Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Mal varlığımın önlenemez yükselişi

Cumhur Bandakçıoğlu

    6 Şubat 2006

    Ben şimdiden açıklayım da sonra sıkıntı çekmeyelim. Gazetemizin ve köşemizin okuyucuları bilirler ilk mal varlığı beyanımı 24 Nisan 2005?te vermiş ve bunu da gazetede köşeme yazmıştım. Oldukça ilgi çekmişti. Bir çok elektronik posta almış eksik yazdığım şeylerin olduğu söylenmişti. Hatta bir çok arkadaşım bunu da yaz, şunu da yaz diye beni uyarmıştı. O tarihten bu yana, güzel, kaliteli ve sağlam dostluklar sayesinde benim mal varlığım her geçen gün daha da artmaktadır. Mal varlığı meselesi hepimizin bildiği gibi ülke gündemine bodoslama oturmuş durumda. Geçen hafta yazdığım gibi ülkedeki siyasi irade gol yemeye devam ediyor. Bu şekilde gittiği sürece de daha fazla gol yiyecektir. Çünkü takım da ciddi sıkıntılar var. Takımda ciddi değişiklikler şart. Geçtiğimiz hafta içinde 02.02.2006 tarihli Hürriyet gazetesinde, Sn. Ahmet Hakan?ı köşesindeki başlık enteresandı ?AYNIYLA VAKİ? Kısaca; Yazarımız kendisi için gazetesine polislerin geldiğini ve kendisinin 20 Şubat tarihine kadar mal varlığı bildiriminde bulunması gerektiği, aksi halde hakkında işlem yapılacağı bildirilmişti. Sn. Ahmet Hakan?a bu olayı kafasına takmamasını öneriyorum. Gazetemiz ve köşemiz onun gazetesi ve köşesi kadar etkili olmasa da biz de benzeri hadiseyi yaşadık. İşte Ahmet Hakan?ın güzel yazısından bir bölüm;

    Başbakan Erdoğan durumdan sıyırıyor.
    Kemal Abi hiçbir şey yokmuş gibi yaparak sarsıntıyı atlatıyor.
    Bakanlar kurtarıyor...
    Genel müdürler, daire başkanları sıkıştırılmıyor.
    Ülkede ?Suyun başını tutmuş? ne kadar etkili ve yetkili zevat varsa hepsi onca gürültü patırtıya karşın gemisini yüzdürüyor.
    Ancak...
    Sıra bana gelince polis marifetiyle üzerime geliniyor ve mavi gökyüzü bana dar ediliyor.
    Üstelik memlekette tam 1451 adet ?sütun sahibi fıkra yazarı? etkin olarak varlığını sürdürürken...
    Neymiş?
    Mal varlığımı açıklayacakmışım.
    Üstelik öyle üstün körü bir açıklama da olmayacakmış bu...
    Bana gönderilen ?Mal Bildirimi Formu?na göre:
    Sahibi olduğum arsa ve arazilerimi, bana ait olan değerli hayvanları, kara, deniz veya hava ulaşım araçlarımı, silah koleksiyonumu ya da pul koleksiyonumu, binalarımı, katlarımı, antikalarımı, kıymetli tablolarımı...
    Yani varımı yoğumu yazacakmışım...

    * * *
    Pek paranoyak bir adam değilimdir.
    Ama hayatta ilk kez kendimi çok mahir bir kaynak gibi hissettim ve paranoyanın kralını yaşamaya başlayarak acayip kıllandım.
    Paranoyamı besleyen mühim sual şudur:
    ?Çok üst düzeyde bir ?mal varlığı polemiği?nin yaşandığı bir günde, herkesi bırakıp benim gibi bir adamın mal varlığının üzerine, hem de polis marifetiyle gidiliyor olmasının arkasında ?Fazla kişisel bir Kemal Abi portresi? yazarak, Kemal Abi?nin ?sakallı? ve ?tespihli? günlerini ifşa etmiş olmam yatıyor olmasın??
    Ne dersiniz?
    Fazla mı uçtum?

     

    Şimdi bu durumda biz de bizden mal varlığımız sorulduğu zaman, acaba siyasi irade aleyhinde yazdığımız yazılardan dolayımı böyle bir uygulamaya mazur kaldık diye düşünebilir miyiz? Açıkçası ben bunu pek aklıma getirmiyorum. Sadece bana komik gelen Hürriyet gazetesi gibi bir gazetenin yazarından bugünlerde istenen mal varlığı bildirimi. Bolu da yerel bir gazetede yazan bir şahıstan 26 Nisan 2005 tarihinde isteniyor. Hatta evvellinde isteniyor da biz 3-4 ay sallıyoruz. Sn. Ahmet Hakan?ın yazısının başında söylediği düşüncelere katılmamak mümkün mü? Tabii ki değil. Ama burası Türkiye! Bu arada gazetemiz yazı işleri müdürü sevgili Hakan?a da soralım. Hakancım..Bu mal varlığını up date pardon, güncelleştirmek gerekiyor mu? Benim ki sürekli artıyor da... Sıkıntı olmasın sonra..

    Duyda inanma...

    01.02.2006 Tarihli internet üzerinden yayın yapan haber kuruluşu Nethaber deki Anadolu Ajansı kaynaklı haber şöyle diyordu; Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü verilerine göre, Türkiye?de 81 ilden sadece Ankara, Antalya, Bursa, Hatay, Mersin, İstanbul, İzmir, Kocaeli, Muğla, Tekirdağ, Zonguldak, Kırıkkale ve Yalova kendi kendine yetiyor. Bu iller, bütçeden aldıkları payın üzerinde devlete katkı sağlıyor. Bu iller arasında Bolu yok. Yani Devlet Bolu'ya Bolu'dan topladığından daha fazlasını veriyormuş!

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Cafe Masa Sandalye Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak