Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Önce Sola, Sonra Sağa, Sonra yine Sola

Cumhur Bandakçıoğlu

    12 Kasım 2014

          Ben ve benim kuşak günlük hayatımız da uymamız gereken trafik kurallarını, önce evlerimizde büyüklerimizden, daha sonra da Bolu Atatürk İlkokulu'ndaki öğretmenlerimizden öğrendik. 70'li yıllarda mahallemizdeki araç sayısı 20'yi geçmezdi muhtemelen. Ona rağmen önce sola, sonra sağa, sonra yine sola bakar sokak ve caddelerde karşıdan karşıya geçerdik. 80'li yılların sonunda İngiltere'ye eğitim için gittiğimizde bu alışkanlık bizi hastanelik edebilir, ya da Türkiye dönüşümüzü uçağın kargo bölümünde yaptırabilirdi. Çünkü İngiltere'de önce sağa, sonra sola, sonra tekrar sağa bakmak gerekiyordu. Neyse ki korkulan olmadı. Çünkü İngiltere'de her zaman öncelik yayalarındı. Adımınız yaya kaldırımına attığınız anda araçlar durmak zorundaydı.  Yani boşuna dememişlerdi; İngiltere medeniyetin ve demokrasinin beşiğidir diye.
           Yıllar yılları kovaladı, Türkiye gelişti, yollar büyüdü, araç sayıları arttı. Öyle arttı ki yaya geçitlerinde sola ve sağa bakmanın hiçbir önemi kalmadı. Bununla beraber eğitim standartları 70'li yılları 70'e katladı. Okul öncesi eğitim, özel okullar, Anadolu liseleri, fen liseleri, neredeyse her semte bir üniversite kurabilen, dışarıdan baktığınızda oldukça akademik ve bilimsel görünümlü bir ülke haline geldik. Peki ya gerçek?  Gerçeğin bu olmadığını hepimiz biliyoruz. Gerçek böyle olsa Bolu Valililiği, Emniyet Müdürlüğü, Belediye ve Şoförler Odası, Trafik de Yaya Önceliği adı altında proje yapar mıydı? Böyle son derece temel bir konuyu toplumda kabul görmesi için metazori öğretme yoluna gidilir miydi? Sayın Valimiz Ahmet Zahteroğulları'nın dediği gibi; Türkiye medeni bir ülke olsaydı böyle bir projeye zaman harcanır mıydı? İnanıyorum ki Sn. Valimiz de durumun vahametini biliyor ve bir tür Polyannacılık oynuyor veya oynamak zorunda kalıyor.
            Peki, biz bu hale nasıl geldik? Bugün araç kullanma belgesi almadan önce verilen eğitimlerde defalarca anlatılmasına rağmen, yaya geçitlerinde, yaya önceliği neden sürücülerin o an ki ruh hallerine havale edilmiştir? Birçok kişinin 'eğitim' dediğini duyar gibi oluyorum. Benim tezim nüfustur! Çünkü ülkemizin bu nüfusu madden ve manen besleyecek ve de taşıyacak olanaklara sahip olmadığını düşünüyorum. Taşıyamadığı için bu ülkedeki yaşam kalitesi her geçen gün düşmektedir. Bakmayın siz o yüksek camlı binalara, AVM'lere, model model yeni arabalara.

           Atatürk Bulvarı,
           Atatürk Bulvarı'nın uzun zamandır yenileme çalışmaları nedeniyle trafiği kapalı olduğunu biliyoruz. Bulvar gerçekten köhnemişti ve dökülüyordu. Yenilenmesi için geç bile kalındığını söyleyebilirim. Kaldırımlardaki ağaçların tarumar edildiğini gördüm.  Belediyemizin en kötü hastalığı yeşile ve toprağa kötü davranması! Ağaçlar korunarak da çalışmalar rahatlıkla yapılabilirdi. Bu arada orta refüje biraz estetik getirseydiniz, biraz fark yaratsaydınız keşke. Hala geç kalınmış sayılmaz. Meksika City'de çektiğim ve çok beğendiğim bir orta refüj karesini konu fotoğraflarımız içinde, Aladdin Başkan ve kurmaylarının dikkatine sunuyorum.

                                                                  

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak Bolu Çatı Tamiri Bolu Kamera Sistemleri Tonet Sandalye