Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

SÜPER LİG İCAT OLDU FUTBOL BOZULDU

Cumhur Bandakçıoğlu

    17 Mayıs 2004

    Rüyalarımızı süsleyen süper lige, en iyimser havayla en az üç yıl sonunda ulaşma şansımız var. Bolusporumuzun bu rüyayı gerçekleştirmesi güzel bir hedef olmakla beraber, realite oldukça zor bir rüya. Süper Lig'in son haftasında, Sarı Kanaryalar bir hafta önce tescil ettirdikleri şampiyonluk kupasını havaya kaldırdılar. Böylelikle Türk futbol tarihinin en şaibeli ligi sona ermiş oldu.

    Ülkemizin birçok alanında yaşadığımız kokuşmuşluk, futbolda bu yıl zirveye oturdu. Denizli'ye milyon dolarlar

    gönderildi, tribünler bile satın alındı. En zor engel, 4 golle, kimsenin tahmin edemeyeceği biçimde geçildi. Son maçta Malatya'ya böyle bir sunum yapılmadı. Nasıl olsa artık şampiyonluk garanti edilmişti. Gerçek sonuçlar gözler önüne serildi. Futbolun kalitesi ortaya çıktı. Şampiyon takım kendi arenasında 4 golü kendi kalesinde gördü. Yine de, kendisine Beşiktaş tarafından altın tepsiyle hediye edilen şampiyonluğu iyi değerlendirip kendi lehine çeviren Fenebahçe'yi kutluyorum. Beşiktaş'ın daha önemli işleri olduğunu hepimiz unutmuşuz. Onlara da haksızlık etmeyelim. Beşiktaş'a turizm alanında başarılar diliyorum. Ülkemiz insanı için son derece sıkıntı yaratan vize konusunda idealistçe çalıştığı için.

    Üç takım için düzenlenen bir lig. Onlar şampiyon olacak. Egolarını tatmin edecekler, benim yıldızım daha fazla oldu diyecekler. TV kanallarını parselleyecekler. Diğerleri bakacak, onlara çerez olacak. Kimisi pahalı çam fıstığı, kimisi ucuz ay çekirdeği. Hani bizim Bolu'nun parklarında, caddelerinde, meydanlarında tüketilen ve yere atılan cinsten. Boluspor'un da bu düzen içinde olabileceği, gidebileceği nokta bellidir. O yüzden üzülmeyelim. Bu düzen değişmediği sürece, futbolun çirkin yüzü estetik ameliyatı geçirmediği sürece üzülmeyelim. Gidelim, Bolu'daki üç büyük takımın derneklerine üye olalım. Bolu sokaklarında konvoy yapalım, egomuzu tatmin edelim. Bu bize yeter artar.

    Biliyor muydunuz?

    Tarih, biyografi ve araştırma üzerine yazılan kitaplar genelde tercihimdir. Son okuduğum kitap Remzi Kitabevi tarafından çıkartılan John Freely imzalı OSMANLI SARAYI. (Bir Hanedanlığın Öyküsü). Açık söylemek gerekirse çok uzun zamandır Osmanlı Tarihi ile ilgili bir kitap okumadım. Kitabın genelinde beni en çok etkileyen şehzadelerin kısa ve dram dolu yaşamları. Daha önce bilmediğim diğer bir konuyu sizlerle burada paylaşıyorum. Eminim ki birçok genç kuşakta bilmiyordur.

    26 yaşına girmek üzereyken babası I.Selim (Yavuz Sultan Selim)'in ölümünden sonra tahta çıkan, batılıların muhteşem, bizim ise Kanuni olarak adlandırdığımız Sultan Süleyman Han'ın, dedesi I.Beyazıt'ın saltanatı sırasında 1509 yılında Bolu'da sancakbeyliği yapmış olmasıydı. (18-19 yıl önce lise öğrencisiyken Osmanlı Tarihi'ni okumuştum. Böyle bir bilgiyi unutmuş ta olabilirim.) Uzun lafın kısası Osmanlı İmparatorluğu'nun en önemli padişahları da, Kanuni Sultan Süleyman Han da bir dönem Bolu'da ikamet etmiştir. Bolu'dan sonra 1509-1512 yılları arasında da Kırım'da Kefe'de sancakbeyliği yağmış. Anne tarafından Kefeli olduğum için bundan dolayı ayrıca mutluluk duydum.

    Gördüğünüz gibi Bolu için önümüze çıkan herşeyi değerlendirmeye ve sizlerle paylaşmaya çalışıyorum. Şu anda bulunduğum yerdeki nüfusun büyük bir bölümü güneş ve denizin tadını çıkarıyor. bolununsesi'ni seviyorum. Bundan dolayıdır ki, bu pazar gününde bilgisayarın başından sizlere ulaşmaya çalışıyorum.

    Herşey gönlünüzce olsun.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak