgütü elinde tutanların adayının seçilmesi ve genel merkezin müdahalesi durumu da, eksik demokrasi anlayışlarının bir ürünü olduğunu düşünüyorum. O yüzden bu demokrasi şenliği kavramını ben pek doğru bulmuyorum.
         Seçimin sonuçlanmasıyla basılı ve sosyal medyadaki haber ve propaganda şenliği de sona ermiş gözüküyor. Biz seçilen adayımız Sn.Mehtap Mısırlıoğlu Özcan'a başarılar diliyoruz. Ön seçimde oy kullandıktan sonra eve gelen bir telefonla Halkevi'nin yıkım çalışmaları esnasında kepçe operatörünün Halkevi'ne bitişik olan Türk Kadınlar Birliği Bolu Şubesi'nin de duvarını göçerttiği haberiyle soluğu Belediye'nin arkasında bulunan ve Bolu gündemini meşgul eden Parti Sokak'ta alıyoruz.
         Ama bilerek, ama bilmeyerek Alaaddin Başkan'ın kepçesi Türk Kadınlar Birliği'ne 7,2 şiddetinde bir depreme yol açtığını ve yıktığını üzülerek görüyoruz. Yanında ki, Halkevi ise zaten yerle bir!
         Fırka Tepesi'ndeki Halkevi'nin yıkılması sonrasında günün şartları dâhilinde eski benliğinin ve heybetinin çok çok gerisinde bir yere taşınan aslında taşınmak deyimi yanlış sadece başını sokabilen Halkevi, o mütevazı yerinde bugünlere bin bir zorlukla gelmiş bir kültür mirasıydı. Halkevi ve yanındaki diğer kurumları barındıran kompleksin artık ekonomik ömürlerini tamamladığını ve Bolu'ya yakışmadığına inananlardanım. Hoş Bolu'ya yakışmayan o binalar gibi onlarcası var. Mesela, Belediye'nin arkasında bulunan iş hanı, tamamen ilerisi düşünülmeden, aceleyle karar verilip yapılan çirkinlik abidesi. Bolu'nun dar sıkışık şehir imajına maddi ve manevi katkıdan başka hiçbir faydası olmayan mimari şaheser gibi.
         Alaaddin Başkan'ın en büyük sorunu iletişim ve kendisine ifade etme biçimi. Eğer bu konular daha profesyonel bir ekiple, ya da daha profesyonel davranarak çalışsaydı çok daha rahat ederdi. Bu yıkmayı düşündüğü mülklerin sahiplerine, zararlarını asgariye indirecek projeleri önceden sunsaydı, eminim her şey çok daha rahat olabilirdi. Halkevi felsefesine uzak olan bir siyasi donanıma sahip Başkan olarak, "Bu Halkevi Bolu'ya yakışmıyor ben size daha iyisini vaat ediyorum" diyebilseydi tarihe geçerdi.
         Mesela Bolu Gazeteciler Cemiyeti Binası gibi veya bugün adı olup kendi ortada gözükmeyen Bolu Sportif Havacılık Derneği'ne ait Karaçayır'da bulunan merkeze benzer bir alternatifi Bolu Halkevi'ne verebilseydi, Halkevi'nin duvarlarına Atatürk'ten sonra kendisinin portresini astırabilirdi.
         Zaten Türkiye olarak bunu aşabildiğimizde, yani AKP'li Başkan'ın Halkevi'ne, CHP'li Başkan'ın Ülkü Ocağı'na girip el verip kucak açabildiğinde bu ülkede demokrasi şöleni yaşanır ve bu ülkenin birçok sorunu çözülür.
         Halkevi'nin madden yıkımı önemli değildir. Halkevi'nin manen yıkımı ve sahipsizliği daha önemlidir. Halkevi'nin kendini ifade edemeyip uç ideoloji gibi algılanması önemlidir. Halkevi'nin kendini halka açamaması ve anlatamaması dar bir çevrede kalması önemlidir. Bu tarihi mirasın korunması kollanması gerekir.
         Belki soracaklardır, sen bugüne kadar ne yaptın Halkevi için. Ben Halkevi'nin kapısından bile içeri girmişliğim yok. Davet eden de olmadı zaten! Ama bir Işık Evi'ne girdim. Çünkü davet eden oldu. 29 Eylül Pazar günü Halkevi başkanı Sn. Sualp Güler ile enkaza bakarken, bana enkaz altında kalan Org'ları gösterdi. Üzüldüm. Buradan Sn. Başkan'a taahhüt ediyorum. Halkevi yeni yerine taşındığı ve faaliyete geçtiği gün 1 adet orgu ben kendilerine hediye edeceğim.


     

     

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Cafe Masa Sandalye Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak