Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Bolu- Uşak- Hayır

Cumhur Bandakçıoğlu

    14 Temmuz 2010

         Cuma günü itibarıyla yollardayız. Cuma gecesi Bolu'da kaldık. Cumartesi günü Akçakoca'ya hareket ettik. 20yıl önceydi, yapılacak deniz sitesinin arazisini görmeye gittiğimiz zaman. Doğanın ortasında yeşille mavinin buluştuğu bir köşeydi. Yolu bile yoktu. İlk defa gittik gördük bu hafta sonu Bolu Güneş sitesini! Türkiye'nin sahil bandında birçok site bulunmaktadır. Sakinlerinin memleketlerinin adını taşıyan. Bolu Güneş Sitesi benim sahil bandında gördüğüm ilk Bolulu Sitesiydi. Başında Bolu var ya, çok hoşuma gitti. Site sakinleri hep tanıdık yüzler. Farklı iş dallarında, farklı siyasi görüşlerde Bolu'nun yerlileri. Doğanın ortasında huzur içinde birlikte vakit geçiriyorlar, Bolu'yu dillendiriyorlar. Fikir jimnastiği yapıyorlar. Akçakoca Bolu Güneş sitesinde doğa ve denizle birlikte Bolulular'ın sergilediği birliktelik oldukça ilgi çekici.
            Cumartesi günü gelen bir haberle Pazartesi sabahı Uşak'ta olmamız gerekiyor. Pazar günü Karasu Adapazarı üzerinden Uşak için hareket ediyoruz. Uşak'a uçak seferleri başladığından bu yana karayolu ulaşımını ilk defa kullanacağım. Eşim Işıl'ın teklifi üzerine Eskişehir'e uğrayacağız. Akçakoca'dan Eskişehir'e  %80 bitmiş bölünmüş yol üzerinden geliyoruz. Bilecik geçişi bir devrin bittiğini ve karayollarındaki devrimi ciddi anlamda gösteriyor. Genel anlamda iktidardan yana şikâyetçi olsak da, hakkını da vermemiz gerekiyor. Yol çalışmaları öyle, ya da böyle AKP iktidarının yüz akıdır.

         Ve Eskişehir, Anadolu'da bir Avrupa şehri! Yılmaz Büyükerşen Hocanın mucizesi. Nasıl hayal ettin ve nasıl kurguladın ve nasıl başardın Hocam, hem de iktidar partisinden olmadan? Eskişehir'i görünce, Sayın Valimiz İbrahim Özçimen'in 'Bolu Türkiye'nin en geri kalmış İllerinden bir tanesidir' açıklamasına hak vermemek elde değil. Bolu'nun mahallesi kadar olan Pamukova ilçesi bile alt üst geçidini en doğru şekliyle yapmış. Ama asıl sorun yönetimlerde değil Bolulular'da, Bolulular'ın geri kalmışlıktan yana bir sıkıntısı yok demek ki, şehir bu halde. Aldığımız bir duyuma göre Bolu'nun ana girişinin Paşaköy kavşağı olacağı söyleniyor. Böylelikle şehrin yükü Paşaköy Caddesi'ne kayacak. Açıkçası mevcut haliyle Paşaköy Caddesi'nin bir cazibe merkezi olacağını zannetmiyorum. Bu yolun asfaltı, kaldırımı, peyzajı yapılmadan bir çekicilik kazanması çok zor. Öyle ya da böyle bir yerlerden başlanmalı ve Bolu şehir gibi şehir olmak için adım atmalı. Ama Paşaköy Caddesi, ama Karacasu Yolu'yla, ama Hükümet Meydanı'yla!

          Eskişehir'i geride bırakıyoruz, Kütahya - Dumlupınar (Başkomutan Tarihi Milli Parkı ) üzerinden Uşak'a ulaşıyoruz. Yol çalışmaları hummalı bir şekilde devam ediyor. Işıl, Uşak'a ilk defa geliyor. Gözlemleri Uşak'ın Bolu'dan çok daha gelişmiş bir şehir olduğu yönünde. Her zamanki gibi cevabım net; "Olsun,  sen artık Bolulu'sun o yüzden ulu orta yerde Bolu hakkında olumsuz konuşma."

         Uşak, kaldığımız iki gün boyunca sıcaktan adeta kavruluyordu. Battaniye sektörünün kalbi sıcağı pek sevmez. Havaların bir an önce soğuyup işlerin açılmasını ister. Bu durgun dönemde biraz işletme sahiplerini, birazda esnafı Anayasa referandumu için yoklamak istedim. Kimsenin yapılacak referandumun içeriğini bildiği yok. Hem mevcut iktidar, hem muhalefet sempatizanları içeriğe çok uzak. Yani işin özünde anayasa referandumu yok. İşin özünde AKP iktidarına güvenoyu yoklaması var. İktidardan ve icraatlarından memnun olanlarla, memnun olmayanlar kozlarını paylaşacak.

        12 Eylül 1980 Anayasası'nı  % 92 ile kabul eden milletimiz (Büyük bölümü solcu olan ve contası yiyen halk hayır oyu vermişti), 12 Eylül 2010'da tekrar sandığa giderek o Anayasa'nın ürünü olan kadroların hazırladığı yeni anayasaya 'evet' ya da 'hayır' diyecek.

        Her ne kadar yeni yollar yapılsa da, her ne kadar sağlık alanında vatandaşı rahatlatan projeler hayata geçirilse de, AKP iktidarının notu bende kırık. Daha fazla demokrasi ancak demokrasiye gerçek anlamda inananlar tarafından inşa edilebilir. Kendi dünya görüşleri doğrultusunda bir demokrasi inancında olanların hazırlayacağı Anayasa ancak demokrasiye veda olur. O yüzden benim oyum HAYIR yönünde olacaktır.

    • Emanet.by23 Temmuz 2010 . 16:27

      Ey Millet!
      'Kürt açılımı' denen ihanet ve Habur rezaletinin hamilerini sevindirmek istemiyorsan,referandumda'HAYIR!'diyeceksin!
      T.C.Devleti'nın Dışişleri Bakanı'na Pkk'nın hamisi,Türk düşmanı,eşkiya başı Mesut Barzani'ye,'Mesut abi'(kak Mesut) dedirten kürtçü-işbirlikçi akepe zihniyetine destek vermek istiyorsan,o zaman da referandumda'EVET!'diyeceksin!
      Hangi partiden olursan ol!
      Bu bir var-yok olma meselesidir!
      Emevi dinlilerin,yanar dönerlerin,fenerlerin ışığında köşeyi dönenlerin;
      propaganda-oy uğruna,30 İsrail kurşununa 9 canın kanına girenlerin;
      mayınları temizleme karşılığında vatan topraklarını 49 yıllığına İsrail'e peşkeş çekmek siteyenlerin;
      Şehid mehmedlerin kanlarını yerde bırakanların;
      şeytanî yalanlarına kanma!...
    • Cumhur Bandakçıoğlu23 Temmuz 2010 . 09:01

      Kağan, beni haklı çıkarmış.. Anaysa oylaması falan yok ortada. Ortda AKP ye evet, hayır oylamsı var.. Hadi bakalım Kağan!
    • Kagan20 Temmuz 2010 . 12:30

      Benim oyumda EWET.KaZANACAGIZ.CHP nin bu ülkeye yıllrca yaptıkları ortada.Artık Yeterr diyecegiz ve gömeceğiz hepsini sandığa.EWEEEEEEEEEEEEETTTTTTTTTTTTTTTTTTT

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak Bolu Çatı Tamiri Bolu Kamera Sistemleri Tonet Sandalye