Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Ramazan bitti, Bayram geçti ve Susann geldi!

Cumhur Bandakçıoğlu

    30 Ekim 2006

    Bir Ramazan Ayı?nı daha geride bıraktık. Benim açımdan açıkçası tam bir koşuşturmaca şeklinde geçti. Bu koşuşturmacaya Kadir Gecesi itibarıyla bir son verip, kutsal topraklarda (Bolu) geçirmeyi planlıyorduk ki, eski bir dosttan sürpriz bir haber aldık. İsveçli okul arkadaşımız Susann Ask, ESPEN Kongresi?ne (Avrupa Topluluğu Metoblizma ve Klinik Beslenme) katılmak üzere İstanbul?a geleceğine bildirdi. Serde 19 yıllık bir dostluk olunca bizim kutsal topraklar hayalide Ramazan?ın son gününe kalmış oldu. Sussan hali hazırda İsveç?in tanınmış diyetisyenleri arasına adını yazmış durumda. Özel kliniği dışında, 600 yataklı bir hastanenin cerrahi operasyonlar geçirmiş hastalarının da beslenme danışmanlığına yapmakta. 1994 yılında kutsal toprakları (Bolu'yu) benimle ziyaret eden Susann?ı bizim ekipte herkes tanır. O dönemde Aladağ?a gitmiş ve orda da konaklamıştık. Dönem Mustafa Hotakoğlu abimizin Aladağ derebeyliği dönemiydi. Ormanlar Kralı Mustafa abimizden herkes tırsardı. Aladağ Göleti?nde, bizim Can hoca (Garipoğlu) balık tutarken Sussan?da ona eşlik ediyordu. Tabi bir İsveçlinin dünya görüşü farkıyla, Can hocanın yakaladığı balıkların boyu eğer 12 cm altındaysa, Susann tarafından göle geri atılıyordu. Yine bizler ormanda kebap yaparken Susann kırılan şişeleri topluyor temizlik yapıyordu ve bizlere adeta ders veriyordu. Neyse gelelim günümüze; Susancım bak hazır gelmişken bize de sağlıklı bir diyet öneriver de bizde bunu köşemizde okuyucularımızla paylaşalım bir işe yarayalım dedim. Malumun üzere buralarda İsveç diyeti, Norveç diyeti çok meşhurdur. Susann?ın söylediklerini noktası noktasına sizlerle paylaşıyorum; Hiç uzağa gitmenize gerek yok.. Geleneksel Türk gıdalarından uzaklaşmayın. İsveç ve Avrupa?da tavsiye edilen Akdeniz Mutfağı?dır. Günde en az 5 porsiyon sebze ve meyve yemeyi ihmal etmeyin. Bu meyve ve sebzelerin 5 ayrı renkte olmasına özen gösterin. Yağ kullanırken kalitesine dikkat edin. Balık yağı, ceviz ve fındığı sofranızdan eksik etmeyin. Şekerden uzak durun günde 30 ? 40 Gramın üstüne çıkmayın (1 kutu kolada 30 gram mevcut) Şeker, ağız sağlığı, kilo ve şeker hastalığının en büyük etkenidir. Yoğurt yemeyi ihmal etmeyin. Vitamin ve antioksidan tüketin, bunlar kalp krizi, şeker ve kansere karşı koruma sağlar. Omega 3 vitaminin muhakkak kulanın. Akdeniz mutfağını kesinlikle bir yaşam tarzı haline getirin ve sağlıklı yaşayın diyen Susann Ask?ın tavsiyeleri bunlardan ibaret.. Susancım tamam bak Akdeniz mutfağını bende çok severim ama birde bizim Namlı mutfağı var. Malumun Ramazan Ayında?yız ve bendeniz fakirinin sıcak çorbayı bulabildiği tek yer Namlı?nın mutfağı. Hem burası biz Bolulular için yavru vatan sayılır. Gel sen birde buranın yemeklerine bir bak. Bizim damat Burak Karsu ve hemşire Nur Karsu ile birlikte iftar yemeği için Namlı?ya gidiyoruz. Namlı?da her zaman olduğu gibi Şef Mehmet Özer, Cemal Danışman Usta ve Doğan Gümüşlü tarafından en iyi şekilde ağırlanıyoruz. Susan nar ekşili salataya bayılıyor. Cemal Ustanın maskesi Susannı çok etkiliyor ve Türkiye için hijyenik değil diyenlere güzel bir cevap olduğunu söylüyor. Susannı memleketine uğurladıktan sonra tam gaz bizim Yüzbaşı Okan?la kutsal topraklarının yolunu tutuyoruz ve nihayet son iftarımızı Bolu'da yapmak nasip oluyor. Bayram sabahı Tabaklar Camisi?ndeyiz. Namaz sonrası cami çıkışında lokum dağıtıyorlar. O da ne lokum alana, birde gazetevari bir şey dağıtıyorlar. Amanın, YOLUN AÇIK OLSUN BOLU adlı bir dergi.

    Ben bu sloganı daha önce Antalya da gördüğüm için durumu hemen çakıyorum. Bolu Belediyesi tarfından hazırlanmış bir dergi ve icraatları anlatıyor. Demek ki dergide bahsi geçen işler biraz gözden uzakta yapılmış ki, vatandaş görsün diye böyle bir yol seçilmiş.

    Olmadı Başkanım! Demokrat Parti döneminden günümüze gelen hastalığın başka bir türü olsa gerek bu. Din üzerinden siyaset, politika yapmak! Hoş değil. Yarın bir muhalefet partisi de çıkar, eskiden böyleydi şimdi böyle oldu diye bir sürü olumsuzluğu anlatan resimli dergi çıkartır. Bayram namazı sonrası dağıtır. Bolu'nun 50 yıl sonrasını hazırlanıyormuş. Valla Başkanım sizi bilmem ama ben muhtemelen 50 yıl yaşamam. Yani bizde bir şeyler görelim ve faydalanalım. Lütfen hükümet meydanındaki refujda bulunan kırmızı beyaz demirleri siyaha boyayın. Kırmızı beyaz kaldırım taşlarını bir daha o renge boyamayın. Anıt parkın çevresindeki şimşirleri düzeltin. Onları düzeltmediğiniz sürece Bolu zevksizlikle yönetilen, çirkin bir şehir olarak kalacaktır ve bu durum size mal edilecektir. Sandallar Köyü?ne Buenos Aires?deki gibi 6 gidiş, 6 geliş bulvarda yapsanız kimse görmez. 50 yıl sonra belki! Evet, hakkınızı yemeyelim. Güzel yollar yapıldı. Koçbank ile eski Süreyya Oteli?nin arasındaki dükkânlar boyandı (siz mi yaptınız bilmiyorum) ama Bolu'nun vitrinini düzeltmediğiniz sürece hepsi göz ardı kalacaktır. Evet bir Ramazan daha bitti, Bayram geçti ve Sussan tekrar Türkiye geldi. Yüce Allah(S.A.V) nicelerine sağlık mutluluk içinde hep beraber erdirsin.

    Teşekkür

    Değerli hocam Sn. Yaşar Eyüpoğlu beni geçen hafta bir kez daha köşesinde onurlandırmış. Kendisine teşekkür ediyor ellerinden öpüyorum.

    Geçmiş olsun

    Değerli Gazeteci Sn. Seyfi Alp in babasının Seben de geçirdi rahatsızlıktan dolayı kendisine ve Alp ailesine geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak Bolu Çatı Tamiri Bolu Kamera Sistemleri Tonet Sandalye