Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

Sevgili Atam,

Cumhur Bandakçıoğlu

    12 Kasım 2007

    Çok uzun zaman oldu aramızdan ayrılalı. Nerden nasıl başlayacağımı açıkçası bilemiyorum. Biraz, o çok sevdiğin ömrünü tükettiğin ve bizlere emanet ettiğin ülkemizden, birazda bizim Bolu dan bahsetmek istiyorum. Hani çok uzun uzun yazıp da seni o gül bahçeleriyle çevrili ebedi mekânında kederlendirmek istemiyorum.

    Maalesef vereceğim haberler pek iç açıcı değil. Silah arkadaşlarınla hayatının en güzel dönemlerinde her türlü zor ve imkânsızı başararak bizlere emanet ettiğin güzel Türkiyemiz, üzülerek ifade etmeliyim ki, senin ilkelerinin ve gösterdiğin yolun her geçen gün dışına çıkmakta. Kurulduğu günden beri işgalcilerinin kem gözlerine, kıskançlıklarına, kinlerine sahne olan kutsal vatanımız, senin düşüncelerini terk etmeye başladığı gün itibarıyla, içerideki ve dışarıdaki düşmanlarıyla birçok alanda boğuşuyor. Dışarıdakiler neyse Atam ama, içeridekilerle nasıl baş edeceğiz bilemiyorum. Bizlerden ayrılışının 42'inci yılında, yani 1980 yılında ülkemizin başına çok üzücü bir olay geldi. Galiba kırılma noktası da o zaman oldu. Senin gözbebeğin Harbiyeden, senin adınla, senin ilkelerinle senin görüşlerinle yoğrulmuş bir komutanımız her şeyi tersine çeviren ateşi yaktı. Hoş o her yaptığını senin adını, besmele gibi ağzına alarak ve iyi olacağına inanarak yaptı ama sonuç çok farklı oldu. Hani aramızda, yakın bir gelecekte seninle buluşacaktır. Karşına nasıl çıkacak Atam bilemiyorum. İşte o tarihten sonra her şey değişmeye başladı. Önce Vatan dı, artık hafızalarda kokuşmuş bir slogan olarak kaldı. Ekonomimiz IMF adında, hiçbir söz sahibi olmadığımız kuruma, dış siyasetimiz ABD ve AB ye ihale edildi. Bugün sermaye piyasamız yüzde 72'si bankalarımızın yüzde 51'i yabancıların kontrolüne girdi. İç ve dış borcumuzu bilsen bizleri evlatlıktan ret edersin. Maalesef o çok sevdiğin Anadolu insanı senin bu ülkeyi sevdiğin kadar sevmedi. Okumak, ilim bilim sahibi olmak biraz zorlarına gitti. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın hayat tarzları oldu. Memleketin her yerinde talan var. Yıllardır, 814 000 km2'lik ülkemizi 5.700 km2'lik İstanbul?a taşımaya yemin etmiş ve bundan kendilerine ve mahiyetlerine çıkar sağlayan çapsız, beceriksiz yöneticiler tarafından yönetiliyoruz. Halbuki sen Bursa'ya Merinos'u, Nazilli'ye basma fabrikasını, Uşak'a şeker farikasını, Kars'a yün çorap fabrikasını, Sivas'a demir işletmesini, Eskişehir'e kiremit fabrikasını kurdurmuştun. ?Hatt-ı müdafaa yoktur. Sath-ı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı şehit kanı ile sulanmadıkça terk edilmez? derken onlar bu anlamlı sözlerini hiç bir zaman derinlemesine düşünmediler, irdelemediler. Şimdilerde ortalık küçük beyinli, el ovuşturan, bağdaş kuran sırıtıklarla doldu. Ellerindeki bir avuç sütle kendilerini mandıra zannediyorlar. Vatanın her yerinde bunlara rastlamak mümkün Atam! Albert Einstein seni ?En büyük lider senden büyüğü yok diyerek selamlamıştı? Bir dâhiyi, ancak bir dahi anlayabilir herhalde. Bugün iktidarda olanlar yani ülkeyi yönetenler senin çok uzağındalar. Senin için ?Yaşandı ve dönemi geçti? diyorlar. Sakın bunlara alınma. Onlar senin saçının teli bile olamazlar. Okuduklarımıza duyduklarımıza göre, bizim Bolumuzla muhabbettin pek yokmuş. Bilmem bizi merak ediyor musun? Ama bizde de durum pek parlak değil Atam. Bolumuz sahip olduğu muhteşem doğasını hali hazırda muhassar medeniyetler seviyesinde ne kullanabiliyor, ne de geliştirebiliyor. Adını senin bulunduğun anıttan alan parkımızın durumu içler acısı. Birde şehrin kuzeyinde Atatürk Orman Parkı adında bir yerimiz var. Orası da maalesef bir türlü senin adına yakışan şekilde değil. Bolu Dağı'nın sağında ve solunda yer alan, yakın silah arkadaşınla senin adını taşıyan Atatürk ve İnönü ormanları da tarihe karıştı. Ne hikmeti ilahidir bilinmez, bu ülkenin yerel ve de ulusal yöneticileri doğanın yeşilini hiç sevmedi. Bolumuz'da genel anlamda bir türlü kendisini aşamadı. Bolu'nun bu gamsızlığını gören Yüce Allah, seni ulusumuza bahşettiği gibi, Bolu'ya da senin gerçek bir neferin olan İzzet Baba'yı bahşetti de, bir çok şeyin sahibi olduk. Sevgili Atam, bir kötü haberde Enver Paşa'nın çok sevdiği Almanya'dan var. Bu ülkede çokça vatandaşımız yaşıyor. Ne acıdır ki bu ülkede yaşayan 27.000 vatandaşımız cezaevlerinde iken, örgenci sayımız 24.000. Biliyorum şimdi; Ah be çocuk neden keyfimi kaçırdın şu gün diyorsun! Bu yazdıklarımın fazlası var eksiği yok Atam. Bilmen gereken bir şey daha var ki, 69 yıl aradan sonra bile, sana kalpten bağlı senin için canını vereceklerin sayısı hiç de azımsanmayacak, içerideki ve dışarıdaki düşmanlarına korku verecek durumda. Yokluğun her geçen gün daha büyük bir özleme dönüşmekte. Seni çok özledik Atam!

    Ben hala inanmıyorum!

    - Otopark mühürletmek!

    - Gazete aboneliklerini iptal ettirmek için direktifler vermek!

    - Gazeteye reklâm veren firmaları tek tek arayıp, ?o gazeteye reklâm vermeyeceksin!? diye emir vermek!

    - Gazete yazarları aranıp ?o gazetede yazmayacaksın demek!

    - Güvenlik şirketini batıracağını söylemek!

    Yukarıdaki eylemlerin keyfi ve kasıtlı olarak Bolu Belediye Başkanımız ve Boluspor Başkanımız tarafından senkronize şekilde yapılacağına inanmıyorum. Gerek Belediyenin, gerek Boluspor un çok daha önemli işleri olduğunu biliyorum. Beni inandıramazsın Kamuran abi! Alaaddin başkan da, Necip başkan da böyle son dönem Türk dizilerindeki bulaşık mafyası türü işlerle uğraşmaz. Hele hele Bolu basını, uyduruk, yalaka ulusal(!) medyamız gibi borazancılık hiç yapmaz!!!

    Neler oluyor bize hiç mi hiç anlayamıyorum.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak