Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

CADI KAZANI

Cumhur Bandakçıoğlu

    19 Kasım 2007

    Kutsal bilgi kaynağı Ekşi Sözlük, Cadı Kazanı için; Karmakarışık durumlar için kullanılan deyim. Dedikodunun gani olduğu durumlarda mesela? der. Uzaklardan Bolu ile ilgili gündemi takip etmek gerçekten zor. Durum böyle olunca bizimde en değerli bilgi kaynağımız başta bolununsesi olmak üzere yerel gazetelerimizin mesaj kutuları olmakta. Bu bilgi kaynağının yıllardır en önemli malzemelerinden bir tanesi de maalesef üniversitemizdir. Hani İzzet Babamızın en büyük eserim dediği, Abant İzzet Baysal Üniversitesi. Hani Bolu'ya her gelişimizde Yumrukaya tepelerinde bizi selamlayan bize gurur veren üniversitemiz. Konuklarımıza gösterirken heyecanlandığımız aslanlar gibi hava bastığımız üniversitemiz. Mesaj kutularındaki yazı ve yorumları okuduğumuzda o muhteşem ilim yuvasının bir cadı kazanına döndüğünü görüyoruz. Utanç verici, son derece üzücü olayların çekişmelerin, adam kayırıcılığın, çıkar ilişkilerinin, kısaca ilim, bilim dışında her türlüsünün yaşandığını okuyoruz. Ne kadar doğrudur, ne kadar gerçek payı vardır bilemiyoruz. Uzaklardan hüküm vermek gibi bir lükse sahip değiliz. Sadece üzülüyoruz ve ?neden?? diye sormaktan kendimizi alamıyoruz. Biliyoruz ki bu yazılanlar belli grupların kendi çıkarları için düzenledikleri komplolarda olabilir. Bu tip kısır çekişmeler her yerde oluyor. Güzel ülkemizin her kurumunda her kuruluşunda benzeri durumlara rastlamak mümkün. Bu ülkenin gelişmesinin önündeki en büyük engel, herkesin kendisine özgü bir kale arayışı içinde olmasıdır. Her zaman yazdığım gibi bizimkiler, sizinkiler, bizden olanlar sizden olanlar. İşte Türkiye kalesi böyle çökertilmektedir. Herkes kendince haklı, herkes kendince en iyisini biliyor, herkes kendince en demokratik, herkes kendince en Müslüman! En büyük asker bizim asker, burada bile bir bencillik söz konusu. Dün sağ - soldu, alevi ? suni idi bugün Kürt - Türk memlekette malzeme o kadar çok ki sonu gelmez. Bu kadar farklılaştırılmak, insanların bu denli birbirlerinden uzaklaştırılmaları son derce tehlikelidir. Bu ülkenin insanı akıllı olmalı, düşünmeli ve yorumlamalı, sağdan soldan gelen fısıltılara kendini esir etmemeli. Bencillik hastalığından kurtulmalı. Bir ilin kaderinin dönüm noktası olan ve kendi bağrından çıkmış İzzet babamız tarafından yoktan var edilen üniversitemizin, mesaj kutularında karşımıza çıkan üzücü halinin son bulmasını istiyoruz. Tarafların bir an önce kendine çeki düzen vermesi gerekmektedir. Bir ilin gözbebeği olan bu büyük eser hiç kuşkusuz ki dar paslaşmaların mekânı olmamalıdır.

    Benimde bir bombalı paket vukuatım var!

    Geçtiğimiz hafta Bolu Özel idare binası önünde unutulan paketin patlamaya hazır bomba muamelesi görme işlemini anı anına www.bolununsesi.com dan takip ederken, Kamuran Abi?ye dalgın bir vatandaşın unutmuş olacağını söyledim. Efendim, Sene 2003, Güney Afrika ya gidiyoruz. Karaköy Güllüoğlu Baklavacısından aldığımız bol fıstıklı baklavaları, uçuş kartımızı aldıktan sonra bir bankonun üstünde dalgınlık edip unutuyorum. Pasaport kontrolünden geçiyorum ve baklavalar aklıma geliyor. Resmi olarak yurtdışı olmuş durumdayız. Neyse bayan bir polise derdimi anlatıyorum ve pasaportu kendisine emanet vermek suretiyle, gerisin geri çıkıyorum. O da ne Atatürk Havalimanı?nda olağan üstü bir durum ilan edilmiş bile. Polisler koşuşturuyor Bizim baklavaların etrafı yasak bölge ilan edilmiş, kırmızı bantlar çekilmiş. Hafiften gülerek yaklaşıyorum, polis memuru; beyefendi buradan geçemezsin diyor. Ben bomba uzmanıyım abi diyorum. Polis memuru kaşlarını kaldırarak suratıma bakıyor. Senin mi o paket diyor. ?Vallahi benim dalgınlıkla unutmuşum? diyerek baklavaların yanına gittim. Tabi polisler ne olur ne olmaz diye benim elimden baklavaları alıp x-ray cihazına koydurdular. Daha sonra bize bu kadar sıkıntı çektirdin bir paketini bize vereceksin dediler. Aman dedim beni alın ama baklavaları bırakın, dünyanın bir ucunda insanlar bunu bekliyor deyince anlayışla karşıladılar ve bizim bomba baklavaları Afrika uçağına güçte olsa sokabildim. Demek istediğim maalesef bu tip unutkanlıklar bazen olabiliyor ve sıkıntı yaratabiliyor.

    Bolu'nun güzel insanlarından Cafer Kaya Amcamız aramızdan ayrıldı. Sevgili Orhan-Burhan ağabeyimize ve Erhan?a ve yakınlarına bassağlığı diliyorum.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak Bolu Çatı Tamiri Bolu Kamera Sistemleri Tonet Sandalye